AKDENİZ'DE KAYISI ÜRETİMİ YAYILIYOR

DÜNYA KAYISI ÜRETİMİNİN YÜZDE 20,6'SINI KARŞILAYAN TÜRKİYE, YILLIK 716 BİN 450 TON İLE İLK SIRADA YER ALIYOR -SON YILLARDA DOĞU AKDENİZ BÖLGESİNDE ÜRETİM ALANLARI GİDEREK GENİŞLEYEN KAYISIDA ERKENCİ VE YÜKSEK VERİM ELDE ETMEK İÇİN ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLÜYOR
AKDENİZ'DE KAYISI ÜRETİMİ YAYILIYOR
Akdeniz bölgesinin, yüksek gelir getiren erkenci kayısı üretimi için uygun olduğu, son yıllarda Adana, Hatay ve Mersin'de sofralık kayısı üretiminin arttığı bildirildi. Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Doğu Akdeniz'de erkenci kayısı üretimi ve verimini artırmak için çalışmalarını sürdürüyor.
     MKÜ Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytekin Polat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kayısının, ülkemizde ekonomik anlamda yetiştirilen çok yararlı ve önemli bir meyve olduğunu belirterek, taze kayısıda dokuz farklı şeker, on sekiz serbest amino asit, zengin A vitamini ve beta karoten, yüksek miktarda potasyum ve demir elementi bulunduğunu söyledi.
     Kayısının, içerdiği organik ve inorganik maddeler nedeniyle insan sağlığı bakımından da önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Polat, şöyle devam etti:
     ''Dünyada üretilen kayısının önemli bölümü sofralık olarak tüketilmektedir. Ancak kayısı hasat döneminin kısa olması, çabuk bozulması, raf ömrünün kısa olması nedeniyle daha çok kurutularak veya işlenerek değerlendirilmektedir. Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık yüzde 20-25'lik kısmı kurutulmaktadır. Sofralık ve kurutmalıkların dışında geriye kalanlar ise işlenerek değerlendirilmektedir. Meyvesinin yanı sıra çekirdeklerinden tatlı olanları çerez olarak tüketilmekte, acı olanlar ise kozmetik ve ilaç sanayisinde ham madde olarak kullanılmaktadır. Ayrıca kayısı çekirdeğinin tohum ve kabuğundan badem yağı, yemeklik yağ, benzaldehit (aroma esansı), furfural, aktif karbon, amigdalin ve hidrosiyanik asit elde edilmektedir.''
     Polat, kayısıda ağacın gövde, dal ve çekirdek kabuklarının yakacak olarak kullanılmasının yanı sıra kayısı ağacının yaş ve kuru yapraklarının da hayvan yemi olarak değerlendirildiğini kaydetti.
     Dünya yaş ve kuru kayısı üretiminde, 716 bin 415 ton ile Türkiye'nin birinci sırada yer aldığını ve toplam dünya kayısı üretiminin yüzde 20,6'sını karşıladığına dikkati çeken Polat, şunları söyledi:
     ''Türkiye'nin en önemli kayısı üretim merkezi Malatya'dır. Kuru kayısı üretiminin yaklaşık yüzde 50'si bu ilden sağlanmaktadır. Mersin, Adana ve Hatay illeri ise sofralık kayısı üretiminde pilot bölgelerdir. MKÜ olarak elverişli ekolojiye sahip Akdeniz bölgesinde, farklı malç tiplerinin kayısıda erkencilik, verim ve meyve kalitesi üzerine etkileri konusunda önemli araştırmalar yaparak rekoltenin artmasına katkı sağlamaya çalışıyoruz.''
    
     -HATAY'DA KAPAMA KAYISI BAHÇELERİNDE ÜRETİM ARTIYOR-
    
     Sofralık kayısı yetiştiriciliğinde pazara erken meyve çıkarmanın, yüksek gelir sağlamak için çok önemli olduğunu vurgulayan Polat, şunları kaydetti:
     ''Akdeniz kıyılarımızın Antalya Finike'den Hatay'ın Samandağ ilçesine kadar uzanan sahil şeridi, subtropik iklim nedeniyle elverişli bir ekolojiye sahiptir. Kuzeyi Toros Dağları'yla soğuk rüzgarlara kapalı, güneyi de denizin kışı ılıklaştırıcı, yazın serinletici etkisi altında olduğundan Akdeniz kıyı şeridinde, erkenci kayısı yetiştiriciliği başarıyla yapılmaktadır. Son yıllarda, Hatay'da da kapama kayısı bahçe sayısında önemli artışlar olmuştur. 1999 yılında Hatay'ın kayısı üretimi 3 bin 566 ton iken, 2008 yılında 7 bin 435 tona ulaşmıştır. Bu kısa sürede, yüzde 100'ü aşan üretim artışı kayısı yetiştiriciliğinin yöremiz tarımındaki önemini açıkça göstermektedir. Son 10 yıl içinde özellikle Hatay yöresinde yeni çeşitlerle kapama kayısı bahçelerinin kurulması ve kayısı yetiştiriciliğinde önemli ölçüde artış olmasında, MKÜ'nün bölgede yaptıkları çalışmaların önemli etkisi olduğu düşünüyoruz.''
     MKÜ'nün bölgede organik ve inorganik örtü materyali projesi başlattığını, proje kapsamında Ninfa, Bebeco, Aurora ve Roksana cinsi kayısı çeşitleri kullanıldığını ifade eden Polat, buradaki amacın, meyve olgunluğu süresini öne çekmek, verimi artırmak ve erkencilik sağlayarak, üreticilerin gelirlerini artırmak olduğunu sözlerine ekledi.