BİRLEŞELİM, GÜÇLENELİM, DEĞİŞTİRELİM

Yol arkadaşlarımızla yaptığımız toplantılar sonrasında CHP’ye katılmaya karar vermiştik. Seçtiğimiz tarih de 23 Temmuz 2010 idi. Nihayet söz konusu gün gelip çatmıştı. Partinin Samandağ ilçe binasının olduğu caddede sevenlerimizle, dostlarımızla, yol arkadaşlarımızla, akraba ve destekçilerimizle bir araya geldik.
BİRLEŞELİM, GÜÇLENELİM, DEĞİŞTİRELİM

  Yol arkadaşlarımızla yaptığımız toplantılar sonrasında CHP’ye katılmaya karar vermiştik. Seçtiğimiz tarih de 23 Temmuz 2010 idi. Nihayet söz konusu gün gelip çatmıştı. Partinin Samandağ ilçe binasının olduğu caddede sevenlerimizle, dostlarımızla, yol arkadaşlarımızla, akraba ve destekçilerimizle bir araya geldik.

Son derece coşkulu bir şekilde kucaklaştık gelen insanlarla.İki bayramı bir arada yaşıyorduk.Sonra partiye çıktık ve ben üyelik başvurumu yaptım. Bu törenin gövde gösterisine dönüşmemesi için özen gösterdik,  ailecilik de yapmadık. Umarım bu girişim memleket adına hayırlı olur.

Katılım töreninde bana bedenen ve ruhen eşlik eden herkese minnettarım.

Daha partiye katılmadan bir çok spekülasyon yapıldı: Babası bile yanında değil, iktidar partisi CHP’yi bölmek için bu adamı görevlendirmiş, falanla filanla danışıklı dövüş içinde, filanı bitirmek için partiye girdi, şirketlerinin başı darda o yüzden siyasete girdi, rant peşinde… Bir çırpıda aklıma gelenler bunlar. Hepsi birer hayal ürünü, akıldan ve mantıktan uzak.Vatanperverlik beni siyasete girmeye iten en önemli faktör,bu lütfen böyle bilinsin.

Memleketime ve memleketlime hizmet dışında bir hedefim veya niyetim yok.Art niyetli bir takım insanlar bunu zaman içerisinde görecek ve bana haksızlık ettiklerini idrak edecekler.CHP’ye girdim.Nasıl bir partiye girdiğimi çok iyi biliyordum.Yeniden yapılanmakta olan CHP’nin iç içe olduğu meselelere de vakıftım.Her şeye rağmen esen Kılıçdaroğlu rüzgarına katkı sağlamamız gerekiyordu ve biz bunu yaptık.Parti mensubu bazı şahsiyetler katılımımızı takdirle karşılamak yerine bizleri yerden yere vurmaya çalıştı.Olsun, biz bunlara da hazırdık. Parti içindeki temelsiz mevcudiyetlerine bir tehdit olarak gördüler bizleri. Biz arkadaşlarla ant içtik: Temiz siyaset yapacağız. Ne kadar yapılabilirse.Elimizden geldiğince.Etrafımızdaki her şey değişebilir ama  bizim temiz siyaset pusulamız asla değişmeyecek.Bize güvenenleri hiçbir zaman hayal kırıklığına uğratmayacağız,buna da yeminliyiz.Özgür iradenin ön plana çıkması için çaba sarf edeceğiz.Kimseyi kayırmayacak,kimseyi de ötekileştirmeyeceğiz. Siyaseti ticarete çevirmeyeceğiz. Kimsenin kanatları altında siyaset yapmayacağız. İç çekişmelerin ve kavgaların dışında kalmaya özen göstereceğiz.İnsan merkezli siyasetler üreteceğiz.Yaptığımız siyasetle insanımızın evine ekmek götürmesine olanak sağlayacağız.Eğitimi sürekli ön planda tutacağız. Memleketimizde turizmin canlanması için ne gerekiyorsa yapacağız.İş sahaları yaratmak için çabalayacağız. Gençlerimizi spora teşvik edeceğiz. Zamana, insanımıza, tabiata ve her şeye saygı duyacağız. Kendimizle ve etrafımızla barışık olacağız.CHP’nin selameti için çalışacağız çünkü bu partinin selameti Türkiye Cumhuriyeti’nin selameti demektir.Bu partinin selameti Atatürk’ün ilkelerinin, çağdaş yaşamın, hür iradenin,kalkınmanın,kardeşliğin ve demokrasinin selameti demektir.Biz bu bilinçle yola çıktık ve bu yoldan şaşmayacağız.

Şimdi soruyorlar ‘Bu aile bu memlekete ne vermiş?’ diye. Bu ailenin memlekete ne verdiğini anlamak için biraz objektif olmak lazım. Binlerce insana sağlanan istihdam, yaptırılan okullar, verilen maddi destekler, burslar.Bunları görmek istemeyen insanların objektif olmaları zaten beklenemez.Bizi eleştiren bu insanlar aynı soruyu kendilerine de sorsunlar.Her insanın kendi çapında bir katkısı olur ihtiyaç sahiplerine.Biz iki okul yaptırmışken eleştirenler bir öğrenciye bir defter vermemişse,biz binlerce insana iş imkanı sunarken bazı insanlar memleket ekonomisine zerre kadar katkı sağlamadıkları halde bizleri acımasızca eleştiriyorsa bu işte bir terslik olduğu aşikar.Kimisi diyor ki:Ben 25 yıldır partideyim,sen ise dün girdin,neden milletvekilliği hakkını kendinde görmeye başladın hemen?Buna hakkın yok…Arkadaşlar! Dostlar! Ben anayasanın bana tanıdığı haklardan birini kullandım ve bu yola koyuldum. Sizler de aynı hakka sahipsiniz. Hatta 25 yıllık partili olma avantajını da kullanabilirsiniz. Şahsiyetinize, vizyonunuza, adaletinize, birikiminize, becerinize, vatanseverliğinize güveniyorsanız buyurun, siz de aday olun. Bu olay kimsenin tekelinde değil. Kimseyle polemiğe girmeye niyetim yok ama bir kesim var ki hiçbir zaman sağduyulu ve adaletli olamayacak çünkü karakterleri buna müsait değil. Onlar eleştirecek ben çalışacağım,onlar beni rakı sofralarına meze edecek ben daha büyük bir şevkle çalışacağım,onlar beni yerden yere vuracak ben alınmayacak ve geniş olacağım.

Bir noktaya değinmeden edemeyeceğim: Bugün itibariyle istediğim herhangi bir ülkede yaşam sürebilirim. Bunun için her anlamda gerekli şartlara da sahibim.Oysa ben kendimden ziyade memleketimi düşünerek zoru seçtim.İnsanlara faydalı olabilmek için bir çok şeyden feragat ettim.Bildiklerimi ve gördüklerimi Hatay ve Türkiye Cumhuriyeti için faydaya dönüştürme çabalarına giriştim. Bunların takdir edileceğini umuyorum.Bunun için ben üzerime düşeni layıkıyla yapmaya çalışacağım.

Bir gün Hatay siyasetinde yirmi yıl boyunca çok önemli roller üstlenmiş biriyle karşılaştım.’Siyasete giriyormuşsun, hayırlı olsun’ dedi. Teşekkür ettim. Ekledi: Siyaset için vaktin ve nakdin olacak dedi.’Peki, başka bir şeye ihtiyacım olmayacak mı?’dedim. Bilgi,kültür,vizyon,vicdan,adalet,saygı,sevgi,disiplin, çalışkanlık…Bunlara ihtiyacım olmayacak mı? Yani paran ve zamanın varsa siyaset yapabilirsin…

İstisnalar dışında yıllar yılı bu zihniyet hakimdi politik hayatımıza, sonuç ortada. Artık bu zihniyetten kurtulmak lazım. Bizim kavgamız da bu.Bizim kavgamız zihniyetle,bizim kavgamız bu sistemle ve bu kavgada muzaffer olmamızın yolu birliktelikten geçer.Biz,vatansever ve vicdan sahibi insanlar hep beraber bu işin üstesinden geleceğiz.Aydınlık bir ülke için bundan başka yol yok.

Birleşeceğiz,güçleneceğiz,değiştireceğiz…”