Çatı Aday Ekmel Hoca ve Tayyip Tetikçiliği

    CHP ve MHP Genel Başkanları, BBP ve DP’nin de desteğini alarak, eski cumhurbaşkanları ve bazı sivil toplum örgütleriyle de istişare yaparak, ortak Cumhurbaşkanı adayını belirlediler:
Çatı Aday Ekmel Hoca ve Tayyip Tetikçiliği
Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu! Ekmel Hoca’dan önce Yargıtay eski Başkanı Sami Selçuk, İlhan Kesici gibi “ortak” olabilecek adayların da adları geçti. Hatta Ahmet Özal bile! Sonuçta Ekmel Hoca orta noktada buluşulan aday. Ama CHP ve MHP tabanı ne diyor? Her iki partinin içerisinde görünüp de muhalefeti bir meslek haline getirenler var. 17 Haziran 2014 tarihli basına bakıldığında, Ekmel Hoca’ya en büyük tepkiyi AKP’nin yandaş medya tetikçileri, Yeniçağ ve Aydınlık’ın “müzmin” muhalifleri verdiler. Her üç taraf da Ekmel Hoca için demediğini koymadı. İyi de oldu. Türk kamuoyu Ekmel Hoca’yı daha iyi anladı. Anlaşılamayan ise, “Tayyip Tetikçileri”ni aratmayan Yeniçağ ve Aydınlık gazetelerinin köşe yazarlarıydı! Bu iki gazete CHP ve MHP’nin tabanında işlemlere başladılar. Mübarekler muhalefet edecek bir şey bulamasalar, aynaya bakıp kendilerine kızacaklar neredeyse!    Ekmel Hoca, aslında ne CHP, ne MHP, ne BBP ve ne de DP’nin “kendi” adayı değil. Her 4 partiye de önemli uzaklıkta biri. Peki neden Ekmel Hoca?    Öncelikle, 10 Ağustosta yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçimine katılım %90’ın altında olursa Tayyip ilk turda Cumhurbaşkanı seçilecek. Ardından başkanlık sistemini getirip, adeta her şeyiyle Türkiye’nin tek hâkimi, hatta “Diktatörü” denilecek seviyeye gelecek. Tabii 17 ve 25 Aralık yolsuzlukları tamamen kapatılacak, yenilerini de kimse duyamayacak.    Ekmel Hoca, her 4 partinin kendi adayı değilse de, en azından üzerinde uzlaşma (konsensüs) sağlanılan bir aday.
 
 Profesör, bir bilim adamı. İslam ve Türk bilim alanında çok değerli eserleri var. İslam ülkeleri ve Türk dünyasının, hatta bunların dışında BM’deki diğer ülke temsilcilerinin de yakından tanıdığı ve saygınlığı olan biri.    Ekmel Hoca’nın seçilmesi halinde, en azından Tayyip’in “Tek adamlığı” ortadan kalkacak. Meclis’i emrine alan Tayyip’in çıkartmak istediği uygunsuz kanunlar “Tarafsız” bir Cumhurbaşkanı tarafından engellenmeye veya yontulmaya çalışılacak. En azından Abdullah Bey gibi “Noterlik” yapmayacak!    Ekmel Hoca, daha yeni bıraktığı İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreterliğini 10 yıl süreyle ve başarıyla yürüttü. Sadece 57 İslam ülkesinin değil, BM vasıtasıyla pek çok ülkenin yöneticilerinin de tanıdı bir şahsiyettir. Hatta Cumhurbaşkanı olmasıyla, son yıllarda Davutoğlu’nun kumpas diplomasisiyle bozduğu yakın coğrafyadaki İslam ülkeleriyle ilişkileri düzeltmek için önemli bir şanstır. Uluslara arası tanınırlığı ve uzlaşmacı kişiliği bilinen, çalışkan ve saygın bir bilim adamı, bir devlet adamıdır.    Bazıları babasının “Atatürk’ün Türkiye’sinde yaşamamak için Mısır’a gittiğini” bahane edip Hoca’ya yükleniyor. Hoca 1943’te doğmuş. Atatürk, en azılı muhalifi Dâhiliye Nazırı Ali Kemal linç edildikten sonra onun oğlunun okutulmasını bile sağladı. Okuyup hariciyeci olan Ali Kemal’in oğlu ülkesi ve Atatürk’ün asla karşısında olmadı.    Ekmel Hoca da kendisine yöneltilen “Atatürk karşıtlığı” eleştirisine şu cevabı veriyor: “Bu tür değerlendirmelere çok üzülüyorum. Lütfen bunu yapan arkadaşlarımız geçmişime baksın. Türkiye Cumhuriyeti kurumlarında, hatta adında bizzat Atatürk yazılı kurullarda üstlendiğim görevlere baksınlar. Atatürk’ü, Cumhuriyet realitesini ve kazanımlarını inkâr etmek tamamen yanlıştır…” Daha ne söylesin?    Son Söz: Cumhurbaşkanının tarafsız ve iktidar dışından seçildiği ülkelerden biri de Almanya’dır. Orada da cumhurbaşkanı siyasi partilerin uzlaşmasıyla seçilir. Yani hiçbirinin “adamı” değildir. Ekmel Hoca da Türkiye’de hiçbir partinin adamı değildir. Ayrıca mevcut tüm siyasi partilerden (AKP de dâhil) oy alabilecek, dünyaca tanınan ve saygın bir devlet adamı ve bilim adamıdır! AKP’nin tetikçilerinin değil, sağduyunun peşine takılalım!
Prof.Dr. Celalettin Yavuz, cyavuz53@gmail.com,