ADALET BİR KEZ DAHA DİLEK DOĞAN’DAN ESİRGENDİ

Pazartesi günü Ali İsmail Korkmaz bugün de Dilek Doğan için adalet aramak üzere duruşmalara katıldık. Gençlerimizin öldürüldüğü bu davalarda ne yazık ki adaleti bir türlü göremedik. Aksine adaletsizliğin her türüne tanık olduk ve olmaya devam ediyoruz.
ADALET BİR KEZ DAHA DİLEK DOĞAN’DAN ESİRGENDİ
Saat 10:00 da başlayan duruşmaya İstanbul Milletvekilimiz Gamze İlgezdi ile beraber katıldık.  Sanık özel harekatçı polis Yüksel Moğoltay'ın katılmadığı duruşmada, önce Dilek Doğan'ın ağabeyi Mehmet Doğan'ın arkadaşı tanık Tayfun Yücebağ dinlendi. "Silah sesinden önce bir itiş, kakış, arbede olmadı. Ben sadece silah sesi duydum. Arama yapıldığında oradaydım. Babanın odaya girmek istediği doğru değildir, böyle bir şey görmedim" dedi.Sanık polisin arkadaşı tanık olarak ifadesinde: “Olaydan bir gün önce ertesi gün saat 01:00’de operasyon talimatı aldıklarını ve kendilerine aranan bir canlı bombanın yakalanma talimatının iletildiğini söyledi. Doğan ailesinin “aranan şahsa ait herhangi bir fotoğraf veya görüntü gösterilip gösterilmediği” sorusuna “bilmiyorum, hatırlamıyorum” gibi cevaplar verdi.Operasyon sırasında bir itiş kakış yaşandığını belirten tanık polis;  o sırada bir silahın patladığını  ancak Dilek Doğan’ı kimin vurduğunu görmediğini anlattı.Amirlerinin hemen ambulans çağırdığını ancak ailenin engellediği iddiası ise avukatlarca boşa çıkarıldı. Çünkü 112 kayıtlarında polisin ambulans istediğine dair bir kaydı yoktu. Çağrıyı yapan Doğan ailesinin komşularıydı.Doğan ailesinin avukatına göre: “Dilek vurulduktan sonra 45 dakika yaralı bir halde bekletilmiş, ailenin başka bir araçla Dilek’i hastaneye ulaştırma çabaları polisçe engellenmişitir.”Bu sırada acıları tazelenen Dilek’in anne ve babasının gözyaşları hepimizin içini acıttı.Bu ortamda Dilek’in kardeşinin slogan atmasını gerekçe gösteren mahkeme önce kısa bir ara verdi ardından duruşmanın kapalı yapılmasına hükmetti. Yapılan tüm itirazlara rağmen mahkeme tutumunda herhangi bir değişikliğe gitmedi.salonda “Dilek Doğan İçin Adalet İstiyoruz” sloganlarının yükselmesi üzerine de mahkeme saat 14’e kadar ara verdi. Aranın sonunda Gamze İlgezdi ve benim de duruşmayı izlememize izin verilmedi. Mahkeme başkanıyla konuşarak davanın önemini anlatarak, burada partilerimizin İnsan Hakları İzleme Komisyonu üyesi sıfatıyla bulunduğumuzu söylememe rağmen, başkanın tutumu değişmedi.Gencecik bir kızımız bir gece yarısı evinde polis tarafından açıkça öldürülüyor. Ancak Mahkeme bu güne kadar o polisi tutuklama gereği dahi duymayarak şimdiden “Adalet”i sağlamayacağının işaretlerini veriyor. Duruşma 30 Mayıs 2016 tarihine ertelendi.Ali İsmail’in, Berkin Elvan’ın, Cem evi bahçesinde öldürülen Uğur Kurt’un, Küçükarmutluda evine giderken polis kurşunuyla öldürülen Yılmaz Öztürk’ün, evinde öldürülen Dilek Doğan’ın ve daha bir çok gencimizin  katili polislerin mahkemelerce açıkça kollandığına şahit oluyoruz. Cumhurbaşkanına hakarette aslan kesilen yargı, suçsuz gençlerimizi öldüren polisleri  koruma konusunda da aynı tavrı gösteriyor. Tarihimizin en büyük yolsuzluklarını aklamada hukukun en ince detaylarını göz önünde tutarak aklayan yargı katilleri koruması vicdanları kanatan bir durumdur. Bu hukuksuzluklar gün geçtikçe halkta yargıya olan güveni sıfır noktasına taşımaktadır.Adalet’i sağlamakla yükümlü mahkeme bu tür davalarda gösterdiği tavrı burada da göstermiş ve duruşmayı basına, bizlere, izleyicilere kapalı yapılmasına karar vermiştir. İster istemez akıllara “mahkemeler halktan neyi gizlemeye çalışıyor” sorusu geliyor.Bugün için yargı adaleti sağlamaktan ne kadar kaçınırsa kaçınsın Gezi’den bu yana öldürülen tüm gençlerimizin katillerinin hak ettikleri cezalara çarptırılacakları günleri yaratacağımıza yürekten inanıyorum.