Arınç, Hatay'da, Birleşik Sanayici ve İşadamları Derneğini (BİRSİAD) ziyaret etti

''40 YILDIR SİYASETİN İÇİNDE BİRİSİ OLARAK SÖYLÜYORUM; ÇOK ÖZEL BİR DÖNEMİN İÇİNDEYİZ. OTOBAN, HAVAALANI KÖPRÜ, BARAJLAR, HIZLI TRENLERİYLE, SAĞLIK VE EĞİTİMDEKİ REFORMLARLA YURTTAŞLARIMIZ HİZMET DENİLEN ŞEYLE TANIŞTI''
Arınç, Hatay'da, Birleşik Sanayici ve İşadamları Derneğini (BİRSİAD) ziyaret etti
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''40 yıldır siyasetin içinde birisi olarak söylüyorum; çok özel bir dönemin içindeyiz. Otoban, havaalanı, köprü, barajlar, hızlı trenleriyle, sağlık ve eğitimdeki reformlarla yurttaşlarımız hizmet denilen şeyle tanıştı'' dedi.
     Arınç, Hatay'da, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile Birleşik Sanayici ve İşadamları Derneğini (BİRSİAD) ziyaretinde yaptığı konuşmada, Türk iş adamlarının dünyanın her tarafında ticaret faaliyetinde bulunduklarını, BİRSİAD üyelerinin de son yıllarda özellikle Afrika'ya çıkarma yaptıklarını söyledi.
     Türkiye'nin çok özel bir dönem yaşadığını belirten Arınç, ''40 yıldır siyasetin içinde birisi olarak söylüyorum; çok özel bir dönemin içindeyiz. Otoban, havaalanı, köprü, barajlar, hızlı trenleriyle, sağlık ve eğitimdeki reformlarla yurttaşlarımız hizmet denilen şeyle tanıştı. Makroekonomik göstergelerle çok iyi bir noktadayız. 1999'larda Türkiye'nin büyüme hızı eksi veriyordu. Ben yüzde 9, onda 9'ları hatırlıyorum. Son 3-4 yıldır yüzde 7'nin altına düşmüyoruz. Bu muhteşem bir başarıdır'' dedi.
     Arınç, özellikle son 3 yıldır global ekonomik krizin Amerika'dan başlayarak bütün Avrupa ülkelerini içine aldığına dikkati çekerek, ''Türkiye çok iyi bir yönetimle bu dönemi, en az zararla, hatta bu zararların bir kısmını da önüne çıkan fırsatları değerlendirerek başarılı bir süreçle götürdü. Amerika'da çok büyük firmalar yıkıldı, işsizlik fırladı. İspanya ve Portekiz'de işsizlik yüzde 28'lere yükseldi. Komşumuz Yunanistan da devlet başkanı ve milletvekillerinin maaşlarını ödeyemez duruma geldi. Bazı ülkeler mendil açıp dilenecek duruma geldi. Diğer ülkeler krizden kurtulmaya çalışırken Türkiye gayri safi milli hasılayı 750 milyar doların üzerine çıkardı'' diye konuştu.
    
     -''İHRACATI 20 MİLYARDAN 132 MİLYAR DOLARA ÇIKARDIK''
    
     Merkez Bankasının döviz rezervlerinin herkese güven verdiğini, büyüme hızının yüzde 7'lerde olduğunu, enflasyonun tek haneli rakamlara düştüğünün altını çizen Arınç, şunları söyledi:
     ''Fert başına düşen milli gelir 2002'de 2 bin dolar seviyesindeyken bugün 10 bin doların üzerinde. Hükümetimizin en büyük gayesi 2023 yılında yani Cumhuriyetimizin 100. yılında fert başına düşen geliri 25 bin doların üzerine çıkartabilmek. Bu büyük bir iddiadır. Bu iddia güçlü insanların işidir. Biz çerçöple uğraşmıyoruz. Ülkemizin kalkındırmanın güçlenmesini büyümesinin temellerini hazırlamaya çalışıyoruz.''
     Arınç, 2000-2001 krizinde esnaf, sanayi, küçük ve orta ölçekli işletme sahiplerinin büyük sıkıntılar yaşadıklarını belirterek, şunları kaydetti:
     ''Biz 2002'de hükümeti devraldığımızda yıllık ihracatımız 20 milyar dolardı, 132 milyar doları gördük. Son ekonomik krizde 100 milyar dolar seviyesinde kaldı. Bugün 2010 yılı sonu itibarıyla 120 milyar doları yakaladık. Çok şükür çok güçlü bir paramız var. Eskiden Afrika yamyamlarının paralarından çok daha değersiz, sıfırları bol, Kurtalan Ekspresi gibi, önde bir lokomotif arkada 6 tane vagon sıfır... Tuvalete giderken bile 6 sıfırlı parayla gidiyorduk. Bu hükümet bu sıfırların hepsini attı. Aslan gibi elif gibi tek başına 1'i bıraktı. Neredeyse 1 dolar 1 Türk lirası oldu. Bu başarının temelinde 2 sebep var. Bir, siyasi istikrar ve ona bağlı olarak ekonomik istikrar. Bunlar siyam ikizleri gibidir. Birbirinden ayıramazsınız. Ayırırsanız ölürler.''
    
     -''AK PARTİ 3. KEZ İKTİDARA HAZIRLANIYOR''-
    
     Türkiye'nin son 100 yılını çalkantılarla geçirdiğini belirten Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
     ''Çok partili bir siyasi hayata biz 1950'lerde girdik. Evet Demokrat Partinin kuruluşu 1944-1945'tir. Ama seçimlerde ilk defa çok partili siyasi hayatımız Demokrat Partinin iktidarıyla başlamıştır. Sene 1950, sene şimdi 2010... Kaç sene geçmiş, 60 sene geçmiş. Bu 60 senenin 10 senesinde Demokrat Partinin iktidarı var. Tek başına 54-57 seçimleri, 60'tan sonra darbeler başlıyor. 60'ta 27 Mayıs darbesi; ordu idareye el koyuyor. 3 tane masum insan asılarak şehit ediliyor. Ondan sonra darbe, müdahale, muhtıra dönemleri... 12 Mart 1971, arkasından 80 darbesi... 60 darbesinden sonra onların getirdiği bir anayasa var, 80 darbesinden sonra darbeyi yapanların getirdiği yeni bir anayasa var. 60 yılın neredeyse 40 yılı darbeler ve muhtıralar dönemidir''
     AK Parti iktidarı öncesinde iş başında DSP, MHP ANAP koalisyonu olduğunu hatırlatan Arınç, ''1999 seçimlerinde MHP yüzde 18,5, DSP yüzde 22, ANAVATAN da yüzde 15,5 oy oranında birleştiler. 351 milletvekili oldu. Yüzde 54'e yakın oyla koalisyon hükümeti kurdular. Öylesine başarısız oldular ki. Her biri ayrı telden çaldı, ortada hükümet kalmadı. Başbakanın nerede olduğu bilinmiyordu ki sonunda bir seçime mecbur kaldılar. 3,5 sene dolmadan seçime gittiler. MHP 18,5'dan yüzde 8,5'e düştü. DSP kayboldu adeta, yüzde 22'den 1,5'a düştü. ANAVATAN 15,5'ten 5,5'a düştü. Tam bir çöküş dönemi yaşandı. Bittiler tükendiler. İşte o sırada henüz daha bir yıl olmamış kuruluşundan bu yana, AK Parti tek başına iktidara geldi'' diye konuştu.
     AK Parti'nin tek başına iktidara geldiği dönemin Türkiye'de siyasetin iyice sıfırlandığı dönem olduğunu ifade eden Arınç, şöyle dedi:
     ''Milletvekilleri, siyasi partiler, hükümet, iktidar, muhalefet milletin gözünden düşmüştü. Yolsuzlular ayyuka çıkmıştı. Yalanlar, hileler, menfaatçilikler halkımızı nefret ettirmişti. İşte 2001'in Ağustos ayında AK Parti çıktı ortaya. Kurulumuzda 3 temel esas, 'Üç tane Y' ile mücadele etmekti; yolsuzluk, yasaklar ve yoksulluk. Halkın güven duyduğu insanlarla halkımızın ihtiyacı olan düşünce ve fikirlerle kuruldu. Her şeyin bittiği, tükendiği adeta sözün bittiği denilen yerde seçim oldu. Hükümet iş başına geldi. Aradan 8 sene geçti. Bugünkü anketler bu hükümetin kısmet olursa büyük bir kaza bela, keder olmazsa yine üçüncü dönem iktidar olacağını gösteriyor.''
    
     -YÜZDE 139 FAİZLE HAZİNE BONOSU SATTILAR''-
    
     Arınç, 8 yıldır hükümetin istikrarlı gidişinin arkasında ekonomik istikrarın da yattığını belirterek, şöyle devam etti:
     ''Ama bir kronolojiyi vermem lazım. 8 yıldan beri bu hükümetin istikrarlı gidişi, arkasından ekonomik istikrarın getirildiği zenginleşmeyi önümüze koydu. Her şeyin bittiği bir noktada koalisyon olmuş Türkiye fakirleşmiş, Hazine borç para bulabilmek için yüzde yüz 139 faizle hazine bonosu satıyor. Hazine'ye bile güven olmadığı için ancak 3 aylık faizlerle bunu satabiliyor. Bir panik, bir yok oluş, bir bitiş... Şimdi geldiğimiz noktada esnafın aldığı kredinin faizleri bir kaç puan. KOBİ'lerin aldığı çoğu faizsiz. Zirai kredilerde en düşük faizler çok şükür. Bugün Türkiye'de iş yapmak isteyenin önünde istihdamın önünde pek çok teşviklerle gayretlerle Türkiye ayakta duruyor. Biz yüzde 14 olan işsizliği yüzde 10'lara indirmeye muvaffak olduk. Avrupa'da bu krizin etkisiyle yüzde 10 işsizlik oranında olan ülkeler yüzde 28'lere çıktı. Biz her gün yeni iş alanlarıyla hükümetimizin verdiği teşvik ve desteklerle işsizliği düşürmeye çalışıyoruz.''
    
     -''ÇİN'DEN SONRA TÜRK MÜTEAHHİTLERİ DÜNYADA İKİNCİ KONUMDA''-
    
     Yabancı sermayenin eskiden Türkiye'ye yatırım yapmaya yanaşmadığını, ama son 8 yılda önemli yatırımların gerçekleştiğini ifade eden Arınç, konuşmasını şöyle tamamladı:
     ''Dünyanın her yerine Türkiye'den gönderilen sebzesinden meyvesinden mamul maddesine kadar 'Türk malı' ismiyle Avrupa'ya gönderiliyor. Türkiye'den gönderilen beyaz eşya ve televizyon o piyasanın yüzde 60'na sahip oluyor. Müteahhitlik hizmetlerinde Türk firmalarının ve müteahhitlerinin 283 firma içerisinde Çin'den sonra ikinci geldiklerini görüyoruz. En son Yemen'de Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'e refakat ettiğimizde uçağımızda 98 büyük iş adamı vardı. Havaalanı inşaatlarından, demiryolu inşaatına, otobanlardan, köprülere, barajlara kadar Türk müteahhitleri bütün dünyada nerede varsa iş yapabilecek noktaya geldiler. Çok şükür bu gayretlerin içerisindeyiz ki Türkiye gelişin büyüsün kalkınsın ve güçlensin''
     BİRSİAD Başkanı Ali İşgören ise, hükümetin istikrarlı politikası sayesinde iş adamlarının krizden etkilenmediklerini belirterek, derneğin çalışmaları hakkında bilgi verdi.
     İşgören, Arınç'a üzerinde sedef bulunan sehpa armağan etti.
     BİRSİAD'da düzenlenen toplantıya, Vali Celalettin lekesiz, Antakya Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Emniyet Müdürü Ragıp Kılıç ve iş adamları katıldı.