BAŞBAKAN ERDOĞAN KHALİFA ORTAK BASIN TOPLANTISI

''GÜNÜMÜZDE KALICI İSTİKRAR HALKIN HUZUR, REFAH, GÜVENLİK, MUTLULUĞUN GÜVENCE ALTINA ALINMASIYLA MÜMKÜNDÜR. BUNUN DA YOLU İNSANLARIN TEMEL HAK ÖZGÜRLÜKLERİNE SAYGI GÖSTERİLMESİNDEN GEÇMEKTEDİR'' -''ELBETTE TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KULLANILMASI KAOS VE ANARŞİYE DÖNÜŞMEMELİ. BU SÜREÇTE KATİYEN ŞİDDETE BAŞVURULMAMALIDIR'' -''ASLINDA KÖRFEZ ÜLKELERİNİN TÜM TİCARET HACMİNE BAKTIĞIMIZDA 1 TRİLYON DOLARLIK HACMİNİ DÜŞÜNDÜĞÜMÜZDE, BU İLİŞKİLERİMİZİN KÖRFEZ ÜLKELERİNDE ÇOK DAHA FARKLI BİR YERE OTURMASI GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ'' -''IRAK'A YAPACAĞIM ZİYARETİN TARİHİ HENÜZ BELLİ DEĞİL''
BAŞBAKAN ERDOĞAN KHALİFA ORTAK BASIN TOPLANTISI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Günümüzde kalıcı istikrar halkın huzur, refah, güvenlik, mutluluğun güvence altına alınmasıyla mümkündür. Bunun da yolu insanların temel hak özgürlüklerine saygı gösterilmesinden geçmektedir'' dedi.
     Başbakan Erdoğan ve Bahreyn Veliaht Prensi ve Başkomutan Yardımcısı Salman Bin Hamad Al-Khalifa ile başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenlediler.
     Türk ve Bahreyn halkı arasında her geçen gün gelişmekte olan ilişkilerle birlikte, gerek siyasi, askeri alanda gerekse ekonomik, ticari ve kültürel alanda ilişkilerin her geçen gün arttığına işaret eden Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
     ''İlişkilerimizi daha da ileri götürmek üzere son dönemlerde en üst düzeyde yapılan ziyaretler, bizim iş adamlarımız arasındaki gelişmeleri de artırmaktadır. Bu sağlam zemin üzerinde Bahreyn ile mevcut ilişkilerimizi ortak çıkarlarımız doğrultusunda ilişkileri geliştirmeyi ve güçlendirmeyi arzu ediyoruz. Bu arzunun Bahreynli kardeşlerimiz tarafından paylaşıldığını ifade ediyoruz.
     Az önce yatırım ajanslarımızın başkanları mutabakat zaptını imzaladılar. Bundan sonraki süreçte gerek karşılıklı, gerek müşterek ne tür adımlar atılacak bunları istişare edecekler. Salman ile çok çok yararlı görüşmeler oldu. Her düzeyde temaslarımızı sürdürerek, önümüzdeki dönemde siyasi diyalogumuzu güçlendirmeyi teyit ettik.
     2010 yılında Bahreyn ile ticaret hacmimiz 244 milyon dolara çıktı. 150 milyon dolardı 2009'da. Böyle bir artış trendi devam ediyor ama bunu yeterli görmüyoruz. Aslında Körfez ülkelerinin tüm ticaret hacmine baktığımızda, 1 trilyon dolarlık hacmini düşündüğümüzde, bu ilişkilerimizin Körfez ülkelerinde çok daha farklı bir yere oturması gerektiğine inanıyoruz.
     Mükemmel düzeydeki siyasi ilişkilerimize paralel olarak ekonomide atılacak adımları değerlendirdik. Sayın Salman'ın bakanlarımız ve iş çevreleriyle yarınki iş çevreleriyle gerçekleştireceği temasların ekonomik işbirliğimizin açısından yararlı somut sonuçlar vereceğine inanıyorum.''
    
     -BÖLGESEL KONULAR-
    
     Erdoğan, Bahreyn Veliaht Prensi Al-Khalifa ile iki ülkeyi yakından ilgilendiren uluslararası konuları da değerlendirme fırsatı bulduklarını ifade ettiği açıklamalarını şöyle sürdürdü:
     ''Bu çerçevede başta Tunus ve Mısır olmak üzere bölgemizdeki çeşitli ülkelerde son dönemde yaşanan gelişmeleri ele aldık. Ve dost ve kardeş ülkelerde çok sayıda can kaybına, bunun yanında binlerce insanın yaralanmasına vesile olan bu gelişmelerden duyduğumuz kaygıyı ve üzüntüyü paylaştık.
     Tabii ki günümüzde kalıcı istikrar halkın huzur, refah, güvenlik ve mutluluğunun güvence altına alınmasıyla mümkündür. Bunun da yolu insanların temel hak özgürlüklerine saygı gösterilmesinden geçmektedir. Elbette temel hak ve özgürlüklerin kullanılması kaos ve anarşiye dönüşmemeli... Bu süreçte, katiyen şiddete başvurulmamalıdır. Bu çerçevede Velihat Prens Sayın Salman ile görüşmemizde demokratikleşme ve reformlar yönünde atılan adımların önemine işaret ettik.
     Bahreyn'de sürdürülen demokratik reform sürecini takdirle izlediğimiz, Bahreynli kardeşlerimizin çabalarını desteklediğimizi de özellikle ifade ettim. Ortadoğu barış süreci, Lübnan, Irak, Afganistan ve İran gibi bölgesel konulara ilişkin güncel gelişmeleri içeriyor ve bunları da kısa da olsa değerlendirdik. Bu çerçevede barış sürecinin tüm kanallarda canlandırılmasının ve Filistin'de birlik ve beraberlik sağlanmasının taşıdığı önem itibarıyla da ortada. Irak'ta istikrarın tesisi ve ülkenin yeniden yapılandırılmasının bölgesel ölçekte taşıdığı önem ortada. İran'ın nükleer programına ilişkin itilafın bu ülkenin sivil amaçla nükleer teknolojiden yararlanma hakkını gözeten diplomatik yöntemlerle ilgili düşüncemizi zaten dünden bugüne hep ifade ettik. Bunu şahsım, Dışişleri Bakanım, ilgili bakan arkadaşlarım her platformda dile getirdiler. Görüşmemizde bölgemizde mevcut itilafların, diyaloğu öne çıkaran uzlaşmacı ve barışçı yöntemlerle çözümlenmesi gerektiği konusunda da görüş birliğinde olduğumuz ortada...
     Önümüzdeki Nisan ayında Körfez İşbirliği Konseyi Genel Sekreterliği görevini Bahreyn'li Dr. Raşit El Zeyani üstlenecektir. Bu bağlamda görüşmemizde bu konsey ile kurumsal düzeyde geliştirmekte olduğumuz ilişkilere önem atfettiğimiz ifade ettik.''
     Başbakan Erdoğan, Salman Al-Khalifa'nı ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
    
     -SORULAR-
    
     Bahreynli bir gazetecinin iki ülke arasındaki ticaret ilişkinin nasıl olacağına yönelik sorusu üzerine Erdoğan, Türkiye'nin müteahhitlik sektöründe dünyada önemli bir konumda olduğunu dile getirdi. Türk müteahhitlerinin dünyada alt ve üst yapı çalışmalarına girdiklerini dile getiren Erdoğan, ''Bahreynli firmalarla ikili yatırımlara girilebilir. Bu Türkiye'de, Bahreyn'de hatta 3. ülkelerde müşterek yatırımlara girebiliriz'' dedi.
     Başbakan Erdoğan, bir soru üzerine Irak'a yapmayı planladığı ziyaretin tarihinin henüz kesinleşmediğini, tarih belli olduktan sonra bunu açıklayacaklarını söyledi.
     Toplantı öncesinde ''Türkiye ve Bahreyn Arasında Karşılıklı Yatırımların Geliştirilmesine Dair Mutabakat Zaptı'' da imzalandı.