Adalet Bakanı Ergin HGC de basın toplantısı düzenledi.

Adalet Bakanı Ergin''(Suriye'nin baraj kapaklarını açtığı iddialarıyla ilgili) Afrin yatağında izah edilemeyen düşüşler, yükselişler söz konusu ama bunun yurt dışından kaynaklı olduğunu söylemek çok iddialı bir söz olur'' -''(Suriye'deki iç karışıklık) Bu, insanlığın vicdanını yaralayan ve tahammül edilemez boyutlara varan bir çatışma süreci. Kendi halkınızla savaşarak bir yere varmanız mümkün değil''
Adalet Bakanı Ergin HGC de basın toplantısı düzenledi.
Bakan Ergin, Hatay Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, kentte geçen hafta yaşanan ve Amik Ovası'ndaki binlerce dönümlük tarım arazinin su altında kalmasına neden olan sel felaketine değindi.
     Su taşkının yaşandığı Amik Ovası ve köylerde dün sabah saatlerinden itibaren incelemelerde bulunduğunu ve yetkililerden taşkınla ilgili bilgi aldığını anımsatan Ergin, taşkına, çiftçiler tarafından inşa edilen toprak bentlerin kaldırılmamasının neden olduğunu belirtti.
     Ergin, bentlerin kaldırılması ve temizliği yapılması durumunda bu tür taşkınların yaşanmayacağını kaydetti. Bakan Ergin, bunun sadece çiftçilerle alakalı bir durum olmadığını, yaptığı incelemelerde Devlet Su İşlerinin (DSİ) de denetim görevinde yeterli gayreti göstermediğinin anlaşıldığını ifade etti.
     İnşası devam eden Reyhanlı Barajı'nın tamamlanmasıyla bu tür sorunların bir daha yaşanmayacağını bildiren Ergin, ''15 Mayıs 2015'te açılacak baraj, hem çiftçilere hayat suyu verecek hem de kenti taşkınlardan koruyacak'' dedi.
     Ergin, bu tür sıkıntılarla karşılaşılmaması için DSİ'nin tüm imkanlarının Hatay'da toplandığına işaret ederek, şöyle devam etti:
     ''Suların salı ya da çarşamba günü çekilmesiyle birlikte iş makineleri, taban taraması ve dere yataklarının ıslahı konusunda çalışma yapacak. Bu çalışma, Reyhanlı Barajı faaliyete geçinceye kadar Amik Ovası'nı taşkınlardan koruyacak. Ovanın genelinden kaynaklı problemden, Hatay Havaalanı da nasibini aldı. Havaalanında da gerekli çalışmalar yapılıyor. Suların çekilmesiyle teknik uzmanların yapacağı değerlendirmenin ardından uçak seferleri de başlayacak. İnşallah bu süreçten sonra böyle bir sıkıntıyı tekrar yaşamayız. Yataklar temizleninceye kadar bu ölçekte, yeni bir yağış olmadığı takdirde İnşallah böyle bir sıkıntı da olmaz diye düşünüyorum.''
    
     -Suriye'nin baraj kapaklarını açtığı iddiası-
    
     Bir gazetecinin, ''Suriye'deki barajların kapaklarının açıldığı yönündeki iddialar var. Bununla ilgili neler söyleyeceksiniz-'' sorusuna Bakan Ergin, şu yanıtı verdi:
     ''O bölgede de yağışlar olmuştur. Elimizde bir veri olmadan herhangi bir ithamda bulunmak doğru değil. Bölgede genel itibarıyla yağış var. Afrin yatağında izah edilemeyen düşüşler, yükselişler söz konusu ama bunun yurt dışından kaynaklı olduğunu söylemek çok iddialı bir söz olur. Dolayısıyla önce kendi imkanlarımızı hazır tutmalıyız. Kanallardan, nehirlerden gelecek suyu ön görmeli ve tedbirimizi almalıyız. O açıdan burada birilerini suçlamak yerine kendi imkanlarımızı hazırlıklı tutmak zorundayız.''
     Bakan Ergin, Asi Nehri yatağının kıvrımlı olmasından kaynaklı, yatağın sığ olduğu bölgelerde taşkın olabildiğini belirterek, ''Bu geniş ölçekli bir tehdit değil. Fakat Asi yatağının kıvrımlardan kurtulması için bir proje hazırlanması kararı alındı. Antakya ile Demirköprü arasındaki Asi Nehri yatağının bulunduğu bölgede yapılacak çalışmayla, problemler de ortadan kalkacak'' dedi.
    
     -Hasta hükümlü ve tutuklularla ilgili düzenleme-
    
     Gazetecilerin, Adli Tıp Kurumu nezdinde, hasta hükümlü ve tutuklular için yapılan çalışmayla ilgili sorusu üzerine Ergin şöyle konuştu:
     ''Hasta hükümlü ve tutukluların cezaevi şartlarını gözden geçiriyoruz. Onların cezaevinden sağlık merkezlerine gitmesinde şu an bir sorun yok. Ancak adli tıpın şimdiye kadar koymuş olduğu uygulamalar var. Bu uygulamaları gözden geçiriyoruz. Ayrıca bu hükümlü ve tutukluların daha iyi şartlarda barınmalarını sağlayacak, tedavilerini aksatmayacak konuları görüşüyoruz. Önümüzdeki ay içerisinde bir noktaya geleceğiz. Hem mevzuat hem de adli tıpın uygulamaları açısından bunu kamuoyuyla da paylaşacağız. Çalışmalar biraz daha olgunlaştıktan sonra deklare edeceğiz.''
    
     -Suriye sınırındaki çatışmalar-
    
     Ergin, Suriye sınırında yaşanan çatışmanın da hatırlatılması üzerine, şunları kaydetti:
     ''Temennim o ki bir an önce bu can kayıpları sona ersin. Bu, insanlığın vicdanını yaralayan ve tahammül edilemez boyutlara varan bir çatışma süreci. Kendi halkınızla savaşarak bir yere varmanız mümkün değil. Suriye yönetiminin bir an önce aklıselim hareket etme zarureti vardır. Bunun ötesinde söz söyleme noktasında ifade edecek laf bulamıyoruz. İnsanlığın vicdanı ayaktadır. Birleşmiş Milletlerin Güvenlik Konseyindeki sonucunu da üzüntüyle karşıladığımı ifade ediyorum.''
     Bir gazetecinin, ''Bazı ulusal gazetelerde Hatay'daki çadır kentlerde kalan Suriyelilerle ilgili bir takım yanlış haberlerin yer aldığı, bununla ilgili bir çalışma yapılıp yapılmadığı'' yönündeki sorusuna Ergin, her gün sabahtan öğlene kadar Adalet Bakanlığı hakkında çıkan yalan yanlış haberleri düzeltmek için uğraş verdiğini ifade etti.
    
     -''Herkes adaletli tutumu, karşısındakinden istiyor''-
    
     Türkiye'de habercilik konusunda ciddi bir standart ve kalite sorunu yaşandığını bildiren Ergin, konuşmasına şöyle devam etti:
     ''Herkes adalet bekliyor, adalet istiyor. Ama herkes adaletli tutumu, karşısındakinden istiyor. Kendimizin adaletli davranması konusunda bir gayret içinde değiliz. 12 sütuna manşet haberler çıkıyor. Haber tamamen asparagas. Biz diyoruz ki, 'bu haber gerçek dışıdır.' Cevap hakkımızı kullanıyoruz ve Basın Kanununa göre, tekzip yapıldığında aynı sayfada, aynı sütunda, aynı puntolarda o cevap hakkına saygı gösterilmesi gerekiyor. Ama ben bugüne kadar ulusal ve yerel gazetelerde, bu cevap hakkının birebir kullanıldığı bir tek örnek görmedim. Lütfen buradan bir öz eleştiri yapalım. Eğer adaletse, haksa, hukuksa, herkes kendi açısından adaletli davranmak durumundadır. İşveren, işçisinden kendisine karşı hukukuna saygılı davranmasını bekliyor ama işveren işçisinin hukukuna ne kadar saygılı davranıyor- Tüm bunlar maalesef riayet edilmeyen şeyler.''
     Siyasi partilerin, medyanın, 'adalet istiyoruz' diye bağırdığını da ifade eden Bakan Ergin, şöyle devam etti:
     ''Ama dönüp bakıyorsunuz, partilerimiz kendi mensuplarına adil davranıyor mu- 'A' partisinden kadın kolları başkanı görevden alınıyor. Çıkıyor, 'Silivri'dekilerin ifade özgürlüğüne saygısızlıktan orada olduğunu söylüyorlar ama benim partim bana bu hakkı tanımadı' diyerek eleştiriyor. CHP'de şu an kurultay yapılıyor. CHP'de grup başkanvekilliği yapmış insanlar ya da hukukçu kurmaylar çıkıp, 'genel merkezimizde hukuk rafa kalktı, hukuksuzluk yapılıyor' gibi şikayetlerde bulunuyor. Şimdi kendi yetki alanımızda adalet, hukuk, hak kavramlarına riayet etmeyeceğiz, başkalarından adalet bekleyeceğiz. Bu konuda hepimizin, bulunduğumuz noktada adil davranma yükümlülüğümüz olduğunu düşünüyorum. Bu tür haberleri her gün tekzip etmekten, bunlara cevap vermekten yorgun düşmüş atmosferdeyiz. İşi gücü bıraktık bu haberleri doğrulatmakla, tekzip etmekle uğraşıyoruz.''
    
     -''Kamplarla ilgili asparagas haberlerin hepsi yalanlandı''-
    
     Söz konusu yanlış bir beyanata hiç kimsenin itibar etmeyeceğini vurgulayan Ergin, şunları söyledi:
     ''Türkiye Cumhuriyeti Devleti de Hükümeti de kendi topraklarında hiçbir komşusuna karşı kasıtlı bir hareketin, iyi niyetli olmayan bir hareketin hamisi durumunda olmaz. Bugüne kadar onlarca yalan haber çıktı. 'Burada eğitim yaptırılıyor, silah temin ediliyor, gelen misafirlere tacizde bulunuluyor' diye çıkan bu asparagas haberlerin hepsi yalanladı. Türkiye'nin Hatay kamplarında yapmış olduğu şey, yaralı, mağdur olmuş insanların can emniyetini sağlama noktasında, onlara temin ettiği insani bir yardımdır. Onun dışında kimse Türkiye ile ilgili herhangi bir ithamda bulunamaz.''