PAYAS ESNAF KEFALET KOOPARERATİFİ BAŞKANI SN:ALİ OĞUZ İLE SÖYLEŞİ

Sitemizin köşe yazarı koordinatör Sema Sarı yeni konseptimizin ilk konuğu Payas Esnaf Kefalet  Başkan Sn. Ali Oğuz’la buluştu. Samimi bir havada gerçekleştirilen röportajı siz değerli okurların beğenisine sunuyoruz.
PAYAS ESNAF KEFALET KOOPARERATİFİ BAŞKANI SN:ALİ OĞUZ İLE SÖYLEŞİ

  Payas' ta Esnaf Kefalet kooperatifi başkanının konuğu oldum....Güler yüzlü ,misafirperver tavırla karşılandım.Bazen esnaf , bazen siyaset edalı bir beyefendi karşımda. Sezgilerimin beni yanıltmadığını sohbet ilerledikçe daha da iyi anlıyorum. Tavrı ve zekası taktire şayan......
__  Başkanım bize kendinizden söz eder mi siniz?


__  1961 Hatay Payas doğumluyum. Evli ve  2 çocuk    babasıyım.İlk orta ve liseyi Payas'ta okudum.1979 yılında İTÜ Makine mühendisliğine girdim,ancak üniversiteyi  bitiremedim.
88-96 yılları arasında demir-çelik sektöründe yönetici olarak çalıştım.2001 yılına kadar nakliyecilikle birlikte inşaat malzemeleri ticareti yaptım.2002 yılı Mart ayında Payas Esnaf Kefalet Kooperatifi başkanlığına seçildim. Halen Payas Esnaf ve Sanaatkarlarının sorunlarını çözme gayreti içerisindeyim.


__  Payas esnafının sorunları nelerdir nasıl çözüm üretiyorsunuz?

__   Biz bu çalışmalara yıllar öncesinden başlamıştık.Size önce sloganımızı aktarayım.Pankartımız her kongrede açılır…Esnaf Kefalet Kooperatifi esnaf ve sanatkarlarımızın arkasında bir kale gibi durmaya devam edecektir.Bu bizim sloganımız. Yönetim kadromuz, çalışmalarımız ile fikirlerimizi paylaştığımız ve bu fikre katkı koymayı daha da öteye gidersek yüreğini koymayı kabullenmiş esnaf arkadaşlarımızdan oluşuyor. Yönetim kadromuz kendi işinde patronluk eden değil kendi işinin kölesi olan, hizmetinde olan alın terini her an  ön planda tutan insanlardan oluşuyor. Buna ilave olarak her birinin ayrı ayrı fikir bazında katkıları ise toplantılarımız esnasında mükemmel bir hava oluşturuyor. Bu kooperatifi artık bir kişi yönetmiyor! Bizde daha çok otokontrol var. Esnaf bizi, biz esnafı iyi tanırız. Esnaf bize güvenir, biz esnafa. Zaten temelde misyonunu unutma malısın. Seni kimler seçti, niye seçti. Bunu unut mamak çok çok önemli.


__  Birazda siyasi yönünüzden bahsedelim.Ne zamandır siyasetin içerisindesiniz?


__  Uzun yıllardır siyasetin içindeyim. Aktif olarak bu yıl  millet vekilliği  aday adayı oldum....Adaylık verdiler ama nedense sekizinci sıraya layık gördüler bizi. Şahsi sloganım,Türkiye için,insanlarımız için yapılacak çok şey var, şeklinde idi. Yüreğimde hep Atatürk ve CHP vardı, öyle de olacak. Çünkü bugün bu topraklarda, bu şekilde yaşıyorsak, bunu Atatürk ve CHP ye borçluyuz. Bize düşen nedir. Daha daha ileri .. diyeceğiz.Daha üretken, daha müreffeh.daha huzurlu, daha sosyal,daha mutlu Türkiye’yi yaratmalıyız.Bu istikamette yola devam edeceğiz, bizler partiler üstü yaşamalıyız , siyasetin hayatımızı yönlendirmesine izin vermeden,topluma faydalı olacağım sürece aktif olarak siyaset yapacağım.Bu kişisel bir hırs olmayacak. Vatanıma, halkıma faydalı olmak istiyorum, koltuğun bana faydası olsun değil.


__  Milletvekili olsaydınız neler yapardınız? ne gibi projeleriniz vardı?


__  Bunlara girersek gün yetmez Sema hnm :)) her açıdan yenilikçi bir yapım vardır, araştırmacı, üretici yönümü de baz alırsak topluma faydalı olabileceğim kanısındaydım. Yine öyle olacak, projelerimin teoride kalmaması için elimden geleni yapmaya devam edeceğim.
      En büyük hayalim Eğitimle çıraklık müesselerini birleştirmekti, Türkiye 'nin kültürlü, bilgili ve bunun yanında hayatın gerçeklerini de bilen elemanlara ihtiyacı var. Bunu unutmamak gerek .Şuan eğitim müfredatımızda; konusunda uzman ama insanlara uzak gençler yetistiriyoruz .Kültürlü olmak kadar sosyal olmak gerektiğini , her kesimden insanın dilinden anlamak gerektiğini düşünüyorum,gençlerimizi sadece teorik olarak değil pratiktede hayata alıştırmak gerek. Çıraklık eğitiminin  bu düşüncemle bağdaştığını düşünüyorum. Bu çok tartışılacak,uzun uzun konuşulacak bir konu.

      Başka bir proje.Biz şimdi adı globalizm de olsa, küresel ekonomi de olsa liberal ekonomi sistemini yaşıyoruz.Liberalizm bile kuralsızlık değildir.Bana göre holdingler olmalı, dünya çapında holdinglerimizin olmasından iftihar ederim.Ama bir holdingin bankası olmamalı.Haksız rekabet ve neticede sömürüyü getiriyor.Aynı şekilde bir holdingin gazetesi de olmamalı.Gazetecilik ve televizyonculuk halkımızı kendi çıkarları doğrultusuna çekiyor.Holdinge haksız destek sağlıyor. Varın gerisi siz düşünün.Bana göre bankacı yalnızca bankacılık yapabilmeli, gazeteci gazetecilik yapabilmeli.

       Yabancı sermaye, yabancı sermaye diyoruz. Bence artık yeter.Yüzon miyar dolar yabancı sermaye varmış, Türkiyede. Bunlar her yıl yirmi milyar dolar kar etmiyor mu. Bu ne demek. Benim halkımın alın terini patron konumundaki yabancı sermaye alıp götürüyor. Her yıl kazandığı yirmi milyar doları götürüyor. Artık buna da yeter demek lazım.

        Kredi kartlarına da düzenleme getirmek buda projelerim arasındaydı; Kredi kartlarını ödeme kredisi çıkarılmalı insanlar borçlarından kurtarılmalı ve kredi kartlarına kişilerin bütçelerinin çok altında limit koyulmalı.Asgari ücretlinin eline  iki bin liralık kredi kartı verdiysen, o adamı yaktın demektir. Ömrü billah belini doğrultamaz.

         En büyük projem.
         Küçük esnaf vergiden muaf tutulsun.Ödediği bağkur priminin de bir kısmını devlet ödesin, göreceksiniz,devletin bundan yıllık otuz milyar, eski parayla otuz katrilyon geliri artar. Bu rakam bile tek başına Türkiyeyi ihya eder. Sosyal adaleti sağlarsınız. İlk bakışta devletin zararı var gibi görünse de, öyle değil. Rahmetli Özal  ücretli ve maaşlılara yönelik vergi iadesi çıkarmıştı. Yıllarca uygulanan bu sistem  başarısız oldu, durduruldu. Başarısızlığın sebebi denetim imkanının olmaması idi. Denetim olmayınca kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almak için uygulanan vergi iadesi sistemi başarısız oldu.

Şimdi biz bu sistemi denetlemesi çok kolay olan esnaflar için uygulasak başarıyı kesin olarak yakalarız.Esnaftan vergi almasak ve cirosuna göre bağkur primine katkıda bulunsak kayıt dışını kayıt altına almış oluruz.Unutmayın,kayıt dışı ekonominin tüketici ile buluşma noktası küçük esnaftır. Hem vergisini sigortasını ödemekte güçlük çeken esnaf rahatlar, hem de kayıt dışının kayda girmesi ile birlikte devlete yıllık  otuz milyarlık bir vergi artışı sağlanır. Bu vergi tahsil edilebilen vergidir.Bu proje sözde bir proje değildir. Yapılan hesaplamaların sonucudur. Şu kadarını söyleyim ki, Türkiye’de üç buçuk milyon küçük esnaf var, bunların hali hazırda bir milyon altı yüz bini beyanname verir. Küçük esnafın ödediği yıllık gelir vergisi, sıkı durun, rakamı söylüyorum, yalnızca altı yüz milyon.Eski parayla, altı yüz trilyon. Çoğu da devletin veresiye defterine yazılıyor. Çünkü esnaf bunu bile ödeyebilecek güçte değil. Aynı şekilde üç buçuk milyon esnafın ancak yüzde on beşi bağkur primini düzenli ödüyor.Diğerleri devletin versiye defterine yazdırmaya devam ediyor. Ta ki, bir af çıkana kadar. Zor durumdaki esnaf aftan yararlanıp yirmi otuz bin liraya emekliliğini satın alıncaya kadar.

Bu işten herkes karlı çıkacak.Devlet de, esnaf da.Bir kişi zarar edecek. O da, vergisiz kazanan, kayıt dışı yaşayan işveren. 



 __ Başkanım , bunlar gerçekten güzel ve milletimiz için faydalı projeler umarım bu projeleri hayata geçirme imkanı verilir size. Şahsım adına ben Türkiye'nin sizin gibi liderlere ihtiyacı olduğu kanısına vardım. Son olarak bize söylemek istediğiniz birşeyler varmı?


 __ Türkiye  ve bizler için herşeyin en güzeli olsun diliyorum , baştada dediğim gibi biz hizmet için geldik bize ne zaman gereksinim duyulursa hazırız.Geçmişten ders alıp geleceğimizi yönlendirerek herzaman hizmete hazırız.geldiğiniz için teşekkür ederim.




          ''GEÇMİŞTEN DERS ALIP , GELECEĞİMİZİ YÖNLENDİRMEK'' çok etkilendim bu sözden başarılarınız daim olsun SN:ALİ BAŞKAN.