KAN HASTASI GENÇLERİN KADERİ İŞSİZLİK Mİ

ÜÇ AYDA BİR UYGULANAN KAN ALIM İŞLEMLERİ VE SIK YAPILAN OPERASYONLAR NEDENİYLE ZAMANLARININ ÇOĞUNU HASTANEDE GEÇİRMEK ZORUNDA KALAN KALITSAL KAN HASTASI GENÇLER, İŞ BULAMAMAKTAN YAKINIYOR -ORAK HÜCRE HASTASI ÇAY: ''BÜTÜN OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN ÜNİVERSİTEYİ BİTİRDİM, ANCAK, İŞ BULAMIYORUM'' -TALASEMİ HASTASI SEZEN: ''HASTALIĞIM NEDENİYLE ÇOK İSTEMEME RAĞMEN LİSEDEN SONRA ÜNİVERSİTEYE GİDEMEDİM. İŞ BAŞVURULARIMDAN DA BİR SONUÇ ELDE EDEMEDİM'' -ORAK HÜCRE HASTASI BAHÇECİ: ''HASTALIĞIM NEDENİYLE İLKOKULDAN SONRA EĞİTİME DEVAM EDEMEDİĞİM, ŞİMDİ DE AİLEME KATKI YAPAMADIĞIM İÇİN ÜZÜLÜYORUM'
KAN HASTASI GENÇLERİN KADERİ İŞSİZLİK Mİ
 Hatay'da yaşayan orak hücre ve talasemi hastası üç genç, üç ayda bir uygulanan kan alım işlemleri ve sık yapılan operasyonlar nedeniyle zamanlarının çoğunu hastanede geçirmek zorunda kalmalarının yanı sıra iş bulamamaları sonucu ailelerine ekonomik katkı sağlayamamanın sıkıntısını yaşıyorlar.
     Talasemi Dayanışma Derneği Hatay Şube Başkanı Burhan Kerimoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte yaklaşık 2 bin civarında kalıtsal kan hastası bulunduğunu söyledi.
     Anne ve babanın taşıyıcı olmasına bağlı olarak yeni hastalıklı bireylerin dünyaya geldiğini ifade eden Kerimoğlu, kan hastalarının sağlık sorunlarının yanı sıra eğitimlerine devam edememe, güçlüklerle mücadeleyi göze alarak bunu başarsalar da sonrasında iş bulamama nedeniyle büyük sıkıntı yaşadıklarını kaydetti.
     Kan hastalarının sorunlarına çözüm bulmaya ve onları hayata bağlayacak bir işe girmelerine yardımcı olmaya çalıştıklarını vurgulayan Kerimoğlu, ancak, işverenlerin uzun tedavi süreçleri, sık sık kan alım işlemi uygulanması ve operasyonlar dolayısıyla hastaneye yatmaları nedeniyle işe almakta tereddüt yaşadıklarını belirtti.
     Kan hastalığının yoğun görüldüğü bölgelerde, evlilik öncesinde çiftlerden kan alınarak tahlil yaptırıldığını ve olası riskler nedeniyle bilgilendirildiklerini hatırlatan Kerimoğlu, Hatay'da da bu yönde çalışmalar gerçekleştirildiğini hatırlattı.
     Taşıyıcı iki çiftin evlenmesi nedeniyle yüzde 25 hastalıklı, yüzde 25 taşıyıcı ve yüzde 50 de sağlıklı çocuk dünyaya gelme olasılığının bulunduğunu kaydeden Kerimoğlu, ''Taşıyıcı olan hamile annelerin mutlaka doğum öncesi tanı yaptırması gerekiyor. Bu yöntem sayesinde anne adayının taşıyıcı, sağlıklı ya da hasta çocuk dünyaya getirip getirmeyeceği kolaylıkla tespit ediliyor'' diye konuştu.
    
 

     -''İŞ BAŞVURUSUNDA BULUNDUĞUM HERKES GERİ ÇEVİRDİ''
    
     Mustafa Kemal Üniversitesi Antakya Meslek Yüksekokulu muhasebe bölümünden mezun olan, anne ve babası da taşıyıcı olan orak hücre hastası Aslı Çay (24) aynı hastalıkla mücadele eden arkadaşları gibi işsizlik sorunu yaşayanlardan biri.
     Çay, 3'ü hasta, biri taşıyıcı 6 kardeş olduklarını, yaşadıkları güçlüklerden yılmayıp büyük uğraşlar vererek üniversiteyi bitirmesine rağmen iş bulamadığını söyledi.
     Hastalık nedeniyle üç ayda bir sürekli kan aldığını, safra kesesi ameliyatı başta olmak üzere kalça protezi ve belinden iki olmak üzere toplam 4 ameliyat geçirdiğini vurgulayan Çay, şöyle devam etti:
     ''Hastalık nedeniyle sürekli ağrılarım oluyor. Ancak bütün bu olumsuzluklara rağmen, eğitimimi güç de olsa bitirdim. Çok istediğim üniversiteyi de kazanarak aile bütçesine katkı sağlamak ve büyük bir meblağ tutan sağlık giderlerimi kendim karşılamak istedim. Ancak, kan hastası olmam nedeniyle iş başvurusunda bulunduğum herkes beni geri çevirdi. Çünkü, işverenler sürekli çalışacak, sağlık sorunu olmayan eleman arıyor. Bu nedenle istihdam kapıları bize kapanıyor.''
 
     
     -''ASLA TAŞIYICI BİRİYLE EVLENMEK İSTEMEM''-
    
     Eğitimini liseye kadar sürdüren, 3 ameliyat geçirdiği ve yeteri kadar hazırlanamadığı için üniversiteyi kazanamayan talasemi hastası Mehmet Sezen (25) de işsizlikten yakınıyor.
     Anne ve babasının taşıyıcı olduğunu, annesinin hamilelik döneminde hastalıklı olduğu için iki çocuğunu aldırdığını, iki kardeşinden birinin taşıyıcı, birinin sağlıklı, kendisinin ise hasta olduğunu vurgulayan Mehmet Sezen, rahatsızlığı nedeniyle üç ameliyat geçirdiğini, önümüzdeki yıllarda kendisini bekleyen üç ameliyatın daha bulunduğunu kaydetti.
     Hastalığı nedeniyle liseyi zor bitirdiğini, çok istemesine rağmen üniversiteye tam anlamıyla hazırlanamadığı için gidemediğini ifade eden Sezen, işverenlerin kendisine her seferinde ''uygun bir iş yok'' demesinden sıkıldığını, iş başvurularından şu ana kadar bir sonuç elde edemediğini söyledi.
     Kan hastalığı konusunda anne ve babaların duyarlı davranması gerektiğini belirten Sezen, ''Yeni hastalıklı bireylerin doğmaması için asla taşıyıcı biriyle evlenmek istemiyorum. Hastalık nedeniyle bizler büyük sıkıntı yaşıyoruz. Bizim dünyaya getireceğimiz çocukların da aynı şeyleri yaşamasını asla istemem'' diye konuştu.
    
     -''KAYIP ELEMAN'' YAKLAŞIMI-
    
     Aynı kaderi paylaşan orak hücre hastası Gurbet Bahçeci (19) de ilkokulu güçlükle bitirdiğini ifade ederek, ''Hastalığım nedeniyle ilkokuldan sonra eğitime devam edemediğim, şimdi de aileme katkı yapamadığım için üzülüyorum'' dedi.
     5 kardeş olduklarını ve bunların 2'sinin sağlıklı, 2'sinin taşıyıcı, kendisinin de hasta olduğunu belirten Gurbet, sürekli ağrılarının yaşamını adeta çekilmez kıldığını, vücudunda şişliklerin meydana geldiğini belirtti. Üç ayda bir kan aldığı için bu dönemde dinlenmesi gerektiğini ifade eden Gurbet, işverenlerin kendilerini istihdam etmeleri durumunda ''kayıp eleman'' gözü ile baktıklarını gözlemlediğini, bu nedenle de başvurularını sürekli geri çevirdiklerini belirtti.