MHP’li Prof.Dr. Yavuz’dan SEÇİM Değerlendirmesi

   MHP Hatay 2’nci sıra Milletvekili Adayı olan Prof.Dr. Celalettin Yavuz, 12 Haziran 2015 Cuma günü İskenderun Gazeteciler Cemiyeti’nde İskenderun ve Hatay yerel basınına Genel Seçimler sebebiyle  teşekkür etti. Daha sonra da 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri sonrası muhtemel hükümet tabloları ve Suriye iç savaşı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yavuz’un değerlendirmeleri şöyledir:
MHP’li Prof.Dr. Yavuz’dan SEÇİM Değerlendirmesi
   2015 Genel Seçimleri sonrası ortaya çıkan tabloya bakınca “Seçmen, bir AKP-HDP koalisyonu istiyor!” şeklinde bir resim var.   Seçim sonucunu AKP-MHP koalisyonu gibi görenler de var. Bu ihtimal 2 önemli koşulda gerçekleşebilir: (1) AKP’nin çözüm süreci safsatasını geri çekmesi, (2) 17-25 Aralık 2013 yolsuzluklarının ve diğerlerinin bağımsız yargıya taşınarak adalet sisteminin devreye girmesi. AKP buna “Evet” diyebilir mi? Herhalde demez! Dolayısıyla bazı AKP’li bilmişlerin gazına gelen MHP’lilerin dediği “Çözüm sürecini ortadan kaldırmak için AKP-MHP koalisyonu gerekli. MHP, buna mecburdur!” ifadesine katılmak mümkün değildir.    Bir diğer seçenek de AKP-CHP koalisyonudur. “Açılım” konusunda CHP, nüanslarla aynı görüştedir. Burada en büyük sıkıntı, CHP’nin kampanya boyunca dilinden düşürmediği  yolsuzluk dosyaları”dır. Bunu görmezden gelecek bir CHP’yi, seçmen bundan sonra tutar mı?    CHP-HDP ortaklığında, MHP tarafından dışardan destekli bir hükümet dei de düşünenler var. Her üç parti de yolsuzlukların üzerine gidilmesi konusunda hemfikir. Ancak, bu denklemde MHP’nin HDP’le “açılım” konusunda anlaşması mümkün değildir.    Geriye AKP-HDP koalisyonu ihtimali kalıyor. Seçim sonrası HDP Eşbaşkanı Demirtaş’ın “AKP’yle köprüleri atan” konuşmaları sebebiyle sanki yokmuş gibi düşünülüyorsa da kazın ayağı pek de öyle değil. Eğer HDP, hükümet dışında kalırsa teröristbaşı Öcalan nasıl “özgür” kalacak? Genel af nasıl çıkacak? Dağdaki (aslında şehirdeki) PKK teröristleri nasıl dağdan inecek? Demokratik özerklik nasıl elde edilip teröristler bu bölgenin güvenlik gücü yapılacak? Anayasa’da değişiklik nasıl yapılacak?    Demirtaş’a, “Gel hükümet olalım. Sana yukarıdaki şartları sağlayacağım ama sen de yolsuzluk meselesi üzerine gitme, Erdoğan’ı da rahat bırak!” derlerse, “Hayır!” diyebilir mi? Bu kadar kazanım var iken, “Ben söz verdim, yolsuzlukların üzerine gitmeyeceğim!” demeyi sürdürebilir mi? Hele de İmralı’dan çok yakında gelmesi muhtemel “Hükümete girin!” şeklinde bir talimat olursa…Demirtaş, pazarlık için avantaj sağlamaya çalışıyor. İstediklerini yapabilmek için AKP’yle koalisyon kurmaya mecbur olduğunu biliyor. AKP de, yolsuzlukların üzerini sadece bu kadar çok isteğe “Evet” diyerek örtebileceğini görüyordur.   Cumhurbaşkanı Erdoğan da diken üzerinde. Davutoğlu’nun “Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı gibi, başbakan da başbakan gibi olmalı!”  şeklindeki ifadesinden sonra inisiyatifi daha da fazla elde tutmak isteyecektir. İş çevresinin tercihi AKP-CHP koalisyonu. Bence de ehveni şer. Zira ekonomi alarm veriyor. Ancak bu koalisyonın önündeki en büyük engel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kadar uzanacağı iddia edilen yolsuzluk dosyalarıdır.   Hükümet denklemi için en yakın ihtimal AKP-HDP koalisyonudur. Şahsen en kötüsü olacağını düşünüyorum. Zira bu ihtimal, sadece tarafların kayıp-kazançları açısından değil, yurtdışı bacağı tarafından da bize kabul ettirilmeye çalışılacaktır.
   Türkiye, seçmenin soru işaretleriyle dolu bıraktığı bir sonuçla karşılaştı. Bu arada erken seçim ihtimalini de ortaya atanlar var. AKP’li vekillerin çoğunun yeni olduğu bu tabloda, “emeklilik” için gerekli 2 yıl geçmeden bunun mümkün olamayacağı belli gibidir.