BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE YAŞAMA HAKKI TEHDİT ALTINDADIR

<span style="background-color:rgb(237, 237, 237); color:rgb(15, 15, 15); font-family:tahoma; font-size:12px">Samandağ Belediyesi personeli Doğu İllerinde &ccedil;atışma ortamı ve toplumsal sonu&ccedil;lar &uuml;zerine Belediye Binası &ouml;n&uuml;nde bir basın a&ccedil;ıklaması yaparak protesto etti.</span>
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE YAŞAMA HAKKI TEHDİT ALTINDADIR

Basın açıklamasına DİSK/GENEL-İŞ Sendikası Hatay Şube Başkanı Yusuf Berkyürek,  DİSK/GENEL –İŞ SENDİKASI Hatay Şubesi Denetim Kurulu Başkanı Fatma Dadük, Yönetim Kurulu Üyesi Semih Berrak, DİSK/GENEL-İş Sendikası Hatay Şubesi Samandağ Belediyesi İş Yeri Temsilcileri Zeynel Abidin Sürmeli, Metin Demir ile Belediye Personeli katıldı.Doğu İlerinde çatışma ortamı ve toplumsal sonuçlar üzeri konusunda Basın açıklamasını DİSK/GENEL-İŞ Genel Yönetim Kurulu adına DİSK/GENEL – İŞ Hatay Şubesi Denetim Kurulu Başkanı Fatma Dadük okudu.Dadük, yaptığı açıklamada şöyle dedi; “Ülkemizin doğu illerinde 7 Haziranda yapılan Milletvekili Genel seçimlerinin hemen ertesinden başlayarak giderek şiddetlenen çatışmalı bir süreç başlamıştır. 1 Kasım seçimleri sonrasında ise durum vahimdir. Gelinen aşamada demokrasi ve Hukuk devleti ilkelerinin ortadan kaldırıldığına işaret etmektedir. Bu durum sadece bu İllerimizde özgü bir hal almaktan çıkmış olağan üstü hal Ülkemizin üstüne çökmüştür. Düşünce örgütlenme Basın Özgürlüğü ve yaşama hakkı tehdit altındadır. Hükümet terörle söylemine sığınarak illeri İlçeleri kuşatma altına almış sokağa çıkma yasağı ilan ederek halkı pes ettirmek istemiştir. İllerin İlçelerin güvenlik güçleriyle kuşatılmasına zemin hazırlayan çatışmacı yöntemlerle ve siyaset anlayışı da bu vahim tabloda pay sahibidir. Bunları onaylamadığımızı yüksek sesle ifade ediyoruz.Ortaya çıkan savaş ortamında onlarca sivil, Asker ve Polis ölmüştür. Ölen her Yurttaşımızla birlikte toplumsal birlik ve barış duygusu bir darbe almaktadır. Kentlerde yaşanan çatışmalarda ortaya çıkan manzara ürkütücüdür. Ancak bu manzaradan öte can havliyle yerlerinden yurtlarından ayrılma zorunda kalan insan manzaraları daha da ürkütücüdür.Eğitim ve sağlık çalışanlarının çekilerek savaşa hazırlık yapılması da ayrıca endişelerimizi derinleştirmektedir. Sokağa çıkma yasaklarıyla kent sokaklarında yaşana çatışma görüntüleri Ülkemizi on yıllardır savaşlarla yaşayan orta doğu ülkelerine benzeştirmeye başlamıştır. Biz bu durumu kabullenmiyoruz. Türkiye’nin Ortadoğululaşmasına yol açan süreci reddediyoruz. Sendikamızın söz konusu Kentlerde 15 bine yakın üyesi vardır. Şu anda sadece Şırnak İliyle Cizre ve Silopi İlçelerinde 800 civarında üyemiz yaratılan şiddet ortamı altında aileleri yakınları akrabaları komşularıyla birlikte ezilmektedirler. Aynı baskı Sur, Silvan ve Nusaybin gibi sokağa çıkma yasağının uygulandığı İlçelerde de yaşanmaktadır.Bu ortamda bırakılan Sendikal hakları çalışma ve ücret hakkını en temel İnsan hakkı olan can güvenliği bile ortadan kalkmıştır. Süreç demokratik ve temel hukuk devleti ilkelerinden uzaklaşarak toplumsal birliği ve barışı tehdit eder hale gelmiştir. Savaş varsa Adalet yoktur diyen binlerce yıl özdeyişi sanki bugünü anlatmaktadır. Bu İllerimizde Eğitim sağlık ve Kentsel hizmetler gibi en temel kamu hizmetleri durmuştur. Kısacası klasik işlevleriyle devlet ortadan kalkmıştır, şiddet yerleşmiştir.Savaşın hayatı öldürmek veya hayatta kalmak sarkacı arasında anlık bir mesafe tanımlayan insanlık dışı ifadesi artık kapımızdadır. Bu kapı açılmamalıdır. Savaş düşüncesi bu topraklardan kovulmalıdır. Savaşı barışla ve barışçı yöntemlerle alt edebiliriz. Şiddet sarmalında ancak demokrasi Hukuk devleti ve Adaleti bir devlet yöntemiyle kurtulabiliriz.Üyelerimizin ve tüm halkı huzur ve güven içinde demokratik bir Hukuk devletinin çatısı ve güvencesi altında tüm evrensel haklarını kullanarak çalışması ve yaşanması talebimizi devlet yetkililerine acilen iletiyoruz” dedi.