CUMHURBAŞKANI GÜL DTO MECLİS TOPLANTISINA KATILDI

ABDULLAH GÜL: -''İSTİKRARLI BİR ÜLKEMİZ VAR. BİRÇOK ÜLKE BÜYÜK BİR SIKINTI İÇİNDEYKEN, EKONOMİK SIKINTI İÇİNDEYKEN, SIKINTILARI ÇABUK ATLATAN, MAKRO OLARAK BAKTIĞIMIZDA, BAŞKA ÜLKELERLE MUKAYESE ETTİĞİMİZDE, SIKINTILARDAN DAHA ÇABUK ÇIKAN VE GELECEĞİ DAHA PARLAK OLAN BİR ÜLKEYİZ''
CUMHURBAŞKANI GÜL DTO MECLİS TOPLANTISINA KATILDI
 Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin istikrarlı bir ülke olduğunu belirterek, ''Birçok ülke büyük bir sıkıntı içindeyken, ekonomik sıkıntı içindeyken, sıkıntıları çabuk atlatan, makro olarak baktığımızda, başka ülkelerle mukayese ettiğimizde, sıkıntılardan daha çabuk çıkan ve geleceği daha parlak olan bir ülkeyiz'' dedi.
     Gül, Deniz Ticaret Odası (DTO) tarafından verilen öğle yemeğinin ardından katıldığı Meclis Toplantısında yaptığı konuşmada, denizcilik gibi konuların öncelik verilirse geliştiğini, bu konularda gelişen ülkelerin daima önceliklerini aldıklarını, gerek Kore'de, gerek İngiltere'den başlayıp İskandinav ülkelerinde kadar devlet önceliği olduğunu ve sektörün bu şekilde geliştiğini söyledi.
     Türkiye'de de devletin verdiği destek sayesinde bugün güçlü hale gelindiğini dile getiren Gül, ''Bugün bazı fırsatlar kaçabilir, daha ileriye gidebilecekken gidemeyebiliriz. Onun için imalat kısmına tekrar, özel bir çalışma yapmak lazım el birliği içerisinde ve bu konuda yapılabilecekleri gözden geçirmek gerekir'' diye konuştu.
     Gül, denizciliğin savunma sanayi ile ilgili kısmının da önemini vurgulayarak, şöyle devam etti:
     ''Önce tabii kendi ihtiyaçlarımız açısından... Ama Türkiye, savunma sanayinde dışarıya da çok fazla ihracat yapabilecek durumdadır. Bu imkanı vardır. Türkiye'nin bu ilişkileri vardır. Önce yakın komşumuz, daha sonra biraz da uzak komşularımız, daha sonra daha uzak ülkeler olmak üzere hepsi Türkiye'nin mal satabileceği ülkelerdir.
     Son yıllarda özellikle birçok dost ve komşu ülkelerle askeri anlaşmaların imzalanmasına çok önem veriyoruz. Askeri anlaşmalar aynı zamanda, savunma sanayindeki işbirliğimizi de kolaylaştırıcı anlaşmalardır. Bu bakımdan Türkiye'nin önünün çok açık olduğuna inanıyorum ve bunun altını da özellikle çiziyorum. Bu konuda hepimiz, Hükümet, ben, herkes, görevlilerin sizlere çok yardımcı olabileceğine de inanıyorum ki bunlar olmaktadır.''
     Bütün bunların en iyi şekilde yapılabilmesi için insan kalitesinin ve buna uygun eğitimin önemine işaret eden Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:
     ''Bu konunun tarihi çok eski, ama uzun yıllar da ihmal edilmiş bir konu olduğunu çok iyi biliyoruz. Tabii ki denizcilik yüksek okulları vardı. Bazı üniversitelerimizde yine gemi fakülteleri kuruldu, ama bunlar hep son senelerde oldu. Benim hatırladığım en eskisi, Denizcilik Yüksek Okuluydu Beşiktaş'ta. Daha sonra İTÜ'de gemi inşaat bölümü oldu. Sonra belki birkaç üniversitede oldu. Ama son yıllarda bu konudaki atılım da çok önemli.
     Özellikle Odanızın gayet iyi tespit ederek, en iyi yatırım alanı olarak tespit ettiğiniz Piri Reis Üniversitesini gerçekten çok önemli görüyorum ve bundan dolayı karar alanları, öncülük edenleri ve bu konuyu çok yakından takip edenleri tekrar ayrı ayrı tebrik ediyorum. Zaman zaman bir araya geldiğimizde bu konuları konuşuyorduk ama şimdi inanıyorum ki; kendi kampüsü de en kısa süre içerisinde bitirilir oraya taşınır ve gemiciliğin her alanında ihtiyaç olan personel en iyi şekilde yetiştirilir. Sadece Türkiye'ye değil, Türkiye dışına da yetiştirilmesi lazım. Hem içeriye hem dışarıya hitap edilecek şekilde çok iyi denizcilerin yetiştirilmesi de, Türk denizciliğinin güçlenmesinin en ana unsurlarından birisi olacaktır.''
    
     -''HER NE KADAR KAYSERİLİ OLSAM DA...''-
    
     Gül, denizcilik sektörünün birbiriyle dayanışma içerisinde olduğunu bildiğini belirterek, ''Her ne kadar Kayserili olsam da, denize uzak olsak da, bütün siyasi hayatım içerisinde olsun, dostlarım, sizler vasıtasıyla çok yakından bunu biliyorum. Kendi içinizdeki diğer kurumlar, sendikalardan tutun, okullardan tutun diğer bütün birimlerin, herkesin dayanışma içerisinde olduğunu biliyorum. Bu şüphesiz ki, bütün düzenlemelerin en doğru şekilde yapılması konusunda en büyük avantaj olacaktır. Biri bir tarafa çekiyor, diğeri diğer tarafa çekiyor olsa o zaman düzgün işler yapılamaz gerçekten. Kendi içinizdeki dayanışma, kendi içinizde her şeyi önceden gözden geçirip ve ortak fikirlerin ilgililere sunulması, her şeyi çok kolaylaştıracaktır''' diye konuştu.
     Üyelerle birlikte olmaktan memnun olduğunu ifade eden ve ''Sizler Türk Bayrağını dünyanın dört bir yanında dalgalandırıyorsunuz, denizlerde gururumuzsunuz. Ticarette aynı şekilde, turizmde aynı şekilde...'' diyen Gül, yatçılık alanının da son yıllarda çok geliştiğini, gemi imalatında Türkiye'den çok daha ileri ülkeler olsa da yat imalatında veya özel nitelikli gemi imalatında Türkiye gemi sanayinin, ''dünyanın gözdesi'' olduğunu anlattı.
     Gül, sektörün turizmle iç içe olduğunu dile getirirken, gerektiğinde yabancı gemilerin, yatların Türkiye'ye daha rahat uğramasının teşvik edilmesiyle ilgili düzenlemelerin de el birliğiyle yapıldığını kaydetti.
    
     -''DAHA ALACAK ÇOK YOLUMUZ VAR''-
    
     Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin iyi bir durumda olduğunu kaydederek, şunları söyledi:
     ''İstikrarlı bir ülkemiz var. Birçok ülke büyük bir sıkıntı içindeyken, ekonomik sıkıntı içindeyken, sıkıntıları çabuk atlatan -makro olarak tabii konuşuyorum, tek tek baktığımızda birçok problemler var- makro olarak baktığımızda, büyük resme baktığımızda, başka ülkelerle mukayese ettiğimizde sıkıntılardan daha çabuk çıkan ve geleceği daha parlak olan bir ülkeyiz. Bunu sadece biz değil, bütün uluslararası finans kurumlarının raporlarında da görüyoruz. Bunu OECD'nin, IMF'nin, Dünya Bankası'nın raporlarında da görüyoruz. Bunları dünyanın büyük bankalarının raporlarında da görüyoruz. Bunlar tabii ki hepimize büyük bir güven vermektedir, öz güvenimiz artmaktadır. Ama ihtiyatı da yine bırakmamamız gerekmektedir. Hala dünyada çok kırılganlıklar yaşanıyor. Bir tarafta olan, başka bir ülkeyi çok çabuk şekilde etkiliyor.
     2007 yılında gemiciliğin böyle bir duruma düşeceğini hiç kimse düşünemezdi. Ona göre büyük yatırımlar yapıldı. Tahminler çok büyüktü. Petrol fiyatlarının 100-200 dolarlara çıkacağı tahmin edilirken, birdenbire 2008 yılında dünya büyük bir problemle karşılaştı, 1929 büyük dünya buhranından sonra en büyük buhranı yaşadı. Onun için tedbiri de elden bırakmamak gerekmektedir. Ama bir taraftan da kararlı bir şekilde devlet, özel sektör, ilgili kurumlar, el birliği içinde gerekli düzenlemeleri yaparak, geleceğe doğru güçlü bir şekilde gelişmemiz gerekir.''
     Türkiye denizciliğinin bugünkü konumunun çok ilerisine gitmesi gerektiğini belirten Gül, ''Komşularımızla mukayese ettiğimizde, Uzak Doğu ülkeleriyle mukayese ettiğimizde bizim daha alacak çok yolumuz vardır, yürüyecek daha çok yolumuz vardır. Bunun da farkında olmamız gerekir ama bu gücümüz de var. Önemli olan bu. Bizde bu güç var. Bu yolu yürüyebiliriz. Çok daha ileriye gidebiliriz. Çok daha ileriye gideceğimizden de hiçbir şüphem yoktur'' diye konuştu.
     Konuşmasının ardından Gül'e, Osmanlı İmparatorluğu'nun gemilerinden birini temsil eden kalyon maketi sunuldu.