Arsuz, Hatay’a Değil de Suriye’ye mi Bağlı

    Arsuz’un Akçalı mahallesinin deniz tarafındaki 12 yazlık sitede 16 Temmuz 2014 sabahı saat 03.00 civarında kesilen elektrik, saat 16.00’da geldi. 4.5-5 saat sonra gene kesildi.
Arsuz, Hatay’a Değil de Suriye’ye mi Bağlı

Bir önceki akşam iftarı gene karanlıkta yapan vatandaşa, 14 Temmuz akşamı da iftar zindan gibi karanlıkta yaptırılmıştı. Tabii sahuru da! Arsuzlular, vatandaşa karşı duyarsızlık rekoru kıran Arsuz Kaymakamı ve Hatay Valisi Lekesiz’i ille de Başbakanlığa şikâyet mi etmeli?     Arsuz’da TEDAŞ’ın devredildiği firma, vatandaşın sıkıntısıyla ilgilenmiyor. Elektrik paralarını alıyor ama iş arızaya gelince hiçbir şey yapmıyor. Siteler aidat parasıyla başının çaresine bakıyor. Anlaşılan o ki Arsuz’da devlet yok. TEDAŞ, “Harami” denilebilecek bir yandaş şirkete verilmiş, şirket milletle oynuyor, Arsuz Kaymakamı ve Hatay Valisi Lekesiz de seyrediyor. Ya da bu rezalet, hatta kepazelik karşısında “3 maymun”u oynayıp, duymuyor, görmüyor, konuşmuyor! Bu “Altın çocukları” fakir ana ve babaları millete hizmet için değil de, iktidara ve yandaş firmalarına hizmet için okutmuşlar sanki!     Arsuz’un bu elektrik çilesini sırasıyla “Arsuz’da Devletin Yokluğu ve Hatay Valisi Lekesiz” ve “TEDAŞ Arsuz’u Cezalandırdı, Hatay Valisi Kayıplarda!” başlıkları halindeki köşe yazılarımla İskenderun ve Antakya’nın 11 ve 15 Temmuz tarihli mahalli gazetelerinde yayınlattım.     İlk yazıya cevap beklediğimizi belirttik. Cevap 2 yerden geldi: TEDAŞ, yazıdan 2 gün sonra Pazar günü 8 saat kesti elektriği. Tam Dünya Futbol Şampiyonası final maçını izleriz hiç değilse diye avunurken, 4 yılda bir gelen bu keyfe de maydanoz doğradı. Uzatmalara giderken gene kesti.     İkinci cevap da Hatay’ın Dörtyol ilçesindeki Face arkadaşlarımdan geldi. Dörtyol’da da uzun süre olmasa da, elektrikler sık sık kesiliyormuş. Dörtyol’un bu sıkıntısını da gazeteye yazmamı istediler. Şimdi yazdık ama inşallah TEDAŞ ve Hatay Valiliği bu kez de Dörtyol’u cezalandırmaz! Biz yazdıkça vatandaşın sıkıntısı giderileceğine, sıkıntı cezalandırılarak arttırılıyor çünkü. Öyle ki, sanki Arsuz Hatay’ın değil de başka bir ülkenin (örneğin Suriye’nin) bir ilçesiymiş gibi…

    Hatay Valisi Lekesiz, aslında “Çalışıyor” görünmek için müthiş bir çaba içerisinde. Mahiyetine kök söktürüyor. Koca koca bürokratlarını yanlarında astları varmış, veya otoritesi sarsılacakmış diye dinlemen “fırçalayan” bir tabiata sahip. Başlangıçta bu hoyrat amirlik vatandaşın da hoşuna gitmişti. Ama yaptığı “Yöneticilik” ve “Liderlik” açısından son derece yanlışlarla dolu. Tıpkı Tayyip’in Türk Hariciye memurlarını (büyükelçileri) “monşer” diye aşağılaması gibi. (Buna boynunu bükerek sesini çıkaramayan Dışişleri Bakanına ne demeli?)     Biz gene de Vali Lekesiz’in yönetim yanlışlığına karışmıyoruz. Böyle Başbakana böyle Vali! Ama Lekesiz’in Hatay’daki millete ve devlete uygulamalarındaki yanlışların takipçisi, uyarıcısı ve milletle paylaşan sesi olmaya devam edeceğiz.     Elimde Hatay’daki mazot kaçakçılığının önlenmesi için sözde alınan yeni önlemler hakkında bir yazım var. Aslında bunlara da “çakma önlem” veya “Dostlar alış verişte görsün!” kabilinden alınan önlem diyorum. Bunlar her nedense Mahalli Seçimler öncesinde düşünülememişti. Seçimler bitti, Vali Lekesiz “Hidayet’e erdi!” ve tüm STK temsilcilerine de ilanla mazot kaçakçılığına karşı alınacak önlemleri bildirdi. Şu Arsuz’da azıcık ilerleme kaydedebilsek, sıra bu kaçakçılık işine de gelecek.

    Arsuz’daki 12 sitede 24 saat elektrik kesildiğinde 9 Temmuz 2014’te Arsuz Kaymakamı’nı ziyarete gittik ama yerinde bulamadık. Bunun üzerine ilk yazıyı yazmıştım. Bu 3’ncü yazım. İnsana, hukuka, millete saygıları ve insafları vardır diye ümidimi korumaya çalışıp cevap bekliyorum. (Telefonum şöyledir: 0533-6686203) Kalın derili olmayan cevap verebilir!    Son Söz: İktidarlar geçici, millet ve devlet kalıcıdır. Hem vicdanen rahat olmak, hem de gelecekte hataların kurbanı olmamak için millete ve devlete hizmette yanlış yapılmamalıdır! Yanlışlarınız izleniyor, kaydediliyor ve milletle de paylaşılıyor. Herkes kendisine gelsin!
Prof.Dr. Celalettin Yavuz, cyavuz53@gmail.com,