AKPM Başkanı Çavuşoğlu Hatay ziyareti

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un yargılanmasıyla ilgili, ''Avrupa Konseyi olarak bizi ilgilendiren, hangi şahsın sorgulandığı veya tutuklandığı değil, hukukun üstünlüğü çerçevesinde olup olmadığıdır'' dedi.
AKPM Başkanı Çavuşoğlu Hatay ziyareti
AKPM'deki 2 yıllık görev süresi 23 Ocakta dolacak olan Çavuşoğlu, gezi ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Hatay'da, AA muhabirine, eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un yargılanması, yeni anayasa çalışmaları ve Arap Baharı ile ilgili değerlendirmede bulundu.
     Çavuşoğlu, Avrupa Konseyi olarak siyasetçi, akademisyen, genelkurmay başkanı da olsa her insanın hukuk sınırları içinde yargılanabileceği düşüncesinde olduklarını belirtti.
     Kişinin neyle suçlandığı ve nasıl yargılandığının kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:
     ''Her insan yargılanabilir. Siyasetçi de yargılanabilir. Siyasetçinin dokunulmazlık sınırı bellidir. Genelkurmay başkanı, askerde, akademisyende yargılanabilir. Herkes yargılanabilir. Ama netice itibariyle neyle suçlandığı ve nasıl yargılandığı bizim için önemlidir. Yani, hukuka uygun mu değil mi, bu şeffaf mı değil mi, hakkındaki suçlama nedir- Gerçi, ceza almadan hiç kimseyi biz Avrupa Konseyi olarak suçlu ilan edemeyiz. Ama bizim için esas olan, yargılamanın adil olması, sürecin, sorgulamanın, soruşturmanın gizliliği esastır ama sonuçta verilecek kararların da adaletli olması. Zaten, bir ülkede adaletli kararlar çıkmazsa ve iç hukuk yolu tüketildikten sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidiyor bu dava. Orada yer yer Türkiye de zaten mahkum olabiliyor. Dolayısıyla Avrupa Konseyi olarak bizi ilgilendiren, hangi şahsın sorgulandığı veya tutuklandığı değil, hukukun üstünlüğü çerçevesinde olup olmadığıdır. Bizim kriterimiz budur.''
    
     -Yeni anayasa çalışmaları-
    
     Çavuşoğlu, Türkiye'deki 'sivil anayasa' çalışmalarını yakından takip ettiklerini bildirerek, anayasa çalışmalarında hükümetin tüm toplumun katkısını beklediğini konseyin de gördüğünü ifade etti.
     Ülkede birçok dernek ve sivil toplum kuruluşu, ticaret odası, borsa, ticari örgütlenme, baro, üniversite ve sendika olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
     ''Dolayısıyla toplumun her kesiminin bu sürece katkı sağlaması lazım. Nasıl bir anayasa istedikleri, genel çerçeveler, varsa özel teklifleri, onları bildirmesi gerekiyor ki dikkate alınsın. Madem tüm toplum olarak bir anayasa yapmak istiyoruz. Mecliste de dört parti komisyon içinde eşit şekilde temsil ediliyor. Bu noktada özellikle Meclis Başkanı Cemil Çiçek'in belirttiği gibi şu anda özellikle üniversite tarafından bu konuda destek yavaş işliyor. Bir an evvel bu destek verilsin ki; bu süreci fazla uzatmadan bitirelim. İnşallah toplumun tüm kesimleriyle bir daha değişmeyecek sivil ve demokratik bir anayasa gerçekleştiririz.''
     Venedik Komisyonu'nun, yeni anayasa yapma çalışmalarında Avrupa Konseyi'ne üye ülkeler ile Avrupa dışındaki ülkelere danışmanlık hizmeti verdiğini anımsatan Çavuşoğlu, yeni anayasa yapma hazırlığı içinde olan Türkiye'nin, yargı reformu gibi çok önemli reformlar da gerçekleştirdiğini dile getirdi. ü

     Çavuşoğlu, bu süreçte Türkiye'nin Venedik Komisyonu ile işbirliği yapması gerektiğine dikkati çekerek, ''Demokraside en ileri, en önde olan ülkeler dahi Venedik Komisyonu ile işbirliği yapıyor. İnşallah belli bir süre Venedik Komisyonu'nun üyeliğini de yapacağız. Burada Türkiye'ye herhangi bir destek verebilirsek bundan da büyük bir mutluluk duyarız. Öyle ya da böyle Türkiye'nin Venedik Komisyonu'yla çalışmasının çok büyük yararı olacaktır'' dedi.
    
     -Suriye'deki olaylar ve Arap Baharı-
    
     Çavuşoğlu, Suriye'deki olaylar nedeniyle ülkedeki durumun iç açıcı olmadığını, AKPM'nin de Suriye ile ilgili çeşitli tavsiye kararları aldığını ve rapor hazırladığını ifade ederek, Türkiye'nin, İslam Konferansı Örgütü'nün ve bazı İslam devletlerinin Suriye'ye karşı tavrının takdir edildiğini, özellikle Türkiye'nin çabalarının ve zulümden kaçan insanlara sağladığı şartların yakından takip edildiğini bildirdi.
     Suriye'deki zulmün bir an evvel durması gerektiğinin altını çizen Çavuşoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
     ''Suriye'deki rejim kendi insanını katlediyor. Sokak ortasında ve her türlü platformda insanını öldürüyor. Bu insanlık adına utanılacak bir durum. Buradaki insan hakları ihlalinin bir an evvel durması lazım. Oradaki gelişmelere her şeyden önce insani olarak bakıyoruz.
     Arap Baharı başlamadan önce komşu ülkeleri, Avrupa kriterlerine ve Avrupa Konseyi'ne entegre etmek ve yaklaştırmak için projeler başlattık ve bunu üyelik statüsü ile kabul ettik. Bu üyelik statüsü çerçevesinde de şu ana kadar Fas ve Filistin'i üye yaptık. Şimdi de Kırgızistan'ın talebini alarak işleme koyduk. Önümüzdeki süreçte Kazakistan, Tunus gibi ülkelerden de aynı talepleri bekliyoruz. Cezayir'i teşvik ettik, Libya ve Mısır'ı da istikrar ve seçim olduktan sonra, onlarla da yeni üyelik statüsünün uygun olup olmayacağını konuşacağız. Bu ülkelerin hepsine defalarca gittik, ikna ettik onlara yardımcı olduk. Demokratikleşme konusunda da yardımcı olduk. Bundan sonraki süreçte de bu komşu ve kardeş ülkelere yine yardım etmeye çalışacağız. Bu süreçte en azından iki ülkeyi üye yapmaktan dolayı mutluyum.''
     Çavuşoğlu, iki yıllık görevi süresince yoğun ve etkili bir çalışma yaptığını ve Türkiye'yi en iyi şekilde temsil ettiğine inandığını bildirerek, bundan sonraki süreçte de ülkenin her alanda temsil edilmesi ve haklarının savunulması için çalışmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.