TBMM BAŞKANI ŞAHİN NEW YORK'TA TÜRK ÖĞRENCİLERLE BİRARAYA GELDİ

''BİZ, SİZLERİ ÜLKEMİZİN BURADAKİ TEMSİLCİLERİ, ELÇİLERİ, TÜRKİYE İLE ABD ARASINDA İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİNDE ÖNEMLİ BİREYLER OLARAK GÖRÜYORUZ'' -''GELECEKTE TÜRKİYE'NİN AB ÜLKELERİNİN DE HER BAKIMDAN ÖNÜNE GEÇECEĞİNE İNANIYORUM, BU POTANSİYELİMİZ, İMKANIMIZ VAR'' -''(LİBYA) GÜVENLİK KONSEYİ'NİN KARARI, HAVA SAHASININ KAPATILARAK KADDAFİ GÜÇLERİNİN MASUM HALKA ZARAR VERMESİNİ ÖNLEMEKTİR, AMA ŞİMDİ ONLARIN MASUM HALKA ZARAR VERMESİNİ ÖNLEYECEĞİZ DİYE SİZ ZARAR VERİYORSANIZ TABİİ BURADA ELEŞTİRİLMESİ, DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKEN BİR DURUMLA DA KARŞI KARŞIYAYIZ DEMEKTİR
TBMM BAŞKANI ŞAHİN NEW YORK'TA TÜRK ÖĞRENCİLERLE BİRARAYA GELDİ
 TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, ABD'de öğrenim gören Türk öğrencilerini, ''Türkiye'nin ABD'deki temsilcileri, elçileri, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bireyler olarak gördüklerini'' söyledi.
     Şahin New York'a gelmesinin ardından New York ve çevresinde yaşayan Türk öğrencilerle Westin Otel'de biraraya geldi. Şahin'in ABD'de yüksek öğrenim gören öğrencilerle toplantısına AK Parti Çankırı Milletvekili ve TBMM Türkiye-ABD Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Suat Kınıklıoğlu, AK Parti Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat, Washington Büyükelçisi Namık Tan ve New York Başkonsolosu Mehmet Samsar da katıldı.
     Şahin konuşmasının başında, Türk öğrencilerle biraraya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu ve kendilerine Türkiye'den selamlar getirdiğini belirtti. ''Biz sizleri ülkemizin buradaki temsilcileri, elçileri, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bireyler olarak görüyoruz'' diye konuşan Şahin, ABD'de okuyan Türk öğrencilerinin Türkiye'yi yakınen takip ettiklerini duymaktan da son derece memnun olduğunu ifade etti.
     Türkiye'nin son yıllarda yüksek öğretime de büyük önem verdiğini kaydeden Şahin, 8 yıl önce 20'si vakıf üniversitesi olmak üzere sadece 76 üniversitenin bulunduğu Türkiye'de bugün her vilayette olmak üzere toplam 164 üniversite bulunduğunu belirtti. Türkiye'nin bu konuda son yıllarda dikkate değer adımlar attığını ve artık liselerden mezun olan gençlerin önemli bir bölümünün üniversitede tahsil yapma imkanına sahip olduğunu ifade eden Şahin, üniversite ve fakülte sayısının fazla olmasının yeterli olmadığını, tüm üniversitelerde kaliteli eğitim sağlamanın asıl amaç olduğunu vurguladı. ABD'de seçkin üniversitelerde okuyan Türk öğrencilerinin önemli bir bölümünün ilerde Türkiye'ye döneceğini tahmin ettiğini söyleyen Şahin, Türkiye'de öğretim üyesi olarak görev yapacakların da Türkiye'deki yüksek öğrenim seviyesinin daha da gelişmesine katkıda bulunacağını belirtti.
    
     -AB ÜYELİĞİ-
    
     Öğrencilerin sorularını da yanıtlayan Şahin, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili bir soru üzerine, ülkelerin en büyük zenginliğinin genç nüfusa sahip olmaları olduğunu, tabii bu gençlerin en iyi şekilde yetiştirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı.
     AB ülkelerinde nüfusun azaldığını belirten Şahin, Türkiye'nin 16 milyonluk nüfusunun ilk ve ortaöğretimde, 3,5 milyonluk nüfusunun üniversitede bulunduğunu ve çalışan gençlerle birlikte bunun 20 milyonu aşan, 25 milyona yaklaşan bir genç nüfus anlamına geldiğini söyledi. Türkiye'de gençlerin iyi eğitim almalarının ülkenin geleceği için son derece önemli olduğunu ifade eden Şahin, Türkiye'nin zaten şu anda sahip olduğu imkanlarla küresel krizi çok kısa sürede atlatan ve 2010 yılını 9'a yakın büyüme oranıyla geride bırakan bir ülke olduğunu, AB ülkelerinin önemli bir bölümünün ise eksi büyümelerde olduklarını belirtti.
     Türkiye'nin demokratik standartlarını daha da yükseltmesi ve 12 Haziran'daki seçimlerden sonra anayasal değişikleri tamamlaması durumunda, Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yıldönümüne doğru giderken her bakımdan kalkınmış bir ülke haline geleceğini ifade eden Şahin şöyle konuştu:
     ''Biz bu kriterleri yakaladıktan sonra AB'nin üyesi olur muyuz olmaz mıyız, ben doğrusu kişisel olarak ifade ediyorum, bunun fazla önemli olmadığını düşünüyorum, çünkü zaten AB üyesi olmaktaki hedefimiz Kopenhag siyasi kriterlerini ve Maastricht ekonomik kriterlerini Türkiye'ye taşımak değil miydi? Bunları yakaladıktan sonra AB üyesi olmuşuz olmamışız bunun fazla önemli olmadığını düşünüyorum, ama şu anda Türkiye'nin hedefi AB'nin üyesi olmalıdır, bu konuda müzakere sürecini de devam ettirmektedir. Ama bir takım ülkelerin iç siyasi nedenlerle engel olması sonucu bir takım fasılları açamamaktayız. Gelecekte Türkiye'nin AB ülkelerinin de her bakımdan önüne geçeceğine inanıyorum, bu potansiyelimiz var, bu imkanımız var, yeter ki bunları önümüzdeki süreçte en iyi şekilde değerlendirelim.''
    
     -LİBYA'DAKİ GELİŞMELER-
    
     Şahin, Libya'daki gelişmeleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine ise konuya sadece Libya olayları olarak bakmanın eksik bir bakış açısı olacağını vurgulayarak, bugün insanoğlunun ulaştığı en iyi yönetim şeklinin demokrasi olduğunu belirtti. Diktatörlük rejimleriyle yönetilen ülke halklarının da elbette demokrasiyi arzu ettiklerini, kendi yöneticilerini kendilerinin seçmesini istediklerini ifade eden Şahin, bu düşüncenin başta Kuzey Afrika ülkelerinde olmak üzere bir takım halk hareketlerine neden olduğunu, halkın demokrasi istediğini, bu ülke liderlerinin haklarının talepleri doğrultusunda hareket etmelerinin doğru olacağını söyledi.
     Libya'daki durumun Tunus ve Mısır'da yaşananlardan daha farklı bir durum ortaya çıkardığını, BM Güvenlik Konseyi'nin ülkenin hava sahasının kapatılması yönündeki kararının, ''Libya halkının üzerine bomba yağdırılması gibi bir sonucu da doğurduğunu'' ifade etti.
     Şahin, ''Aslında Konsey'in kararı hava sahasının kapatılarak Kaddafi güçlerinin masum halka zarar vermesini önlemektir, ama şimdi onların masum halka zarar vermesini önleyeceğiz diye siz zarar veriyorsanız tabii burada eleştirilmesi, değerlendirilmesi gereken bir durumla da karşı karşıyayız demektir'' dedi.
     Hükümetin ve Dışişleri Bakanlığının konuyu yakından takip ettiğini, konunun NATO içerisinde de değerlendirilmekte olduğunu vurgulayan Şahin, ''Libya'nın halkın beklentilerine, isteğine uygun bir değişimi ve dönüşümü gerçekleştirmesini biz Türkiye olarak arzu ediyoruz, ancak bu yapılırken masum halk zarar görmemelidir'' diye konuştu.
    
     -YURTDIŞINDA OY KULLANMA-
    
     Mehmet Ali Şahin, yurtdışında oy kullanmayla ilgili bir soru üzerine ise bu amaçla hazırlanan yasal düzenlemenin TBMM'den çıktığını, aslında bu konudaki anayasa değişikliğinin 1995'te gerçekleştiğini anlattı. Ancak vatandaşların sadece sınır kapılarında oy kullanabildiklerine işaret eden Şahin, ''Bu konudaki yasal düzenleme parlamentodan geçti, görev Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) verildi. Ancak YSK'nın 12 Haziran'da yapılacak olan seçimlerde yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın oy kullanmayla ilgili hazırlıklarının henüz tamamlanmadığı gerekçesiyle bu seçimlerde de (vatandaşlar) maalesef sadece sınır kapılarında oy kullanabilecekler'' dedi.
     Bundan sonraki seçimlerde yurtdışında oy kullanılabileceğini belirten Şahin, ''Bunun oldukça geciktiğini ben de kabul ediyorum, ama durum budur'' dedi.
     Şahin, yurtdışında konsolosluklarda kurulacak sandıklarda oy kullanıldığında hakim güvencesinin nasıl sağlanacağıyla ilgili de bir yasal boşluk olduğunu da belirterek bunun da aşılması gerektiğini söyledi.
    
     -NEW YORK TEMASLARI-
    
     Konuşmasında New York temaslarıyla ilgili de bilgi veren Şahin, Kasım 2009'da BM Genel Kurulu'nun 21 Mart tarihini ''Uluslararası Nevruz Günü'' olarak kabul ettiğini hatırlatarak 24 Martta BM Genel Kurulunda bugünün Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı'nın (TÜRKSOY) önderliğinde kutlanacağını, kendisinin de BM Genel Kurulunda konuşma yapacağını söyledi. Şahin bunun dışında New York'ta ABD'deki Türk dernekleri, bu derneklerin üst kuruluşlarının temsilcileriyle görüşeceğini ve onların toplantılarına katılacağını da bildirdi.
     Şahin, bugünkü temasları kapsamında Türkevinde ABD'deki Türk dernekleri temsilcileriyle biraraya gelecek.