BELEDİYELER AB'YE HAZIRLANIYOR PROJESİ ÇOK ŞÜKÜR BUGÜN ARTIK TÜRKİYE'DE ÇOK FARKLI BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ

''BELEDİYELER AB'YE HAZIRLANIYOR PROJESİ'' -DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BAĞIŞ: -''DEMOKRASİLERİMİZE YAPILAN SALDIRILAR, DARBELER, İNSAN HAKLARI İHLALLERİ, DARAĞACINDA SALLANDIRILAN GENCECİK FİDANLAR, TÜRKİYE'NİN AB STANDARTLARINA ULAŞMASINI ENGELLEYEN DUVARLARI OLMUŞ'' -''ÇOK ŞÜKÜR BUGÜN ARTIK TÜRKİYE'DE ÇOK FARKLI BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ'
BELEDİYELER AB'YE HAZIRLANIYOR PROJESİ ÇOK ŞÜKÜR BUGÜN ARTIK TÜRKİYE'DE ÇOK FARKLI BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ
Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, ''Demokrasilerimize yapılan saldırılar, darbeler, insan hakları ihlalleri, darağacında sallandırılan gencecik fidanlar, Türkiye'nin AB standartlarına ulaşmasını engelleyen duvarları olmuş. Çok şükür bugün artık Türkiye'de çok farklı bir dönemi yaşıyoruz'' dedi.
     Bağış, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından Hatay'daki Ottoman Palace'de gerçekleştirilen Belediyeler AB'ye Hazırlanıyor Projesi Bilgilendirme Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin daha demokratik, daha şeffaf, daha saygın, insanlarının birbiriyle barışık olduğu bir ülke olması için, insanlık tarihinin en kapsamlı barış projesi olan AB sürecinde her geçen gün daha da iyisini yakalamak için çalıştıklarını kaydetti.
     Türkiye'nin son yıllarda yargı reformu kapsamında attığı adımların, Türkiye'yi Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmaya yönelik olduğunu, bunların AB sürecinde ilerlemeyi sağladığını ve tam üyeliğe yakınlaştırdığını vurgulayan Bağış, şunları kaydetti:
     ''Düşünebiliyor musunuz, 50 yıl önce darbeler sonrası başbakanların, bakanların idam edildiği bir ülkede, 30 yıl önce Kafka'nın, Dostoyevski'nin kitapları toplatılıp, yakıldığı bir ülkede, 10 yıl önce bir belediye başkanının ders kitaplarındaki bir şiiri okuduğu için hapsedildiği bir ülkede, bugün AB ülkelerinden gelen parlamenterlerin takdir ettiği bir yargı reformunu gerçekleştiriyoruz. Bunda Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in çok büyük emeği var.''
     Demokrasiyle ilgili AB sürecinin Türkiye'ye büyük katkıları olduğunu ifade eden Bağış, şöyle devam etti:
     ''Bir zamanlar idam cezasının olduğu, Devlet Güvenlik Mahkemesinin insanların hayatını karartabildiği, YÖK'ün yönetiminde, TRT'nin yönetiminde bile Türk Silahlı Kuvvetler mensuplarının bulunmasının şart olduğu bir ülkede yaşarken, bugün dünya standartlarında bir demokrasimiz oldu. Sadece insan hakları ve demokrasi alanında adımlar atmadık. Aynı zamanda belediyelerin direkt sorumluluk alanına giren hal yönetiminden tutun, çevre temizliğine, katı atıkların ayıklanmasına kadar her alanla ilgili standartları belirledik.''
    
     -AB SÜRECİ VE SIKINTILAR-
    
     AB sürecinin sadece merkezi yönetimin işi olmaktan çıktığını kaydeden Bağış, belediyelerin bu sürecin içerisinde mutlaka olması gerektiğini ve bu konuda da adımlar attıklarını söyledi.
     Bağış, AB sürecinde geçmişten bugüne kadar ''mış gibi yapıldığını'' ifade ederek, şöyle devam etti:
     ''Malesef Türkiye 1959'da rahmetli Menderes'in ilk başvurusundan sonra hep ''mış gibi yapmış''. Biz hep suçluyoruz Avrupalıları 'neden 45 yıl sürmüş müzakere tarih almamız?' diye. Ama, demokrasilerimize yapılan saldırılar, darbeler, insan hakları ihlalleri, darağacında sallandırılan gencecik fidanlar, Türkiye'nin AB standartlarına ulaşmasını engelleyen duvarlar olmuş. Çok şükür bugün artık Türkiye'de çok farklı bir dönemi yaşıyoruz ama her geçen gün artık geriye dönülmez, sürdürülebilir bir kalkınmanın, demokratikleşmenin, şeffaflaşmanın parçası olduğumuzu hepimiz hissediyoruz.''
     Egemen Bağış, AB süreciyle ilgili içeride yaşanan sıkıntıların geride kaldığını belirterek, ''Ama dışarda yaşanan sıkıntılar devam ediyor. Şu an 33 faslın 13'ünü açmış bulunmaktayız. Geriye kalan fasılların 18'inin üzerinde siyasi engeller var, istesek de açamıyoruz. Peki bunlar bizi yavaşlatacak mı? Tam aksine bizi daha da kamçılayacak'' dedi.
     Türkiye'nin AB sürecinin önündeki her tıkanmanın reformlarla aşıldığını vurgulayan Bağış, ''Türkiye 2002 ile 2004 arasında TBMM'de el ele vererek, reformlar yasalarını geçirdiği için 2004 yılında Sayın Başbakanımız Brüksel'de masaya yumruğunu vurduğunda AB üyesi ülkeler Türkiye'ye müzakere tarihi vermek zorunda kaldıkları için müzakerelere başlanmıştır. Çünkü ellerindeki kozları aldık'' şeklinde konuştu.