OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE 1500 YILLIK GELENEK

Osmanlıdan günümüze 1500 yıllık gelenek olarak bilinen, saraylı kadınların gözdesi ipekli kumaşlara hammadde sağlayan ipek böcekçiliğinin Türkiye'de yeniden canlanmaya başladığı, Bursa'nın, bu sektördeki liderliğini ise Hatay, Diyarbakır ve Antalya'ya kaptırdığı bildirildi.
OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE 1500 YILLIK GELENEK
 Türkiye İpek Böcekçiliği ve İpekçilik Milli Komitesi Başkanı, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zeotekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çetin Fıratlı, bir etkinliğe katılmak üzere geldiği Hatay'da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ipekçiliğin, Osmanlı döneminde büyük gelişme gösterdiğini ancak, daha sonra çeşitli nedenlerle gerilediğini bildirdi.
     Fıratlı, ''Osmanlı'da bir taraftan ipek ticareti, diğer taraftan ipekli dokumacılık büyük bir iş hayatı yarattı. 16'ncı yüzyılın ortasına doğru, Osmanlı devletinin geniş topraklara sahip olması, zenginlik ve geçimin artması, saray adamlarının ve halkın süslü ve ağır elbiseler giyme arzusu nedeniyle ipekli dokumacılık çeşitlendi'' dedi.
 
   
     Başta Bursa olmak üzere İstanbul, Edirne, Amasya, Denizli, İzmir ve Konya gibi yerlerde ipekli kumaşlar dokunduğunu, bu sektörde Bursa'nın lideriliğinin, halk arasında bir şeyin yokluğunu, nadirliğini ve antikalığını anlatmak için söylenen ''Bulunmaz Bursa kumaşı'' tabirine de ilham kaynağı olduğunu vurgulayan Fıratlı, ''Ancak, Bursa, ipekböceği sektöründeki liderliğini son yıllarda Hatay, Diyarbakır ve Antalya'ya kaptırdı'' diye konuştu.
     Fıratlı, 1990'lı yıllarda 350 ton ipek böceği kozası üretilen Türkiye'de bu rakamın 2010 yılında 150 tona kadar gerilediğine dikkati çekerek, ''komite olarak, herhangi bir yatırım güçlerinin olmadığını ancak, ipek böcekçiliğinin Türkiye'de yeniden canlanması için oldukça etkin görevler üstlendiklerini'' ifade etti.
     1500 yılı aşkın ipek üretimi geleneğinin Türkiye'de devam etmesi, hatta dünyada lider olması gerektiğini belirten Fıratlı, son dönemde bu alandaki en büyük başarının Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde ortaya çıktığını vurgulayarak, şunları söyledi:
 
  
     ''Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası ve Borsası'nın hayata geçirdiği projeler sayesinde daha eskilere dayanan ipek böcekçiliğini canlandırma çalışmaları sayesinde şuanda Türkiye koza üretiminin yüzde 40'ı Kulp'ta üretiliyor. Bu anlamda Diyarbakır'ın ipek böcekçilinin merkezi bilinen Bursa'yı geçtiğini görüyoruz. 2010 yılı verilerine göre, yaş koza üretimi Diyarbakır'da 44 bin 689 kilogram, Bursa'da ise 5 bin 857 kilogram olarak ortaya çıktı.''
    
     -HATAY'DAKİ POTANSİYEL-
    
     Fıratlı, ipek böcekçiliğini yeniden canlandırmak için genel bir stratejiden çok yerelleştirmenin daha isabetli olacağını, bu konuda Hatay'ın geniş bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
     ''Ülkemizde koza üretimini yaygınlaştırmak için üreticilere ipek böcekçiliğinin ailelere getirilerini rakamlarıyla ortaya koymak ve ikna etmek zorundayız. Bu yüzden hükümetin kırsal kalkınma projelerinde ipek böcekçiliğine de yer vermesi gerekir. Örneğin, Antakya, Alanya, Diyarbakır, Ödemiş, Kumluca, Erzincan ve Elazığ gibi yerler ipek böcekçiliğine müsait ve tarihte de bu alanda önemli bir yere sahip. Antakya, özellikle Samandağ ve Harbiye ipek böcekçiliği merkezleri olarak biliniyor. Uygun köylerde yetiştiriciliği başlatır ve yaygınlaştırırsak o zaman dışarıdan koza ve iplik de alınmayacak.''
     Antalya'nın Alanya ilçesinde de önemli ölçüde üretim yapıldığını belirten Fıratlı, bu yerlerde üretilen ipeğin tezgahlarda işlendikten sonra küçük el sanatları olarak turistlere satıldığını ancak, seri üretime geçmek gerektiğini savundu.
   
     Fıratlı, bugüne kadar bu alanda gelişme sağlanmadığı için ipek üreticilerinin ithal ipek alıp kendi atölyelerinde dokuduklarını, son iki yıldır İtalya, Fransa, Çin ve Brezilya dahil bir çok ülkeye yaş koza satıp, ipek olarak geri aldıklarını belirterek, ''Bunu neden biz yapmayalım? Başarabileceğimize inanıyorum'' dedi.
     Üreticinin desteklenmesi ve Kozabirlik'in katkılarıyla Türkiye bu sektörde Osmanlı dönemindeki ününe yeniden kavuşacağını ifade eden Fıratlı, şöyle devam etti:
     ''Kozabirlik iç piyasanın ihtiyaçlarını karşılamak için üreticiyle işbirliği içinde. Üreticiye koza fiyatı uygulanıyor. Devlet koza alırken piyasa fiyatı arasındaki farkı tamamlıyor. Tüm ipek böceği üretimini Kozabirlik'te toplanıyor. Kozabirlik ipek böcekçiliği üretimin devam etmesi için üreticiye tohumu dağıtıyor, kozanın hasadı yapıldığında Kozabirlik ürünü satın alarak üreticiye ikinci kez destek oluyor.''
     Antakya'dan başka Diyarbakır'da da ipek böcekçiliği geliştirme projelerinin olduğunu belirten Fıratlı, Ödemiş'te de yeni bir proje hazırlığının devam ettiğini belirterek ''Halkın ipeğe rağbeti iyi. Pahalı olmasına rağmen ipekli ürün almak istiyor. Mağazadan ipek kravat aldığımızda arkasında 'Made in Italy' değil ''Made in Turkey'' yazmalı. Bunu yapacak coğrafi imkanlar, insan gücümüz ve yeteneğimiz var'' dedi.