Vekil Seçilemesem de Hataylılar İçin Sözüm Söz

Genel Seçimler sırasında MHP Hatay 2. Sıra Milletvekili Adayı olarak oldukça yoğun bir seçim kampanyası yürüttüm. Geriye bakıp “Keşke şunu da yapsaydım!” diyecek hiçbir soru kuşku bırakmadım. Tüm moleküllerimle adeta “Kanımın son damlasına kadar!” MHP’ye bir oy daha nasıl getirebilirim diye mücadele ettim. 
Vekil Seçilemesem de Hataylılar İçin Sözüm Söz
Nasip değilmiş. Bu sonuca karşılık, seçim sürecinde Hataylı hemşerilerimin “Milletvekili olursan bizleri unutma, şu isteklerimize kulak tıkama!” dedikleri hususları da unutmadım. Bunları bugünden itibaren başta Hatay yerel basını olmak üzere, Hatay Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkanı’nın dikkatini çekmek için köşe yazılarıma koymaya başladım. Çünkü “Hataylıların Sesi” olarak devam etmeye azmettim!Payas’ın Sincan mahallesinde bir taşeron işçi kardeşimin feryadına göre, sanayi şirketleri asgari ücreti kağıt veya banka üzerinden vermek yerine elden veriyormuş. Bu durumda vergi kaçakçılığı yapılıyormuş. 500 kişilik veya 5.000 kişilik işçinin ücretlerinden kaçırılan vergiyi bir düşünün!   Aynı yerden bir hanım çalışan da sigortalı çalışmak istediklerini bildirdi. Emekli olup, yaşlılığında rahat bir dönem geçirmek isteyen kadınların bu haklı isteğine hayır diyebilmek mümkün müdür? Acaba hükümet nerede? Çalışma Bakanlığı nerede? Hatay Valisi nerede?   Tır şoförlerinin de SRC belgesiyle ilgili büyük sorunları var. Özellikle sınav ve harçlar konusunda sıkıntılar büyükmüş.   İskenderun Alevi Kültürünü Araştırma Derneği (AKAD)’ın da oldukça masum ama haklı istekleri var. Kur’an kursu açamıyorlarmış. Gerekçesi de Alevi kesimdeki “Molla ve Melle” uygulaması, İmam Hatip Liseli olunmadığı için kabul edilmiyormuş. AKAD’lı Alevi kardeşlerimiz bunu Diyanet İşleri Başkanlığı’nda konuyla ilgili yönergede yapılabilecek bir değişmeyle düzeltilebileceğini söylüyorlar. Özellikle imamı bulunmayan köylerde bu durum büyük bir ihtiyaçmış. Yönergede “Fahri İmam” uygulaması değişikliğini istiyorlar.   Dörtyol’da Neşeli Sokak var. Kısaca “Kivreler” de dediğimiz bu kesimin en büyük sorunu, 16-17 yaşında evlenmeler çok yaygın olduğu halde, bu evlenmelerin suç teşkil ediyor olması. Daha önceleri de yaşanan bu olaylar, son zamanlarda mahkemelere düşürmüş.Payas’ınKozludere mahallesi de özellikle yayla ve mahalle yolunun yapılmayışından şikayetçi. Ancak en büyük şikayet 2B arazilerinin durumu. 1A’lar bile bekletiliyor. Tapu Kadastro’nun 5 yıldır beklettiği söyleniyor.Kozludere’nin sağlık ve eğitimle ilgili de sorunları var. 1990’lı yıllarda ilkokul kapatılmış. Nüfusu 1.500’ü geçen mahallenin (aslında köy), sağlık ocağı da yok. Haftada 2 kez gelen 1 hekim ve 1 hemşire ise derde deva değil.   Suyu da sğlıklı olmayan Kozludere’nin isteği “Mahalle olmayalım, köy kalalım!” şeklinde. Zira mahalle olduktan sonra imarsız binalar elektrik abonesi olamıyor, dolayısıyla sayaç takılıyor ve elektrik de alamıyorlar.   Dörtyol’un Karakese mahallesi de derelerin ıslah edilmeyişinden şikayetçi. DSİ’nin onayı olmadığı için, ıslah edilmeyen derelerin bulunduğu yerlerde belediye asfalt da dökemiyor. Bakalım Hatay Valisi ve hükümet bu işe ne diyecek? Aslında mahallenin üst kısmına yeni bir kanal yapılsa, sorun büyük ölçüde çözülecek gibi. Aksi halde Temmuz 2013’te “afet” gibi yaşanan sel felaketinin tekrarı her an gelebilir. Bu konuda Karakese’ninHüsamlı mıntıkası son derece sıkıntılıdır.   Son Söz: Burada üslup gereği “Son Söz” yazıldı. Hataylı hemşerilerimizin sorunlarını kamuoyu ile paylaşmak, Hataylıların Sesi olmak için bu sözü daha sonra devam ettireceğiz. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Celalettin Yavuz, milletvekili seçilememiş olsa da, daha önce yaptığı gibi hem milletin ve devletin, hem de Hatay’ın ve Hataylıların sorunlarını kamuoyu ile paylaşacak, çözüm önerilerini paylaşacaktır.Not: Mübarek Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur ve barış getirmesini dilerim.