Açılımın Yol Haritasını PKK’dan Öğrenmek

 “İyi şeyler olacak!” deniyor, “İmralı’dan gönderilen mesaj, Diyarbakır’da okunacak!” deniyor, inanıyor ve adeta “Ya Rabbim iyi ki Öcalan varmış!” diye şükrediliyor!
Açılımın Yol Haritasını PKK’dan Öğrenmek
 12 kanallı televizyona “fit olduğu” için teröristleri Türkiye’den çekmeye rıza gösteren “muhterem” yakında Nobel Barış Ödülü yanında “Evliya” ilan edilirse şaşırmayın. Ama “Ayranı milli içki” yapan Başbakan Erdoğan kıskanıp yan çizebilir diye de düşünülebilir!    Öcalan’ın “Açılım” veya “Terör tasfiyesi”ndeki gündem belirleme ve Başbakan Erdoğan’la Kandil’deki elebaşı Murat Karayılan arasında “Arabulucu” (Hakem) olmasına, Erdoğan’ın ifadesiyle “Hazmettire hazmettire!” alıştırılıyoruz.    Yalnız son zamanlarda Öcalan’a ilaveten Kandil “Kralı” Karayılan’a da methiyeler dizilmeye başlandı. Alt tarafı Öcalan’ın mektubunu açıklayacakken, Türk basınının anlı şanlı ve “gelecek vaat eden” gazetecileri Kandil’e üşüştüler. İç çamaşırlarına kadar aranıp, telefonlarını bıraktılar. Hatta 5 saat sabırla bekleyip, Türkiye için “Barış Müjdesi!” verdiler!    Dünyanın 17. Büyük Ekonomisi Türkiye ve yüce milletimiz, ne yazık ki AKP iktidarının “Muhteşem bir Başarı” gibi kamuoyuna “hazmettirmeye” çalıştığı süreci terör elebaşılarından öğrenmektedir. İmralı Tutanakları’nda olduğu gibi, süreci yönlendiren PKK teröristleri olurken, iktidar “Dut yemiş bülbül” kesilmekte, sürecin yanlışlığını ve teslimiyetçiliği haykıranlara akıl almaz şekilde saldırmaktadır.   Aslında Karayılan’ın 3 aşamalı “planı” beklenmedik ve farklı değildir. Başbakan Erdoğan’ın ısrarla “PKK silahlarını bırakıp Türkiye’yi terk edecek!” diye patlasa da, PKK teröristlerinin hiç de öyle bir niyeti yok. Hatta istedikleri “Yasal Düzenleme” yapılmadığı için biraz kırgın, hatta daha da ötesinde, Hükümete karşı “Güven bunalımı!” içerisindeler.   Karayılan; 1. Aşama dediği bu geri çekilmede “Kurda kuşa karşı bile silah gerekli olabilir!” diyerek, Erdoğan’ın isteğine zerre kadar itibar etmedi. Yasal düzenleme yerine Başbakan Erdoğan’ın “PKK çekilirken dokunulmayacağı” sözünü ise bir “Teminat” olarak kabul etti.  PKK elebaşılarının hükümete karşı güven sıkıntısı var. Peki, basının göklere çıkardığı PKK çok mu güvenilir? Bu soru 27 Nisan 2013 tarihli iktidara yakın bir gazetede bile, akademist Mahmut Akpınar tarafından aşağıdaki gibi çarpıcı bir şekilde dillendirildi:    “Sürecin dar bir kadroyla ve nispeten kapalı olarak yürütülmesi, PKK’nın tahrik edici söz ve tutumları, Öcalan’ın bu süreçte adeta Mandela’laştırılması, örgütün ‘Kürt sorununun tek muhatabı’ olduğu gibi bir algının oluşması Güneydoğu dışındaki kitleleri endişelendirmektedir.     Medyaya pek yansımayan ama kaygıları artıran noktalardan birisi de PKK/KCK’nın ‘çekilme,’ ‘sınır dışına çıkma,’ ‘silah bırakma’ söylemlerine rağmen alanda etkinliğini artırmasıdır. Son dönemde darbe yemiş KCK yapısının süreçten istifade ederek hızla yeniden örgütlenmesi, elinde silah olan militanların kırsalda rahatlıkla dolaşabilmeleri soruları çoğaltmaktadır.

    Mutlaka hükümetin de haberdar olduğu bir konu ise süreçle birlikte son yılların en yüksek dağa çıkma rakamlarına ulaşılmasıdır. Halkta silahlar susacak, terör bitecek beklentisi oluşturulurken örgüt bölge gençlerinden bitevi dağa militan devşirmektedir. Oluşturulan ‘silah bırakma’ algısının aksine silahlı unsurlarının toplam sayısını artırmaktadır. Ne var ki bilinmesine rağmen bu tür olumsuzluklar sürece zarar vermemesi için görmezden gelinmektedir.”    İktidara yakın bu gazeteden de anlaşılacağı üzere, “Açılımın yanlışlar üzerine kurulduğunu!” savunanları haklı çıkartacak derecede vahim ve endişe vericidir.

    Son Söz: Yüce milletimiz, yanlış dahi olsa, bu “Açılım” meselesinin yol haritasını en azından hükümetten duymalı, defalarca ve “aşağılanırcasına” terör elebaşılarının ağızlarına bakmamalıdır!   
Prof.Dr. Celalettin Yavuz'dan