Suriyeli heykeltıraş çadırkentte de sanattan kopmadı

Ülkesindeki olaylar nedeniyle 5 çocuğuyla birlikte kaçarak Türkiye'ye sığınan heykeltıraş Mustafa Sabbuh, kaldığı çadırkente Altınözü Kaymakamlığının yardımıyla getirilen özel taşlara şekil vererek çalışmalarına devam ediyor -Sabbuh, Türkiye'deki kardeşlik, özgürlük ve demokrasi ortamını anlatan bir eser yaptı
Suriyeli heykeltıraş çadırkentte de sanattan kopmadı
 Geçen yıl Haziran ayında Suriye'nin Cisr Eş-Şugur kentinde yaşanan olayların ardından Türkiye'ye sığınan ve yaklaşık 9 aydan bu yana çadır kentte kalan Sabbuh, Türk yetkililerin kendilerine çok iyi davrandığını, yemekten, kıyafete kadar her ihtiyaçlarının karşılandığını söyledi.
     Güzel sanatlar fakültesi mezunu olduğunu ve Suriye'de 20 yıldan bu yana heykeltıraşlık yaparak geçimini sağladığını anlatan Sabbuh, heykellerin yanı sıra evler için şömine ve duvarlara çeşitli dekorlar da yaptığını kaydetti.
     Yaptığı bir heykelin Beyrut'ta bir alanda bulunduğunu ifade eden Sabbuh, şöyle devam etti:
     ''Suriye'nin Cisr Eş-Şugur kentinde ailemle birlikte güzel bir şekilde yaşıyorduk. Yaptığım sanat eserleri sayesinde geçimimizi sağlıyordum ve mutluyduk. Ancak Suriye'de yaşanan olayların ardından insanlar öldürülüp, zulüm edilmeye başlanınca İdlip üzerinden Türkiye'ye geçiş yaptık. 5 çocuğum ve eşimle birlikte Türk yetkililer tarafından geçtiğimiz haziran ayında Altınözü ilçesinde TEKEL binasının bulunduğu alanda yer alan çadır kente yerleştirildik. Burada yetkililer tarafından yemekten çayımıza, kılık kıyafetimize kadar her türlü ihtiyacımız en iyi şekilde karşılanıyor. Ancak bir şey yapmadan oturmaktan sıkıldım. Bunun üzerine Altınözü Kaymakamı Ali Arslantaş'a ülkemde yaptığım çalışmalardan bahsettim ve Türkiye'de de sanat eserleri yapabileceğimi söyledim.
     Bunun üzerine kaymakamımız, hemen ihtiyaç duyduğum malzemeleri getirilmesini sağladı. Heykel yapabilmek için deniz kıyısında bulunan cir adı verilen taşlardan olması gerekiyordu. Bunun için de Altınözü Kaymakamlığı Samandağ ilçesinde deniz kıyısından benim için cir adı verilen özel taşlardan getirdi. Çadır kenttin dışında bir benzinliğin arka tarafından çalışmalara başladım.''
     Günde en az 5 saat çalıştığını, bazen ise Suriye'deki olayları duyunca hevesinin kaçtığını ve elini taşa süremediğini ifade eden Sabbuh, burada öncelikle Türkiye'deki demokrasi ortamı ve özgürlüğü anlatan bir heykel yaptığını kaydetti.
    
     - ''Türkiye'deki demokrasiyi anlattım'' -
    
     Bu çalışmasında başı örtülü ve açık olan iki kadın ile haç ve hilale yer verdiğini vurgulayan Sabbuh, ''Türkiye'de Hristiyan ve Müslümanlar'ın bir arada huzur içerisinde yaşadığını yaptığım heykelle anlatmaya çalıştım. Bu aslında demokrasi ve özgürlüğü anlatan bir eser. Eserin yan tarafına da 'anasından doğan hürdür' şeklinde yazdım. Diğer yaptığım çalışmada da Altınözü ilçesinde yoğun olarak yetiştiriciliği yapıldığını öğrendiğim kavun ve zeytine yer verdim. Amacım, bizlere kucak açarak her türlü imkanı sağlayan yetkililere, yaptığım çalışmalarla teşekkür etmekti. Bu eserlerin Altınözü ilçesinde bir alana yerleştirilmesini istiyorum. Bu konuda kaymakamlık da gereken desteği sağlayacağını söyledi'' diye konuştu.
     Altınözü'nde sergilenecek iki eserinin yanı sıra Türkiye'ye daha büyük ve güzel çalışmalar yapmak istediğinin altını çizen Sabbuh, bu şekilde hem kendilerine yapılan hizmetlere teşekkür edebileceğini hem de Suriye'de yaptığı mesleğini burada da huzur ve güven içerisinde sürdürebileceğini sözlerine ekledi.