BU BELDEDE HER EVDE BİR ATÖLYE VAR

AFGANİSTAN'DAKİ İÇ SAVAŞ NEDENİYLE 1982'DE 171 KİŞİ OLARAK GÖÇ ETTİKLERİ HATAY'DA, BUGÜN SAYILARI 5 BİNİ AŞAN ÖZBEK KÖKENLİ VATANDAŞLAR, EVLERİNİN BİR ODASINI ATÖLYEYE DÖNÜŞTÜREREK GİYİM EŞYASI ÜRETİYORLAR
BU BELDEDE HER EVDE BİR ATÖLYE VAR
 Afganistan'daki iç savaş nedeniyle 1982'de 171 kişi olarak göç ettikleri Hatay'da, bugün sayıları 5 bini aşan Özbek kökenli vatandaşlar, evlerinin bir odasını atölyeye dönüştürerek giyim eşyası üretiyorlar. Son yıllarda azalan işlerinden yakınan Özbekler, yeni istihdam alanı yaratmak için Özbek Pazarı kurmaya hazırlanıyorlar.
     Antakya il merkezine yaklaşık 20 kilometre mesafedeki Ovakent beldesinin 6 bin 700 kişilik nüfusunun yüzde 80'ini oluşturan Özbek kökenli her vatandaşın evinin bir odasında atölye bulunuyor. 7'den 70'e herkesin çalıştığı evlerden yükselen makine sesleri bacasız fabrika görünümü verirken, Özbekler son yıllarda Çin mallarının etkisiyle pazarın daralmasından yakınıyorlar.
     Yaşam tarzı, giyim ve yemek kültürlerine kadar geleneklerini her yönüyle yaşatan Özbekler, bir yandan daralan deri pazarı nedeniyle kumaş giysi üretimine geçerken, diğer yandan da yeni istihdam alanları yaratmaya çalışıyorlar.
     İç savaşın yaşandığı Afganistan'dan 1982 yılında 171 kişi olarak göç eden ancak, zaman içinde göçlerin devam etmesi ve nüfus artışıyla bugün sayıları 5 bini geçen Özbeklerin yaşadığı Ovakent beldesinin Belediye Başkanı Abdülşükür Mert de Özbek kökenli.
     Belediye Başkanı Mert, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 65 hektar alan üzerine kurulu beldelerinde 6 bin 722 kişinin yaşadığını ve bunların yüzde 80'ini oluşturan 5 bin kişiden fazlasının Özbek kökenli Türkler olduğunu söyledi.
     Savaştan kaçarak Hatay'a yerleşen ailelerin kendi tarlalarında çalışmasının yanı sıra hayvancılıkla uğraştığını, ancak bunların geçimlerini sağlamaya yetmediğini vurgulayan Mert, 1988 yılında beldelerinde İstanbullu firmaların aracılığıyla deri yapım işinin gözde meslek haline gelmeye başladığını anımsattı.
     Her ailenin evinin bir odasını atölye haline getirerek, eşi ve çocuklarıyla birlikte deri ceket, yelek ve eldiven yapmaya başladığını ve bunları ihracatçılar aracılığıyla yurt dışına gönderdiklerini dile getiren Mert, ancak 2006 yılından bu yana işlerin kötüye gittiğini söyledi.
     Dericilikle adını duyuran beldenin ucuz ve kalitesiz Çin malları karşısında rekabet edemediğini, bu nedenle makinelerde kumaş giysiler üretmeye başladıklarını ifade eden Mert, yeni istihdam alanları yaratma arayışında olduklarını, bunun için de turistlerin ilgisini çeken Özbek Pazarı'nı kurma hazırlıklarını başlattıklarını kaydetti.
    
     -TURİSTLERİN İLGİSİNİ ÇEKECEK PAZAR-
    
     Beldelerinde istihdam alanlarının bulunmadığını, gençlerin ise lise olmadığı için ilköğretimden sonra okula gidemediğini ve bu nedenle iş bulmakta güçlük çektiklerini kaydeden Mert, kuracakları Özbek Pazarı ile hem ürettiklerini satmayı hem de istihdam yaratmayı planladıklarını söyledi.
     Farklı dinlerin barış, huzur ve hoşgörü içerisinde yaşadığı Hatay'ı her yıl farklı ülkelerden çok sayıda turistin ziyaret ettiğini ve bunların kentin farklı kültürlerinin yaşadığı yerleri ziyaret ettiğini vurgulayan Mert, Ovakent'in de bu kapsamda turizme açılmasını istediklerini kaydetti.
     Mert, belediyenin imkanlarının yeterli olmadığını, bu yüzden 29 yıl önce kendilerine kucak açıldığı gibi Özbek Pazarı'nın kurulması konusunda da destek beklediklerini belirterek, ''Bu pazarda giyimden gıdaya herşey olacak. Ünlü Özbek pilavını misafirlerimize ikram ederken, elişi ve giyim eşyaları ile de zengin bir çeşitlilik sağlayacağız'' dedi.