Aras: Dönülmesi zor bir yola girilecek

Sağlık ve Sosyal Hizmet emekçileri Sendikası (SES) Hatay Şube Başkanı Dr. Ahmet Aras, aile hekimliği uygulamasını eleştirdi, uygulamayla geri dönülmesi zor bir yola girileceğini bildirdi.
Aras: Dönülmesi zor bir yola girilecek

Dr. Aras, “Sağlık alanında bugüne kadar yaşananlar, bundan sonra yaşanacaklar yanında halen çok küçük kalmaktadır. Romanya'da olduğu gibi hastaneler kapatılmadan, sağlık emekçileri iş için başka ülkelere göç eden köleler olmadan, halk sağlık hakkından tamamen yoksun kalmadan bu uygulamalara son verilmesi için tüm emek ve demokrasi güçleri mücadele birliği içinde olmalıdır” dedi.

2005 yılında Genel Sağlık Sigortasının önemli bir parçası olarak Düzce'de başlatılan Aile Hekimliği uygulamasının bugün elliye yakın ile yaygınlaştırıldığını, 2010 yılı sonuna kadar tüm ülkede uygulanacağı Sağlık Bakanlığı tarafından her fırsatta dile getirildiğini, 'her hafta bir il' anlayışı ile çalışmaların yürütüldüğünü belirten Dr. Aras, 2010 sonuna gelirken ülkemizin tüm sağlık ocakları kapatılarak yerine; bir hekim ve bir aile sağlığı elemanının görev yaptığı, adına Aile Sağlığı Merkezi denilen muayenehaneler alacaktır. 2010 yılı sonuna gelirken Türkiye sağlık sistemi ve sağlık ortamı, uzun vadede birçok sıkıntıya yol açacak ve geri dönülmesi zor bir yola girmiş olacaktır. Sendikamızın GSS, Aile Hekimliği ve sağlıkta dönüşümün tüm uygulamalarına karşı çıkış nedenleri, bu uygulamaların IMF ve Dünya Bankası dayatmaları olduğunu söylememiz Hükümet ve Sağlık Bakanı tarafından her zaman reddedilmiştir. Ancak GSS yasasının parça parça uygulamaya konulması ile gerçekler gün ışığına çıkmaya başlamıştır. Katkı, katılım, ilaç, ortez, protez paraları, 18 yaş altı çocukların ücretsiz bakılmaması, hastane hastane dolaştırılan acil vakalar ve yoksul hastalar Türkiye'nin günlük uygulama ve manzaraları olmaya devam etmektedir. Aile Hekimliği Pilot yasasında 'Aile Hekimliği ücretsizdir' denmesine rağmen sendikamızın yargıya başvurarak durdurduğu aile hekiminde 2 TL muayene ücreti alınması uygulaması bile GSS yasasının tamamıyla hayata geçmesi durumunda emekçileri bekleyen felaketi anlamamızı kolaylaştırmaktadır” dedi.

Aile Hekimliği yönetmeliği incelendiğinde; kapatılan sağlık ocaklarının kuruluş amaç, görev ve sorumlulukları ile Aile hekimliğinin görev ve sorumlulukları arasında fark bulunmadığını, hatta daha ileri görevler yüklediğini belriten Dr. Aras, örneğin; cezaevi, çocuk ıslahevi, huzurevi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtlarına giderek yerinde teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleri vermek gibi gerçekleştirilmesi olanaksız görevler yüklediğini, 23 kişilik bir aile hekimliği birimine bu kadar yoğun görev yüklemenin uygulamanın ciddiyetsizliğini ve sözü edilen hizmetlerin gözden çıkarıldığını gösterdiğini aynı zamanda uygulanacak olanı şirin göstermenin cilalı sözleri olduğunu bildirdi.

AKP hükümetinin 'Sağlıkta Dönüşüm' dediği kendilerinin yıkım olarak gördüğü uygulamayı bu tür cilalarla, abartılı ücretlerle gizlemeye çalıştığını savunan Dr. Aras, Genel Sağlık Sigortasında da cila döküldükçe gerçeklerin ortaya çıktığını, halkın tepkisi ve öfkesi karşısında gerçek uygulamanın sürekli ertelendiğini ifade etti.

Dr. Aras, sendika olarak uygulamayla ilgili görüşlerini şöyle dile getirdi: “Biz diyoruz ki; aile hekimliği uygulamasında, birinci basamak sağlık hizmetleri kurumsal yapıdan muayenehane düzeyine indirilmektedir.

Sağlıkta bölge kavramı ortadan kaldırılmakta ve kayıtlı kişi sayısını esas alarak, koruyucu sağlık hizmetleri parçalanmaktadır. Koruyucu ve geliştirici sağlık hizmetleri arka plana itilmekte, tedavi edici sağlık hizmetleri öncelikli hale getirilmektedir. Sağlık hizmetinde ekip anlayışı ortadan kaldırılmakta, hekim patron-işveren konumuna getirilmektedir. Aile hekimlikleri teknik donanım, yaptığı işler ve tefrişatına göre sınıflandırılmaktadır. Bu durum almak istedikleri katkı payını da kademelendirecektir. Sağlık emekçileri bölünmekte, meslek tanımı ortadan kalkmaktadır. Dayanışma, deney alışverişi yerine rekabet yerleştirilmektedir.

Birinci basamakta kayıt dışı istihdama olanak tanınmaktadır. İş ve ücret güvencesinin olmadığı sözleşmeli çalışma esas alınmaktadır. Uygulanan iller arası standart uygulama yoktur, her ilde farklı uygulamalar görülmektedir. Sağlık emekçileri yalnızlaşmakta, sendikal örgütlenmeye ilgileri azalmaktadır. Aile sağlığı elemanı görevi yapanların iş yükü çok artmaktadır. Aile hekimi ve aile sağlığı elemanı olmayı kabul etmeyenler geçici görevlendirmeler ile idari baskılara maruz kalmaktadır. Hekimler açısından, başlangıçta yüksek tutulan ücretler ileride şimdiki ücretlerin altına çekilecektir.”