Alevi Kültür Derneği'nden geleneksel etkinlik

3 kazan dolusu aşure dağıttılar. Alevi Kültür Derneği Antakya Şubesi, geleneksel aşure etkinliklerinden birini de coşkulu bir atmosferde gerçekleştirdi.
Alevi Kültür Derneği'nden geleneksel etkinlik
Armutlu mahallesinde derneğin bitişiğindeki ziyarette düzenlenen etkinlikte 3 kazan dolusu aşure vatandaşlara dağıtıldı. 
Türküler eşliğinde gerçekleştirilen etkinlikte bir konuşma yapan Alevi Kültür Derneği Antakya Şube Başkanı Cemal Ercan, Hacı Bektaş Veli'nin hoşgörüsü, Pir Sultan'ın inancıyla, direnciyle ve bilinciyle herkesi selamladı, yas-ı matem ayının sonunda düzenlemiş oldukları aşure etkinliğine destek veren, katkı veren, emek sunan her cana Alevi Kültür Derneği adına teşekkür etti. 
Dernek başkanı Ercan, konuşmasında şunlara yer verdi: “Biz Aleviler inancımız ve öğretimiz gereği tüm canların katkısıyla yaptıkları ve beraberce paylaştıkları aşureler, daha çok canımızın tüketmesiyle anlam kazanmaktadır. İslam dünyasını tümden sarsan, toplumu derinden yaralayan Hz. Hüseyin'in Kerbela da şehit olduğu Muharrem ayı içindeyiz. Kerbela, soylu direniş öyküsü. Güçsüz olanın güçlü olana karşı gösterdiği direnç, haklı olanın haksız olana karşı sürdürdüğü mücadele, azim ve kararlılık, baş eğmeme ve de vefasızlığın başka adı olan Kerbela.

Öyle bir gözle bakılmalıdır ki muharrem ayına, kin ve nefret ve de intikam duygularıyla değil, olanlardan ders çıkartarak bir daha böyle acıların yaşanmaması için neler yapılmalı sorusuna yanıt aranarak anılmalı böylesi günler. İşte o zaman daha derinliğe, daha doğru ve de daha akılcı yaklaşımla yaşarız muharrem aylarını. On muharrem aşure günü olarak da bilinir. Aşure çağlar ötesinden günümüze ulaşan mitolojik ve de geleneksel bir yiyecek. Bir ve beraber olmanın yanında bir kazanda kaynamanın, kaynaşmanın, farklılıkları koruyarak, aynı kazanda pişebilmenin, bir ve beraberliğin simgesi olarak algılanır. Kaynayan o kazanda herkes kendi varlığını koruyabilmeli, kimse ötekini kendisine benzetmeye çalışmamalı. Tıpkı o çorbada olduğu gibi. Aşure öyledir işte. Bir yanda aşure bir yanda Kerbela, birbirini tamamlayan bir bütünün parçaları gibiler. Bu etkinliğe katılarak bir bütünün parçası olduğunuzu gösterdiniz.”