MINNINA VİNE İLE BAŞLAYAN BİR FİLMİN HİKAYESİ

<strong>Tolga Antakya ve Meri&ccedil; G&uuml;ltekin 2 yıl &ouml;nce başlayan MINNINA VİNE &ccedil;alışmalarıyla tanındılar. Hatay&rsquo;ın Arap k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n&uuml; tanıtan mizahi yorumları ile onbinlerin sevgilisi olmayı başardılar.&nbsp;</strong>
MINNINA VİNE İLE BAŞLAYAN BİR FİLMİN HİKAYESİ
Facebook’ta yayınladıkları videolarla kısa sürede 75 bin takipçiye ulaşan ikili sosyal medyada fenomen oldular. İlk etapta 7 saniyelik videolar çekerek izleyenleri hem güldüren hemde düşündüren ekip, yoğun istek üzerine çektikleri videoları daha sonra 7 saniyeninde üzerinde tutarak kültürlerini ve anadillerini anlatan videoları daha geniş kapsamlı bir şekilde işlemeye başladılar. Genç ikili ‘Neden film çekmiyorsunuz?’ sorularının artması ve bu konudaki baskılar üzerine ‘YAŞIHHARE MISRÜR HESSÜN’ adlı tamamen Arapça olan filmi Ocak ayı sonunda gösterime sunuyorlar. Arapça bilmeyenler ise filmi Türkçe ve İngilizce alt yazıyla takip edebilecek. Filmin başrollerinde Tolga Antakya Mısrür karekterini canlandırırken Meriç Gültekin Hessün karakterini canlandırıyor. Tolga Antakya’nın senaryosunu yazdığı, Tolga Eskiocak’ın yönetmenliğinde ‘YAŞIHHARE MISRÜR HESSÜN’ filminin tamamı Defne’de çekildi. İkili ise filmin mutlaka izlenilmesi gerektiğini şiddetle tavsiye ediyor.
Tolga Antakya ve Meriç Gültekin gazetemize yaptıkları açıklamada ise filmin hikayesini şu şekilde anlatıyorlar: Tolga Antakya:”Gaziantep Üniversitesi İşletme muzunuyum. Daha önce Türkiye’de Vine çalışması vardı. Bizde böyle bir çalışma yapmaya karar verdik. Ve bu işe başladığımızda bayağı ilgi gördük. İsmine MınınnaVine dedik neden Mınnına çünkü biz kendi kültürümüzün Arapçamızın ne kadar değerli olduğunu göstermek istedik. Yeni nesil gençlerimiz Arapça konuşamıyor bizde komedi dalında mizahi yorumlarla halkımıza insanımıza bir mesaj vermek istedik. Çalışmalarımız iyi sonuçlar verdi ve çalışmalarımız büyük bir kitleye ulaştı. Mizahi anlamda yürüttüğümüz çalışmalarımız güldürürken aynı zamanda düşündürüyor. Bu konuda yoğun ilgi görünce bırakmak istemedik ve devam ettik. İlk videolarımız biraz acemice olmuştu ama ilk videolarımızdan ‘Hıtto Çaye Ana Coye’ videosu inanılmaz ilgi görmüştü şuana kadar hala izlenmekte olan bir videomuzdur. Onunla gelişti büyüdü her şey ondan sonra Ümit, Adil, Mehmet kardeşlerimiz katıldı. Geçen yılda Meriç’le tanıştım güzel çalışmalar koyduk ortaya. İlk zamanlar olumsuz eleştirilerde oldu bunlar ‘Ne yapıyorlar diye’ daha sonra olumlu yorumlar onları bastırdı tabi bu şekilde güzel bir çizgi yakaladık. Benim önceden İzmir’de tiyatro çalışmalarım vardı Meriç ile tiyatro sırasında tanıştık. Ve ilk reklam videomuzu çektik. Meriç Çamlıbel’de çalışıyordu ve çektiğimiz Çamlıbel reklamı bugüne kadar birlikte çalışmalarımıza vesile oldu. Oda bu durumu benimseyince çok iyi çalışmalar ortaya koyduk.Meriç Gültekin:”Belli bir süreden sonra halkımız sürekli bize neden film çekmiyorsunuz diye sormaya başladı. Sürekli aynı sorular ve baskılar üzerine filmimizi çekmeye karar verdik. Aslında ilk etapta 7 saniyelik videolar çekiyorduk daha sonra sürenin uzatılması talepleri üzerine bazen 2-3 dakikaya varan videolar çekmeye başladık. Film talepleri gid gide daha fazla artınca film, çekiyoruz dedik. Biz kültürümüzü yaşatmak ve anadilimizi daim kılmak adına üstümüze düşeni her zaman yapmaya devam edeceğiz. Filmimizin tamamı Arapçadır.Tolga Antakya:”Filmin senaryosunu ben yazdım senaryoyu yazmak birkaç ayımı aldı tabi yönetmenimizde üzerinde biraz düzeltmeler yaptı. Filmin çekimi 2 hafta sürdü, ismi ise ‘YA ŞIHHARE’ Baş karekterlerin ise Mısrür ve Hessün oluşturuyor. Birde filimde Zehra vardır. Mısrür’ün aşık olduğu kız. Filmin tamamı Defne’de çekildi. Filmdeki isimlerden Mısrür ismini bizim köyde var olan saf, temiz kalpli bir vatandaşımızın isminden esinlenerek belirledim. Hessün’de çok zeki, uyanık bir insan köyün sürekli birilerini yönlendiriyor ve Mısrür’ün yakın arkadaşı iki dostu olarak filmde yeralıyor. Filmin tamamı Arapça ve aynı zamanda alt yazı olacak.Filmimizde oynayan bütün ekibe teşekkür ederiz. Çoğu arkadaşımız gönüllü oynadı. Onlara yürekten teşekkürlerimizi sunarız. Bütün imkansızlıklara rağmen filmimizi çekmeyi başardık ve halkımıza çağrımız şiddetle tavsiye ediyoruz filmi mutlaka izlemelisiniz. Kültürümüz çok zengin ve eğlenceli bir kültür mutlaka kültürümüzü sahiplenmeliyiz. Anneler ve babalar çocuklarıyla Arapça konuşsunlar onlara ana dillerini öğretsinler. Bizi destekleyen herkese çok teşekkür ederiz. Özellikle yurt dışından bizi arayan dostlarımıza ayrı bir teşekkür sunmak istiyoruz. Ayrıca bizi bu röportajın yapılmasında konuk eden Teras Cafe’ye de Teşekkür ederiz.”