İSDEMİR’de kıyım var, AKP iktidarı nerede

<span style="background-color:rgb(255, 255, 255); color:rgb(68, 68, 68); font-family:calibri,sans-serif; font-size:15px">MHP Hatay Milletvekili A.Adayı Hatay/D&ouml;rtyollu Prof.D. Celalettin Yavuz, yoğun kampanya d&ouml;nemine rağmen Hataylı hemşerilenin sorunlarına da &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulmak i&ccedil;in elinden geleni yapıyor.&nbsp;</span>
İSDEMİR’de kıyım var, AKP iktidarı nerede

Daha geçen hafta Erzin narenciye üreticilerini perişan eden karşılıksız çek skandalının mürekkebi kurumadan, Yavuz Hoca bu kez de İSDEMİR’den çıkartılan 724 işçinin meselesine eğildi. Hukuksuzluğa “Hayır!” derken, iktidarı ve Hatay vekillerini göreve çağırdı. Yavuz Hoca’nın İSDEMİRZEDELER için özetlediği açıklaması şöyledir:    İSDEMİR, özel şirkete geçtikten sonra zaman, Belen-İskenderun-Payas-Dörtyol-Osmaniye-Ceyhan ekseninde her geçen yıl işçilerin aleyhine gelişiyor. Bunlardan sonuncusu  16 Mart 2015’ten itibaren İSDEMİR’in toplu işten çıkarılmalarıdır. 724’ü bulan işsizleşen kardeşlerimize yakında 200 işçi daha eklenecekmiş. Yuvarlak hesap 1.000 kişi ve 2 ‘şer çocuklu olsa en az 4.000 kişi aç kalacak demektir. Vatandaş mağdurları oynarken ara ki AKP iktidarını bulasın, ara ki AKP’nin Hatay milletvekillerini bulasın. Bu vekiller yaklaşan genel seçimlerde hangi yüzle gelip bölgeden oy isteyecekler?    İşten çıkarılanlar sözüm ona sık sık sağlık sebebiyle işten kaytaranlarmış. Ama incelenirse öyle olmadığı görülüyor. İşçi kardeşlerimizden biri diyor ki: “İş 18, yani gelişen teknolojiye ayak uyduramama! sebebiyle işten çıkarıldım. Oysa ayak uyduramadığımız ileri sürülen sistemi kuran biziz. Uyduramasak, sistemi nasıl kurabilirdik?”    İSDEMİRZEDE’ler İSDEMİR’e yakın, Azganlık bölgesinde bir direniş çadırı kurmuşlar. Geceleri soğuk, ama çayla çorbayla ısınmaya çalışıyorlar. İçlerinden Fuat Kurra, Davut Arslan ve Yunus Karaca’nın söyledikleri bir hukuk devletinde anlaşılır gibi değil! Her üç hemşerimiz de işten çıkarılmalarının ardından mahkemeye başvurmuşlar. Yerel İş Mahkemesi “İşe iade kararı” vermiş. Ama işveren hukuk dinlemiyor, işe başlatmıyor. İşte AKP adaleti veya adaletsizliği!

    Bir diğer mağdur kardeşimiz 7 aydır para alamıyormuş 25/2 maddesi gereği “Yüz kızartı suç (işyerine zarar verme) sebebiyle işten atılmış. Ama mahkemede beraat ederek aklanmış. Ama ona karşı da hukuk değil, sanki hukuksuzluk kuralları geçerli.

    İşten atıldığı halde geri işe başlatılan şanslılar da var. Bunlardan 9 Mart 2015’te işten atılan biri 17 Mart’ta işe tekrar başlatılmış. Kim mi? Tabii ki iktidar milletvekillerinden birinin yakını.

    “Hatay milletvekilleri bu işe ne diyor?” diye sordum. CHP’li ve MHP’li vekiller ziyaret etmişler. AKP’li vekiller mi? Ara ki bulasın! Umurlarında bile değil sanki…

    Oysa 2013 grevi sırasında dönemin Hataylı Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in “Kimsenin burnunun kanamayacağı, iş güvencesi sebebiyle işçi ücretleri düşse bile işçilerin işlerine devam edeceği” güvencesinin verildiği vurgulandı.

    “Peki sendika bu sorunun neresinde?” diye sorduğumda, “Sendikalar yetersiz ve genellikle sesiz kalıyorlar!” dendi. Bu arada Çelik-İş, 30 Mart’ta “Açlık Grevi” başlatacakmış. İSDEMİRZEDELER bu girişime kerhen memnun olmuşlar. Çünkü tarihi çok geç buluyorlar. En azından Mart sonu yerine Mart başı olmalıymış!

    İşte Hataylı kardeşlerimiz, işte çözüm bekleyen sorun. Hatay’ın özellikle AKP’li vekilleri ve AKP iktidarı neredesiniz? Bu insanları ve ailelerinin nasıl bir kadere terk edildiğinin farkında değil misiniz? Farkındaysanız, nerelerdesiniz? Saklanmayın da ortaya çıkıp bu kardeşlerimize bir çözüm üretin. Üretemiyor veya ilgilenmek istemiyorsanız, Hataylılardan oy istemeyin! Çünkü bunu hak etmiyorsunuz!