''TÜRKİYE'DE ADALETE SADECE ADALET SARAYLARINDA DEĞİL, BİZZAT KENDİSİNE DE İHTİYACIMIZ VAR.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ARINÇ HATAY'DA -ARINÇ: ''TÜRKİYE'DE ADALETE SADECE ADALET SARAYLARINDA DEĞİL, BİZZAT KENDİSİNE DE İHTİYACIMIZ VAR. ONU SAĞLAMAK İÇİN DE ELİMİZDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERİYORUZ'' -''ESNAF VE SANATKARI AYAKTA TUTMAK İÇİN, ÖZELLİKLE KÜÇÜK ESNAF İÇİN MARKETLER YASASI DA DAHİL OLMAK ÜZERE BÜTÜN TEDBİRLERİ ALACAĞIZ''
''TÜRKİYE'DE ADALETE SADECE ADALET SARAYLARINDA DEĞİL, BİZZAT KENDİSİNE DE İHTİYACIMIZ VAR.
 Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Türkiye'de adalete sadece adalet saraylarında değil, bizzat kendisine de ihtiyacımız var. Onu sağlamak için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz'' dedi.
     Arınç, Hatay'daki programı kapsamında Antakya merkezdeki Habib-i Neccar Camisi'ni gezdi. Arınç, cami çıkışında kendisine Arapça ''Hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz'' diye seslenen bir kişiye yine Arapça teşekkür etti.
     Uzun Çarşı'yı gezerek, esnafı ziyaret eden, çarşı içindeki Ahmediye Camisi'ni de gezen Arınç, daha sonra çarşı meydanın da toplanan esnafla bir araya geldi.
     Arınç, burada yaptığı konuşmada, Sadullah Ergin'in başında bulunduğu Adalet Bakanlığının Türkiye için en hayati, en önemli çalışmaları yaptığını belirterek, Anayasa değişikliği süreci, onun öncesi ve sonrasında Ergin'in mesaisinin çoğunu Adalet Bakanlığında geçirdiğini söyledi.
     ''Adalet mülkün temelidir'' sözünü hatırlatan Arınç, şöyle devam etti:
     ''Adalet insanlara yol gösterir. Bir gıda kadar ihtiyacımız vardır ama gerçek adalete ihtiyacımız var. O yüzden Türkiye'de adalete sadece adalet saraylarında değil, bizzat kendisine de ihtiyacımız var. Onu sağlamak için de elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Sayın Bakanımız ile birlikteyiz.''
    
     -ESNAFA YÖNELİK DÜZENLEMELER-
    
     Arınç, Türkiye'de esnaf ve sanatkarların milyonları temsil ettiğini belirterek, hükümetin ilgi duyduğu diğer bir konunun da esnaf ve sanatkarların güçlendirilmesi olduğunu bildirdi.
     Anayasa'da da esnafla ilgili tedbirlerin alınması gerektiğinin yazdığını anlatan Arınç, şunları söyledi:
     ''Anayasa'da yazan her şeyi bugüne kadar çok da dikkate almadılar. Ama bizim esnafımıza şükran borcumuz var. Neden biliyor musunuz? Çünkü esnaf ve sanatkar Türkiye'nin temel direği. Çalışkan, namuslu, alın terini bilen, milli ve manevi değerlere bağlı insanlar. Bizim esnafımızda Ahi Evran geleneği var. Ustalar çıraklar yetiştirir, yapacakları işin ne kadar temiz ve dürüst olması gerektiğini öğütlerler. Antakya'nın esnafının da ahi geleneğinden yetiştiğine, alın teri ve göz nuru ile güzel ürünler meydan çıkardığına inanıyorum. Ama sadece Türkiye ile sınırlı kalmamalı ihracatımızı artırmalıyız. Yeni pazarlar bulmalıyız.''
     Arınç, 2001 ve 2002 yıllarındaki ekonomik kriz dönemlerinde Arjantin'de sosyal patlamalar olduğunu hatırlatarak, buna karşın Türkiye'de böyle bir olayla karşılaşılmadığını, bu konuda emeği olan esnaf ve halka şükran borçları bulunduğunu dile getirdi.
     Esnaf için gerekli tedbirleri aldıkları belirten Bakan Arınç, ''Esnafa, sanatkarlara tanıdığımız kredi imkanlarını, bunların faizlerinin ne kadar düşük olduğunu, bu üretilenlerin Türkiye içinde ve dışında satılabilmesi için ne kadar çok teşvikler uyguladığımızı biliyorsunuz. Yeterli olmayabilir ama yapacağız. İnancımız var, güvenimiz var'' dedi.
     Esnaf ve sanatkarı ayakta tutmak için, özellikle küçük esnaf için marketler yasası da dahil olmak üzere bütün tedbirleri alacaklarını ifade eden Arınç, ''Herkesin vahşi kapitalizmin pençesinde kalmak yerine kendisinin işiyle, emeğiyle, alın teriyle üretip satabileceği, evine ekmek götürebileceği bir sistemi Türkiye'de yerleştireceğiz. Bundan dolayı kimsenin kuşkusu olmasın'' diye konuştu.
    
     -HATAY'A YAPILAN YATIRIMLAR-
    
     Arınç, Hatay'ın bütünüyle birlikte tarihi, kültürü, turizmi, ekonomik potansiyeli çok büyük ve güçlü bir il olduğunu belirterek, milyar dolarlık sanayi yatırımları olan kentin turizmde de çok iyiye gittiğini söyledi.
     Hatay'ın dünyanın göz bebeği haline geleceğini vurgulayan Arınç, şöyle dedi:
     ''Gelecekler burada camileri, kiliseleri görecekler. Hatay'ı bir kültür turizminin beşiği yapacağız. Eskiden Hatay'a havaalanı ile ulaşmak mümkün değildi. Uçak uçar mıydı? Uçmazdı. Eskiden uçağa binmek için, grand tuvalet takım elbiseniz, elinizde bond çantanız, kafada bir melon şapka, ağızda bir puro olacak, cebinizde de para olacaktı. Şimdi bakıyorum uçakta bir tarafta hacı teyze, bir tarafta askere giden delikanlı, diğer tarafta esnaf arkadaşımız var. 8 yıllık iktidarımız döneminde Türkiye uçağa bindi. Elitlerin, seçkincilerin bindiği uçağa artık Antakya'nın güzel insanları da bazen 60, bazen 50, bazen 70 lira, önceden alırsa otobüse binmekten daha karlı gelebiliyorsun. İstanbul'dan, Ankara'dan, İzmir'den Hatay'a uçak var. Bu çok güzel bir şey. Şimdi dünyadan da uçak seferleri başlayacak. Buradaki havaalanı genişletiliyor. Terminal binası mükemmel, en kısa sürede bitecek. 100 milyon harcıyoruz oraya. Neden? Daha çok uçak gelsin oraya, Hatay'ın esnafı daha çok kazansın. Bu güzel beldeyi daha çok insan tanısın dünyada ve ondan sonra hepimizin cebine daha çok para girsin.''
     Hatay örneğinin bütün dünyaya gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Arınç, ''Medeniyetler çatışması değil, medeniyetler ittifakı. Barış, diyalog ve uzlaşmayı bütün dünyaya gösterelim; burada ezanla, çanla, hazanla bir arada bin yıl yaşamış insanlar, neden birbiriyle kavga etmemişler. Birbirlerinin hukukuna neden el ve dil uzatmamışlar dünyaya gösterelim. İnşallah elbirliğiyle Antakya ve tüm Hatay'ı ihya edeceğiz. Barajlar yapıyoruz, bölünmüş yollar yapıyoruz, havaalanları kuruyoruz, üniversiteler kuruyor, yüksek okullar açıyoruz. Yeter ki, insanımıza daha çok hizmet edelim'' diye konuştu.
     Hatay Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Abdulkadir Teksöz'den, esnafın durumuyla ilgili bilgi alan Arınç, bir künefe ustasının yaptığı gösteriyi izledikten sonra, Saint Pierre Kilisesi'ni gezdi.
     Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç'a gezilerinde, Adalet Bakanı Sadullah Ergin de eşlik etti.