ATB BAŞKANI KUSEYRİ:ATATÜRK CUMHURİYETİN İLANINDAN SONRA KADIN HAREKETİNE BÜYÜK ÖNEM VERDİ

 Kuseyri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, Tüm dünyada Kadına ve Kadın haklarına en fazla değerin Türkiye'de verildiğini öne sürdü.
ATB BAŞKANI KUSEYRİ:ATATÜRK CUMHURİYETİN İLANINDAN SONRA KADIN HAREKETİNE BÜYÜK ÖNEM VERDİ
   Antakya Ticaret Borsacı (ATB) Başkanı ve Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Kuseyri, Atatürk'ün Cumhuriyet'in ilanından sonra kadın hareketine büyük önem verdiğini belirtti.
     Kuseyri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, Tüm dünyada Kadına ve Kadın haklarına en fazla değerin Türkiye'de verildiğini öne sürdü.
     Kadınların iş dünyasında da kendilerini kanıtladıklarını ifade eden Kuseyri, şöyle devam etti:
     ''Mustafa Kemal Atatürk, kadınların siyasal örgütlenişini Kurtuluş Savaşı yıllarında destekliyordu. Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin her toplumsal kademesinde öncülük eden kadınlara ilk siyasal hakları, 1930 yılında çıkarılan Belediyeler Kanunu ile verildi. Ardından 1934 yılında bir yasa değişikliği teklifiyle Türk kadını milletvekili seçilme hakkını kazandı. O tarihlerde Avrupa ve diğer dünya ülkelerinde kadınların böyle çağdaş hakları henüz yoktu. 1 Mart 1935 yılında toplanan TBMM'de tam 18 kadın milletvekili yer aldı. Türk kadını, Atatürk hayattayken yapılan son seçimde (1935) ilk kez seçilme hakkını kullandı ve TBMM'ye 18 milletvekiliyle girmiştir.''
     Gelişmiş veya gelişen ülkelerin temelinde, kadınların da üretimde aktif olmasına değinen Kuseyri ev kadınlığı modelinden, ''iş kadınlığı'' veya ''üreten kadın'' modeline geçişin hızlı bir şekilde gerçekleştiğini kaydetti.
    
     -MHP KADIN KOLLARI BAŞKANI ERYILMAZ-
    
     MHP Kadın Kolları Başkanı Dilaver Eryılmaz, nüfusumuzun yarısını oluşturan kadınlar aile ekonomisine katkı sağlamak amaçlı çalışma hayatı içerisinde olmanın yanı sıra, yaşamak için gerekli olan diğer işlerin yaptıklarını belirtti.
     Kadınların yüklerinin erkeklere göre bir kat daha fazla olduğunu belirten Eryılmaz, şöyle devam etti:
     ''Hayatı kolaylaştıran, aile bireylerini rahatlatan, bu işlerin sorumlusu erkekler bu nedenle fazlaca rahatlarına düşkün olduklarından aileye ekonomik katkı amaçlı olarak kadınların çalışmasının dışında başka sosyal faaliyetlerde bulunmasına asla tahammül edemezler. Cevval kadınlarımızın erkeğinin her türlü baskısına direnerek her türlü ekonomik,sosyal ve siyasi alanda çalışmak için çaba sarfetmelerinin dışında, diğer kadınlar erkeğin direnişine boyun eğerek pasifleşmişlerdir. Yaşadığımız yüzyılda kadınlar siyasi çalışmalara ve toplantılara katılamaz,demokrasi mücadelesinde aktif olarak yer alamaz. Yönetici kadrolarında yer alsalar bile çok azınlıktadırlar.''
    
     -TÜRK EĞİTİM-SEN'DEN ANKET-
    
     Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Recep Tuncay, kadınlara yönelik yaptırdıkları ankette, kadınların sorunlarının belirlendiğini kaydetti.
     Ankete katılan kadınların yüzde 49,7?si sendikalara üye iken, yüzde 50,3?ü sendikalara üye olmadığının belirlendiğini ifade eden Tuncay, şunları söyledi:
     ''Eğitimcilere kadın sorunlarını çözmek için en çok hangi konuya öncelik verilmesi gerektiği sorusunu yönelttik. Buna göre ankete katılanların yüzde 26,2?si 'kadın-erkek ayrımcılığının önlenmesi', yüzde 18,5?i 'eğitimde fırsat eşitliğine önem verilmesi', yüzde 17,2?si 'kadın istihdamının artırılması', yüzde 16,8?i 'kadının siyasal yaşama daha fazla katılımının sağlanması', yüzde 11,9?u 'hepsi', yüzde 2,3?ü de 'diğer' cevabı verirken, yüzde 7?si birden çok değişik görüş bildirmiştir.''
     Kadın çalışanların toplumsal, aile ve çalışma hayatında birçok sorunu bulunduğunu belirten Tuncay, açıklamasında şunlara yer verdi:
     ''Ulu Önder Atatürk, Türk kadınına çok önemli kazanımlar sağlamıştır. Ancak bugün geldiğimiz noktada kadınlarımızın birçok sorunu bulunmaktadır. Kadın sorunlarının ortadan kaldırılması için öncelikle kadın-erkek ayrımcılığına son verilmesi, kadına yönelik şiddetin ve kadın istismarının önlenmesi, eğitime gereken önemin verilmesi, kız çocuklarının okullaşma oranlarının artırılması, kadın istihdamının artırılması, kadının çalışma hayatında etkin olmasının sağlanması, kadının karar mekanizmalarında yer alması ve siyasal hayata katılımının sağlanması gerekmektedir. Bunları gerçekleştiremediğimiz sürece kadınlarımız, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü buruk kutlayacaktır.''