Başkentte ‘Hatay Günleri’ Işıldıyor

4-9 Kasım 2014 tarihleri arasında Türkiye’nin kalbi Ankara’da “Hatay” yürek olup atmaya başladı.
Başkentte ‘Hatay Günleri’ Işıldıyor
4 Kasım günü planlandığı gibi, Ankara’nın merkezi Sıhhiye’deki Abdi İpekçi Parkı’nda “Künefe Partisi”yle “Başkentte Hatay Günleri”nin açılışı yapıldı. Atatürk Kültür Merkezi’nde etkinliğin girişindeki ilk geniş çadır adeta “Künefe Fabrikası” gibiydi. Künefeleri Hatay’ın birbirinden leziz mutfağı izliyordu. Daha sonra uzun çadıra girdik. Burada da sağlı sollu Hatay’da üretilen ne varsa görmeye başladık. Peynir, zeytin, çökelek, pekmez, reçel çeşitleri mi dersiniz, kurutulmuş meyvelerden üzüm, incir, erik, kayısı mı dersiniz, yoksa ceviz ve kabuklu fıstık mı? Hele de turfanda ve tadına doyulmaz mandalinalar, greyfurtlar, limon ve süs portakalları, güzelim narlar ve Antakya’nın içi siyah kıtırkıtır yenen harika hurmaları…Hatay olur da hiç defne ve harlı sabun olmaz mı? Ya ayakkabıları, terlikleri, Harbiye (Defne)’nin birbirinden harika ipek kumaşlarına ne demeli?Bu uzun çadırdan “aman diyeti bozmayalım” diyerek kararlılıkla çıkabildik. Derken Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin “Mehteran” takımının harika konseriyle karşılandık. Daha önce Osmaniye’nin MHP’li belediye başkanlığının mehteran takımını biliyorduk. Şimdi Hatay’da da var.Mehteran’ın yanından geçerken Atatürk Kültür Merkezi’nin girişe bakan çatısında çatıyı kaplayacak boyutta “Hatay Günleri 4-9 Kasım” yazısı adeta haykırıyordu. İçeri girince gene birbirinden seçkin Hatay ürünlerinin sergilendiği standlar vardı. Akşam saat 5’e doğru köşedeki yerinde Dörtyol Belediye Başkanlığı standına ulaştık. Belediye Başkanı Yaşar Toksoy tüm sevecenliği ve konukseverliğiyle standda idi. Tabii zarif kızı Aslıhan ve belediyenin bazı emektarları da… Dörtyol standında taze sıkılmış mandalina suyu içerken Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile Defne Belediye Başkanı İbrahim Yaman da geldiler.
 2 CHP’li başkan, MHP’de! Fırsat bu fırsat deyip, Lütfü Başkan’ı belediye başkanlığı aday adaylığı süreci sırasındaki telefon konuşmamızı hatırlatıp, biraz sıkıştırdım. Ama Lütfü Başkan çok uyanık. MHP’den aldığı oylara hala doymamış. Genel Seçimlerde bile isteyecek gibi. Endişelensem de, “Herhalde Hataylı Ülkücüler ve MHP’liler bu kadar da saf olamazlar!” diye düşündüm!    Onları takiben Hassa’nın tanıtımını adeta tek başına üstlenen Mustafa Gül Hocam da geldi. Epeyce lafladık, ama doyamadık. Onu daha önce İskenderun’un Söz gazetesinin Genel Yayın Yönetmenliğini yapan, yazın Arsuz Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’ne getirilen Kamuran İnan’la sohbetimiz izledi.Biraz rahatlayınca Dörtyol’dan Ali Hocam (Ok)’la biz de Hataylı hemşerilerimizin standlarına doğru uzandık. İlk durak Kumlu Kaymakamlığı-Belediyesi standı idi. Çilingir sofrasını kurmuşlar, geçen ayın zam şampiyonu domatesi doğrayıp beyaz peynirle götürürken “Kaynanaız severmiş, buyrun!” diyerek bizi de davet ettiler. “Kaynanam sevse oruk, tepsi kebabı, künefe vs olurdu!” diyerek güldük. Kumlu Belediye Başkanını “Ödünç verdik, geri alacağız!” diye şakalaştıktan sonra kutladık!Aynı yerde Reyhanlı’nın 2. Dönemdir Belediye Başkanı olan Şanverdi ile de karşılaşıp tanıştık. “Daha sonra Reyhanlı standında buluşmak” üzere ayrıldık ve Erzin standına girdik. Narenciyelerin en bol, en çok çeşidi ve sanat eseri gibi düzenleneni Erzin standında gördük. Hatta bu güzel görüntüyle resim bile çektirdik.”Erzin’de “Tekrar uğrayacağız!” diyerek veda ettik ve Hassa standına uğradık. Mustafa Hoca’yla yarım kalan sohbete burada devam ettik. Üstelik ikram alabildiğine. Üzümün siyahı-beyazı ve kurutulmuşu var. Nar var, Antakya hurması var. Çörek (kömbe) ve pekmez köpüğü bile var. Çay bile geldi. Tam kalkacakken bir de “Menengiç Kahvesi” gelince değmeyin keyfimize Hassa reyonunu boşaltmamak için ayrıldık. Önce Belen standına geldik. Belen ile daha sonra uğradığımız Yayladağı standlarına “Yarın uzun boylu geleceğiz” diyerek kısaca durduk. Ama köşelerden birini kapan sevecen Samandağlıların standında uzun kaldık. Zira Hatay Günleri’nin koordinatörü “Hatay Birlik Vakfı”nın Başkanı M. İhsan Aydeğer de ordaydı. Ama sıkılmış mandalina suyunun zevkini bir kez daha aldıktan sonra Hatay Günleri’nin ilk gününe veda ettik. Daha gideceğiz tabiii. Aha başkentteki Hataylıların hayranlıklarını ve sevinçlerini yazamadık bile…