Hatay'ın unutulmaya yüz tutmuş el sanatları yaşatılıyor

Tarih boyunca çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan ve zengin kültürel mirasa sahip olan Hatay'da, unutulmaya yüz tutmuş el sanatları açılan kurslar ve sanatçıların çabalarıyla yaşatılmaya çalışılıyor -Vali Lekesiz: -''Unutulmaya yüz tutmuş el sanatları ve sanatçıları koruyup gelecek kuşaklara aktarmak için 2 yılda açılan 476 kursta 9 bin kişiye eğitim verildi''
Hatay'ın unutulmaya yüz tutmuş el sanatları yaşatılıyor
 Lübnan'ın Bekaa Vadisi'nin doğu kısmından doğan, Suriye'den geçerek Türkiye'ye ulaşan Asi Nehri'nin ortasından geçtiği Hatay, dünyadaki ilk mağara kilise olan ve Hz. İsa'ya inananlara ilk kez Hristiyan adının verildiği yer olan ''St. Pierre Kilisesi'', taban mozaiği zenginliği açısından dünyada üçüncü sırada yer alan ''Hatay Arkeoloji Müzesi'', Anadolu'nun ilk camisi olan ve Hz. İsa'nın üç havarisi ile Habib-i Neccar'ın mezarlarının yer aldığı, bir dönem kilise, bir dönem de cami olarak kullanılan ''Habib-i Neccar Camisi'', dağdan gelen sel sularını önlemek amacıyla Roma İmparatorluğu döneminde bin tutsağa 10 yılda yaptırılan ''Titus Tüneli'' ile dikkati çekiyor.
     Kent, Beşikli Mağara, Dor Mabedi ve Samandağ ilçesine bağlı Hıdırbey Köyü'nde bulunan, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından 30 yıl önce anıt ağaç ilan edilen ''Hazreti Musa ağacı'' gibi zenginliklerle de adından söz ettiriyor.
     Hatay'da, tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra, unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını da koruma adına önemli adımlar atılıyor.
     Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, en eski yerleşim birimlerinden biri olan kentin, Akdeniz havzasının da en eski ve özgün özelliklerini bünyesinde taşıdığını söyledi.
     Hatay'ın onlarca uygarlığa ev sahipliği yapması nedeniyle büyük bir kültürel mirasa sahip olduğunu ifade eden Lekesiz, farklı dinlerin bir arada barış ve hoşgörü içerisinde yaşadığı kentte, kültürel zenginlik ve hoşgörünün toplumsal yaşamla sanata da yansıdığını kaydetti.
     El sanatlarının, kent kimliğinin en canlı belgelerinden olduğunu vurgulayan Lekesiz, ahşap oymacılığı, sepetçilik, çinicilik, iğne oyası, mozaik işçiliği, ney yapımı, tandır, tezhip gibi sayısız el sanatının bulunduğunu belirtti.
     Hatay'da yaklaşık 30'a yakın unutulmaya yüz tutmuş el sanatının hala ilçe ve köylerde ustalar tarafından yapılmaya çalışıldığını anlatan Lekesiz, şöyle devam etti:

     ''Kentimizdeki tarihi ve doğal güzelliklere, el sanatlarını da eklemek için çalışıyoruz. El sanatları konusunda kent genelinde önemli çalışmalar yapılıyor. Bu değerleri yaşatmak için biz de üzerimize düşeni yapıyoruz. Bu kapsamda unutulmaya yüz tutmuş el sanatları ve sanatçıları koruyup gelecek kuşaklara aktarmak için 2 yılda 476 kurs düzenledik. Bu kurslarda 9 bin kişiye eğitim verildi. Amacımız, bu sanatları koruyarak, turizmden daha fazla pay almayı sağlamak. Bir taraftan da gelecek kuşaklara bu sanatları aktarmak istiyoruz. Kentimizin bu konudaki potansiyeli mükemmel.''     
     -Bazı el sanatları-     
     Ahşap ve elverişli yüzeylerin kızgın metal bir kalemle yakılarak çeşitli motiflere bezenmesi işlemiyle yapılan yakma resim sanatının ustalarının da yer aldığı kentte, erik, gül gibi ağaçların yanı sıra Samandağ ilçesinde yetişen kamışlarla güzel bir sesin çıkması sağlanan, halk sanatları içerisinde nefesli sazlardan olan ''mey''in yapıldığı Hatay, bu açıdan önemli merkezler arasında bulunuyor.
     Tasavvuf müziğinin en önemli enstrümanlarından olan ve boğum aralığı nedeniyle yurt içi ve yurt dışındaki neyzenlerin tercih ettiği ''ney''ler ise Hatay'daki usta eller tarafından, binbir zahmet ve uğraşla Kasım ve Aralık ayları arasında doğal ortamdan toplanan kamışlarla üretiliyor.
     Müzik enstrümanlarının yanı sıra, Hatay'da hemen her köşebaşında görülen işletmelerde usta ellerin farklı renklerde taşlarla yaptıkları tablolar da dikkati çekiyor.
     Mozaik işçiliği, yakma resim, ney ve mey yapımlarının yanı sıra Hatay'da buğday sapı işçiliği, kilim ile aba dokumacılığı, çam kozalağından sepet, semercilik gibi unutulmaya yüz tutmuş el sanatları usta eller tarafından teknolojiye inat yaşatılmak için büyük gayret gösteriliyor.