AVUKATLAR DAN OPERASYONLARA PROTESTO

Hatay Barosu’na bağlı bir grup Avukat adına açıklamada bulunan Ali Habip, 18 Ocak 2013 günü yapılan operasyon sonucu birçok meslektaşının hukuk dışı muamelelere maruz kaldığını haksız yere hukuka aykırı şekilde gözaltına alındığını ve tutuklandığını söyledi.
AVUKATLAR DAN OPERASYONLARA PROTESTO

Ulus alanındaki eylemde Hatay Barosu’na bağlı bir grup Avukat adına açıklama yapan Habip, Tutuklanan ve gözaltına alınan meslektaşlarımıza kötü muameleler her daim sürmüş ve onlara karşı düşman ceza hukuku uygulandığını iddia etti.

Son süreçte halkın haklarını savunan biz Avukatlara karşı başlatılan bu baskılar sonucu birçok meslektaşımız haksız yere ceza almıştır. Son olarak İHD üyesi meslektaşlarımıza da haksız yere cezalar verildiğini ifa eden Habip açıklamasını şöyle sürdürdü:”Mesleğimizin salt bir meslek olarak zorlukları herkesçe bilinmektedir. Ancak bu zorlukların yanı sıra üzerimize uygulanan baskıların hükümet politikasına dönüşmesine, tüm kamu kurum ve kuruluşları ile toplum nazarında mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına sessiz ve duyarsız kalmayacağımızı bildiririz. Söz konusu operasyonda, avukatlara ait kanuni hakların nasılda hiçe sayıldığını, bir şüpheliye ait hakların daha bertaraf edildiğini belirtmek isteriz. Gözaltında bulunan avukatlar ilişkin bazı hukuka aykırı uygulamaları kamuoyu ile paylaşmak isteriz. Savcı ve baro görevlisi gelmeden yapılan aramalar, soyut arama kararlar, zorla tükürük, kan örneği ve parmak izi alınması, su ve tuvalet ihtiyaçlarının giderilmemesi, Su ve tuvalet ihtiyaçlarının giderilmesi, Savunduğu müvekkillerinin polis tarafından takip edilerek aranması, Avukatların ifadelerinin savcı tarafından alınma gerekirken emniyete getirilmeleri hukuka aykırı uygulamaları bazılarıdır.
Fransız Devrimi’nin öncüsü olan, halkın tüm haklarının kazanımlarında doğrudan ya da dolaylı şekilde rol oynayan biz avukatlar, halka ait hakları sonuna kadar savunucusu olacağımızı halkımıza bildiririz. Bizlere karşı yapılan baskıların ve haksız uygulamaların bizleri yıldırmayacağını herkesin bilmesini de isteriz. Ülkemizin geldiğini son süreçte iktidar, kendisine muhalif olan tüm grupları terörist veya örgüt üyesi olarak yaftalayarak ve bu haliyle kamuoyunda olumsuz izlenimler uyandırarak yaptığı hukuksuzlukları haklı göstermeye çalışmaktadır. Gerek son süreçte gerekse öncesinde, herkesçe muhaliflere uygulanan operasyonlarda hukuk kurallarının çiğnendiği kabul edilmesine rağmen bu konuda yetkililerin, soruşturma başlatmaması ve bu hukuksuzlukların görmezden gelinmesi ülkenin içinde bulunduğu hukuksuzluğun ne kadar ciddi boyuta ulaştığını göstermektedir.

Terör ve örgüt kelimelerini kullanarak hukuku çiğneyenlerinde demokrasi ve adalete karşı terör yarattığının herkesçe bilinmesi isteriz. Hukuk kurallar yönetilenleri bağladığı kadar yönetenleri de bağlar. Şayet yönetenler bu kurallarla kendini bağlı görmezlerse, yönetilenler üzerindeki yetkililerinde meşruluğu bir hal alır. Hukuk kuralları ve haklar ülkede yaşayan ve bulunan herkes içindir. Adı ne olursa olsun, ister terörist, ister katil, ister anarşist, ister ateist hiçbir gerekçe ile vatandaşlar bu haklardan ve hukukun sağladığı bu güvencelerden mahrum bırakılamaz. Hukuk bir toplumun asgari uyum kurallarıdır. Bu uyumun bozulması bir toplumun yok edilmesi,, ezilmesi, çatışmalara itilmesi demektir. Bu bağlamda herkesi özellikle hükümetleri hukuk kurullarına uyma davet ediyoruz.