Hatay'da Kalp damarı balonlaşan hastaya başarılı operasyon.

-Hatay'da kalp damarının 8,5 santimetre genişlemesi nedeniyle hayati tehlikesi bulunan yaşlı hasta, MKÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesinde ilk defa yapılan kapalı devre tedavi yöntemiyle sağlığına kavuştu -Yrd. Doç. Dr. Karatepe: ''Kalp damarı kendiliğinden büyüyen ve patlama ihtimali yüksek olan hastaya hastanemizde ilk defa uyguladığımız kapalı sistem tedavi tekniğiyle endovasküler stent takıldı''
Hatay'da Kalp damarı balonlaşan hastaya başarılı operasyon.
 MKÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Celalettin Karatepe, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 65 yaşındaki Ahmet Rahmi Karadağ'ın bir süre önce karın ağrısı şikayetiyle hastanelerine müracaat ettiğini söyledi.
     Karadağ'da 8,5 santimetreye ulaşan kalp damarı genişlemesi rahatsızlığı bulunduğunun belirlendiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Karatepe, tıp dilinde Abdominal Aort Anevrizması (AAA) olarak bilinen rahatsızlığın yüksek oranda ölüm riski taşıdığını, bu nedenle vakit kaybetmeden kapalı devre operasyonla tedavi edilmesi için çalışma başlattıklarını ifade etti.
     Hastanın tedavi edildiğini kaydeden Karatepe, şöyle konuştu:
     ''Kalpten pompalanan kanı vücudumuza aort adı verilen atardamar dağıtır. Aortun, göğüs boşluğundaki bölümü torasik aort, karın boşluğundaki kısmı ise abdominal aort olarak adlandırılır. Abdominal Aort Anevrizması (AAA), aortun karın bölgesinde olan kısmının bir bölümünün genişlemesi, deyim yerindeyse balonlaşmasıdır. Bir süre önce karın ağrısı ve karnında kitle rahatsızlığıyla hastanemize başvuran Karadağ'ın daha önce baypas ameliyatı olduğunu öğrendik. Tetkiklerde hastada Abdominal Aort Anevrizması denilen, batın bölgesinde aort denilen damarda genişleme tespit edildi.''
     Karatepe, bu genişlemenin 8,5 santimetre olduğunu gördüklerini belirterek, ''Teorik bilgi olarak edindiğimize göre bu genişleme en fazla 6-7 santimetre oluyordu. Kalp damarı kendiliğinden büyüyen ve patlama ihtimali yüksek olan hastaya hastanemizde ilk defa uyguladığımız kapalı sistem tedavi tekniğiyle endovasküler stent takıldı'' dedi.
     Bu tür vakaların ameliyatının hem hasta hem cerrahi hem de takip açısından zor olduğunu ifade eden Karatepe, ''Buna rağmen, lokal anestezi yoluyla hastanın kasık bölgesinden damara girilerek şişmeye neden olan tıkalı bölgeye stent yerleştirildi. Bu stent sayesinde düzenli kan akışı sağlanarak rahatsızlık giderilmiş oldu. Son derece başarılı geçen 1,5 saatlik operasyon sonunda hastamız sağlığına kavuştu. Bunun mutluluğunu yaşıyoruz'' diye konuştu.
    
     -''Hem dünyada hem de Türkiye'de yeni bir tedavi''-
    
     Karatepe, daha önce benzer rahatsızlıklar için yapılan açık ameliyatlarda hastaların iyileşme sürecinin uzun olduğunu, birçok hastanın ameliyat masasında yaşamını yitirdiğini söyledi.
     Hastanelerinde ilk defa uyguladıkları bu yöntemle hastanın bir gün tedbir amaçlı yoğun bakımda kaldığını belirten Karatepe, daha sonra servise alındığını ve bir hafta içinde taburcu edildiğini ifade etti.
     Karatepe, hastanın ilerleyen yaşı ve başka rahatsızlıkları bulunması nedeniyle adeta zamanla yarıştıklarına işaret ederek, şunları kaydetti:
     ''Uyguladığımız yöntem hem dünyada hem de Türkiye'de yeni gelişen bir tedavi şekli. Hastaya sadece kasık bölgesinden giriş yaparak bu sorunu kolay, risksiz, basit bir şekilde ortadan kaldırabiliyoruz. Artık ilimizdeki hastaların büyük şehirlerdeki hastanelere gitmesine gerek kalmadan operasyonu burada yapabiliriz.''
     Karadağ ise 1987'de yapılan ameliyatın ardından tek böbrekle yaşamını sürdürdüğünü, 1995'te baypas ameliyatı olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
     ''Hastalık karın ağrısı ve yanma hissiyle kendini gösterdi. Hastaneye müracaat ettiğimde kalp damarlarımda genişleme olduğu ve acil müdahale edilmesi gerektiği söylendi.Kendimi doktorların eline teslim ettim. Hayati tehlike bulunduğu için aynı gün müdahale edildi. Aradan yaklaşık bir hafta geçti ve şu anda kendimi çok iyi hissediyorum.İyileşmemde emeği geçen tüm doktorlara teşekkür ediyorum.''