Dijital Dünya Çocukların Geleceğini Tehdit Ediyor

<span style="background-color:rgb(247, 242, 242); color:rgb(34, 34, 34); font-family:ubuntu,sans-serif; font-size:13px">Son yıllarda artan teknolojiyle birlikte insan hayatında hızlı bir şekilde değişim yaşanıyor. Mesafelerin kısaldığı, zamandan tasarruf sağlandığı ve hayatın daha da kolaylaştığı bir d&uuml;nyada insan adeta teknolojinin bağımlısı haline geldi.&nbsp;</span>
Dijital Dünya Çocukların Geleceğini Tehdit Ediyor
Televizyonun, bilgisayarın, internetin ve daha birçok şeyin akıl almaz bir şekilde yenilendiği bir dünyada insan, gerçeklikten kopup sanal dünyaya sürükleniyor. Özellikle internetin yaygınlaşması ve işlevsel hale gelmesiyle birlikte engel tanımaz bir öğrenme ihtiyacı bizlere yepyeni dünyaları keşfetme olanağı sağlarken bilgisayar karşısında saatlerce geçirilen zamanlar ise insan hayatını olumsuz yönde etkiliyor. Akıllı işletim sistemlerine sahip son teknoloji telefonlar ise konuşma ihtiyacının dışına taşıp insanın adeta bir parçası haline gelmiş gözüküyor. Onsuz yapılamıyor, her ortama onunla giriliyor ve bütün yaşamımızı neredeyse onunla düzenliyoruz. Yetişkinler için büyük tehlike arz eden bu durum acaba çocuklar için hangi tehlikeyi çağırıyor?Dijital dünyanın çocukların psikolojisi üzerindeki etkilerini değerlendiren MKÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Arı MKÜ basın bürosuna konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Dijital dünyanın da insan yaşamında çok ciddi kolaylıklar getirdiğini belirten Doç. Dr. Mustafa Arı internetle ilgili düşüncelerini ifade ettiği konuşmasında, “İnternet, insanların kısa süre içerisinde her türlü bilgiye çok kısa sürede ulaşabilmelerine vesile olmuştur. Daha önceden ulaşmakta çok zorlandığımız hatta imkânsız olan, özellikle biz akademisyenler için önemli literatürel bilgilere ulaşmak daha kolay hale gelmiştir. Bilim dünyası açısından çok önemli ve değerli kazanımlardır. Fakat çocuk gelişimi ve çocuk ruh dünyası açısından ele alacak olursak bu tabi beraberinde çok büyük olumsuz durumlara neden olmuştur.” dedi.İnternetin çocukların irrasyonel bir dünyada yaşamalarına neden olduğunu aktaran Arı, “Çocuklar artık çok bilgiye çok kolay ulaşabilmeyi tercih etmekte. Piyasada dolaşan kanıta muhtaç, gerçekliği ispatlanmamış birçok bilgiyi de gerçekmiş gibi kendi ajandalarına yüklemekteler. Ve bunları zaman zaman da kendi hayatlarında kullanmak gibi yanlış bir yola gitmekteler.” şeklinde konuştu.Dijital dünyanın çocukların psikolojisi üzerindeki etkilerini değerlendiren MKÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Arı MKÜ basın bürosuna konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Arı ilk olarak şu sözlere yer verdi: “Teknoloji, insanın hayatında çok büyük kolaylıklar getirmiştir. İnsan yaşamında ciddi kazanımlara vesile olmuştur. Ama bunun yanında bu kazanımlar belli oranda riskleri de beraberinde getirmiştir. Örneğin arabanın icadı ile insan hayatı çok kolaylaşmıştır. Ulaşım ciddi anlamda rahatlamıştır. Fakat beraberinde trafik sorununu getirmiştir. Bugün dünyanın en önemli meselelerinden biri olan trafik kazalarına sebebiyet verebilecek insan için ciddi bir riski doğurmuştur.”Dijital dünyanın da insan yaşamında çok ciddi kolaylıklar getirdiğini belirten Doç. Dr. Mustafa Arı internetle ilgili düşüncelerini ifade ettiği konuşmasında, “İnternet, insanların kısa süre içerisinde her türlü bilgiye çok kısa sürede ulaşabilmelerine vesile olmuştur. Daha önceden ulaşmakta çok zorlandığımız hatta imkânsız olan, özellikle biz akademisyenler için önemli literatürel bilgilere ulaşmak daha kolay hale gelmiştir. Bilim dünyası açısından çok önemli ve değerli kazanımlardır. Fakat çocuk gelişimi ve çocuk ruh dünyası açısından ele alacak olursak bu tabi beraberinde çok büyük olumsuz durumlara neden olmuştur.” dedi.internetin çocukların irrasyonel bir dünyada yaşamalarına neden olduğunu aktaran Arı, “Çocuklar artık çok bilgiye çok kolay ulaşabilmeyi tercih etmekte. Piyasada dolaşan kanıta muhtaç, gerçekliği ispatlanmamış birçok bilgiyi de gerçekmiş gibi kendi ajandalarına yüklemekteler. Ve bunları zaman zaman da kendi hayatlarında kullanmak gibi yanlış bir yola gitmekteler.” şeklinde konuştu.Dijital dünyanın çocuklar üzerindeki fiziki ve ruhsal etkilerini ele alan Doç. Dr. Arı şunları söyledi: “Dijital dünya, çocuklarda ortopedik problemler, obezite ve bazı görme sıkıntıları gibi bedensel rahatsızlıklara neden olabildiği gibi ruh dünyalarında da ciddi sıkıntı yaratmakta. Bu çocuklar sosyal olarak gerçek dünyadan ayrılıp kendi fantastik dünyalarına yönelmekteler. Çünkü dijital ortamlar, verbal ileşitimin, dil iletişiminin olmadığı ortamlardır. Kişi hayalinde bir karakter yaratmakta ve bu karakteri dijital ortamda karşıya yansıtmaktadır. Bu türlü bir iletişim ise tamamen fantastik, gerçek dışı bir dünyanın oluşmasına vesile olmaktadır. Kişi bu dünyada yaşarken bilgiye kolay ulaşmakta, arkadaşlığa kolay ulaşmakta ve zaman zamanda gerçek dışı paylaşımlarda bulunmakta. Bu paylaşımlar da kişinin gelecekle ilgili tasarımlarını etkilemektedir.”Bu çocukların kendilerini zaman içerisinde tamamen kazanmaya endeksli bir ortam içerisinde bulduklarını vurgulayan Arı konuşmasına şöyle devam etti: “Çocuklar zaman içerisinde ödül bağımlısı haline geliyorlar. Oradaki kazançlara bağımlı hale geldikleri için bir süre sonra dijital ortamda, internet ortamında daha fazla zaman geçirme ihtiyacı duyuyorlar. Bağımlılığın temel kriterlerinden biri budur zaten. Bağımlı olduğunuz duruma karşı aynı hazzı alabilmek için giderek daha yüksek dozlarda maruziyet ihtiyacı hissedersiniz. Çocuklar da zaman içerisinde internette daha fazla zaman geçirme ihtiyacı hisseder ve gerçek dünyadan tamamen kopmaya başlarlar. Belli bir zaman sonra dış dünyadan koparak arkadaşlarından, aile ortamından iyice uzaklaşmaya başlarlar. Ve sosyal iletişime gerek görmezler. Sosyal iletişimi hayatından çıkarmaya başlarlar. Bir süre sonra ise robotlaşmış, konuşurken duygusal ifadenin en aza indiği, jestlerin ve mimiklerin çok az kullanıldığı robot çocuklar görmeye başlarsınız.”Bu çocuklar için duygusal ifadenin artık çok fazla bir önemi kalmadığının altını çizen Doç. Dr. Mustafa Arı tehlikenin boyutunu ifade etmek için ise şu bilgileri verdi: “İnternet ortamında bilgiler hazır sunulduğu ve çok fazla üst beyin fonksiyonları kullanmayı gerektirmediği için çocuklarda bir süre sonra ciddi şekilde dikkat ve konsantrasyon bozuklukları ortaya çıkmakta. Okulda derslere uzun süre dikkat kesilmekte zorlanmaktalar. Bilgisayar ortamındaki gibi bilgiler arka arkaya akmadığı için bir süre sonra okuldan ciddi şekilde sıkılmaya başlıyorlar. Ev ortamlarında iletişmek zorunda kaldıkları durumlarda iletişimi uzun süre sürdürememekte ve bir süre sonra iletişimi kesme ihtiyacı hissetmekteler. Çünkü karşılıklı diyalog alışkanlıkları gerilediği için bir süre sonra suskunluğa sürüklenmekteler.”Çocuklarda dikkat eksikliği hiperaktiviteye bağlı olarak ajitasyon, agresyonlar, öfkeyi kontrol edememe, arkadaşlarıyla sık sık kavgalar, aile ile çatışmalar, kardeşleriyle ilgili çatışmalar, uyku problemleri, yeme problemleri gibi ruhsal sıkıntıların ortaya çıktığını ve bir süre sonra tamamen kendi iç dünyalarına kapanmaya başladıkların aktaran Arı, “Yaş ilerledikçe daha önceki yaşlarımızda demo şeklinde kazanmaya endeksli oyunlar bir süre sonra internet ortamlarında kumar bağımlılıklarını gündeme getirmekte ve karşımıza daha farklı sıkıntılar ortaya çıkabilmekte. Bu çocuklar sağlıklı yaşıtlarına göre daha kolay hayal kırıklığına uğramaktalar, daha kolay depresyona girmekteler, dış dünyaya maruz kalacakları için gerçek dünyaya her maruziyetlerinde sorunları başetme becerilerini de yeterince kazanamadıkları için agresyonları daha kolay sergilemekteler.” şeklinde konuştu.Çocukların internet ortamında ne kadar zaman geçirmeleri ile ilgili çeşitli kuruluşların önerileri olduğunu belirten Arı, 7 yaşından önce bu sürenin günlük yarım saati geçmemesi, 07-10 yaş arasında bir saati geçmemesi, 10 yaşından sonra ise çocuğun ders sorumluluğuna göre ve aldıkları diğer sorumluluklara göre yine 1,5 saati geçmemeleri gibi kısıtlamaların olması gerektiğinİ ifade etti.Bu kısıtlamaların yanında çocuklara haz için alternatifler sunulması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Arı, “Çocuklar, ders çalışmalarını gerektirmediği durumlarda oyun ortamlarına yönlendirilebilir, spor aktivitelerine yönlendirilebilir. Becerilerine göre zevk alabilecekleri sanat etkinliklerine yönlendirilebilir. Arkadaş ortamlarına yönlendirilebilir. Arkadaş ortamları için zemin hazırlanabilir. Örneğin çocuklarının arkadaş ilişkilerini geliştirmek için anne evde bir pasta yapar, ortaya bir meyve suyu koyar, çocuklarının arkadaşlarını davet eder. Böylelikle çocuğun internetten alabileceği hazzın yerine başka keyifler konulduğu zaman o hazzı alma ihtiyacı hisseder.” diye konuştu.Çocuklara sorumluluklarını yerine getirdikten sonra internete izin verilmesi gerektiğini söyleyen Arı, “Çocukların önüne eğer ki önce internet gibi bir ödülü koyarsanız, çocuk o bilgisayarın başından kalkıp ders çalışmak için kendi masasına gitmekte zorlanır. Önce odasını toplayacak, dersini çalışacak ve bütün bu sorumluluklar yerine getirildikten sonra en son olarak internete girilmesine izin verilecek. Ayrıca evde internet sağlayıcılar, bilgisayarlar, leptaplar, tabletler, telefonlar mutlaka ailenin ortak kullandığı alanlarda bulundurulmalı. Salonda, oturma odasında bulundurulmalı. Mümkün olduğunca çocuğun odasında olmamalı. Bunun için bilgisayara çocuk filtreleri konulabilir. Çünkü internette bilgi sağlayıcılar, bilgiye çocuk mu ulaşacak, yetişkin mi ulaşacak şeklinde kısıtlama getirmedikleri için, çocuk istemeden de olsa merakını cezbedecek, kendi yaş gurubu için riskli olabilecek sitelere girebilir. Bunun engellenmesi için o filtrelerin mutlaka konulması gerekiyor.” dedi.Son olarak ebeveynlere seslendiği açıklamalarında çocukları bu durumdan kurtarmak için alternatif oluşturmanın kaçınılmaz olduğunu belirten Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Arı, ebeveynler ile çocuğun birlikte program hazırlamaları gerektiğini ifade ederek, “Anne ve babanın yanında kardeşlerin de bulunduğu bir ortamda program hazırlanmalı. Çocuk alternatifleri gördükten sonra bir süre sonra oraya yönelecektir. Ayrıca internet ortamında geçirmediği zamanlarda çocuğu ödüllendirirsek bu da yine etkili bir yöntem olabilecektir. Ama daha ileri vakalarda artık çocuğun tamamen bağımlı olduğu, çocuğun yeme içme ihtiyaçlarını dahi bilgisayar başında geçirdiği durumlarda bir profesyonel yardım alınması gerekir.” diye kaydetti.