MKÜ'DE DOĞAL AFETLER VE İLK YARDIM PANELİ

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Mehmet Dalkız, deprem ve selle kısmen olsa önlem almanın mümkün olduğu ancak pratikte bunlarla yaşamayı öğrenmek gerektiğini söyledi.
MKÜ'DE DOĞAL AFETLER VE İLK YARDIM PANELİ
 Dalkız, Tayfur Sökmen Kampüsü Atatürk Konferans Salonu'nda MKÜ Sivil Savunma Uzmanlığı tarafından hazırlanan ''Doğal Afetler ve İlk Yardım'' konulu panelde yaptığı konuşmada, yakın zamanda Japonya'da yaşanan depremin afetlerde nelerle karşılaşabileceğimizin büyük göstergesi olduğunu belirtti.
     Böyle büyük afetlerde karşılaşıldığında nelerin yapılması gerektiğinin hesabının yapılmasının gerektiğini ifade eden Dalkız, şöyle konuştu:
     '' Japonya'da yaşanan depremin ardından çok güvenilen altyapıların bir anda dağıldığını, psikolojilerin bozulduğunu,haberleşmelerin kesildiğine şahit olduk. Bizlerde olası afetlerle neler yapabileceğimizi bilmemiz gerekiyor. Deprem ve selle kısmende olsa önlem almak mümkün ama önemli olan pratikte bunlarla yaşamayı öğrenmek gerekiyor. Üniversitemiz önderliğinde bunun bizim yapmamız gerekiyor''
     Dalkız, Hatay'ın eski yerleşim yerlerinin sağlam zeminler olan dağlara doğru olduğunu ancak yeni yerleşim alanlarının zemini zayıf ve fay hattının bulunduğu alanlar olan Asi Nehri yatağı ve ovalara doğru yapıldığını ve bu durumun risk yarattığını kaydetti.
     MKÜ Mühendislik Fakültesi Jeofizik Bölüm Başkanı Prof.Dr. Semir Över de panelde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Avrasya, Afrika ve Arabistan Levhalarının ortasında kaldığını belirtti.
     Türkiye'nin her tarafının fay hattının bulunduğunu vurgulayan Över, şöyle devam etti:
     ''Türkiye'deki birinci büyük fay hattı Kuzeyde Karlı Ovadan Kuzey Ege'ye kadar uzanan Kuzey Anadolu Fay hattı, ikinci fay hattı yine Karlı Ova'dan Antakya'ya kadar uzanan Doğu Anadolu fay hattı,üçüncüsü Kıbrıs'ın güneyinden geçen Helenistik Kıbrıs Fay Zonu ve Kızıl Deniz'den Antakya'ya kadar uzanan Ölü Deniz fay hattıdır. Görüldüğü gibi Hatay bir çok fay hattının kesiştiği fay hattı üzerindedir. Türkiye'de barajlarımızın yüzde 93'ü sanayi tesislerimizin yüzde 96'sı, nüfusumuzun yüzde 98'si ve ülkemizin yüzde 92'si deprem riski altındadır''
     Över, Hatay'da son yüz yılda en büyük depremin 5.7 şiddetinde olduğunu ancak yaptıkları araştırmalarda Hatay'da meydana gelebilecek bir deprem şiddetin en az 7 ve üzerinde beklediklerini kaydetti.
     Panelde, MKÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölüm Başkanı Doç.Dr. Hüseyin Korkmaz, sel, toprak kayması ve küresel ısınma, Araştırmacı Yazar Mehmet Tekin tarihsel süreçte Hatay'da yaşanan depremler, İl Afet Acil Durum Müdürü Halil Yücelen, ildeki olası bir afette koordinasyon ve Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Ali Karakuş, ilk yardım konularında katılımcılara bilgiler sundular.