Darbeciler Pardon Diyerek Kurtulmamalıdır

          28 Şubat 1997 tarihinde yapılan MGK toplantısı sonrası açıklanan bildiriyle siyasi tarihimize kara bir leke olarak geçen ‘postmodern darbe’nin, üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen, açtığı tahribat, ne yazık ki, telafi edilememiştir.

Darbeciler Pardon Diyerek Kurtulmamalıdır

           TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyon raporunun tespitine göre millete 381 milyar dolarlık bedel ödeten, oluşturduğu etki nedeniyle kamu açıkları marifetiyle devlete 7 yılda 75 milyar dolar faiz yükü getiren 28 Şubat’ın sermayeyi hizaya getirmek için esnafa ve iş adamlarına uyguladığı baskı ve yıldırmalar, inancı dolayısıyla bazı kamu çalışanlarına yaptığı zulümler milletimizin hafızasında hâlâ tazeliğini korumaktadır.   Dönemin Başbakan’ı merhum Necmettin Erbakan’a siyasallaşmış yargı adamları, tetikçiliğe soyunmuş karargâh medyası ve devlet terbiyesinden nasibini almamış müsvedde paşalar ve onlara yardakçılık yapan köşe tutmuş maşalar tarafından yapılanlar ise siyasi hayatımıza kara bir leke olarak geçmiştir.          27 Şubat 2011’de vefat eden 28 Şubat’ın siyaseten mağduru ve millet adına bedel ödeyen 54. Hükümetin Başbakanı Necmettin Erbakan’ı rahmetle anıyor ve ‘Savunan Adam’ olarak tarihe geçen Sayın Erbakan’ı milletin de unutmayacağını düşünüyoruz.          Bu dönemde, Milli Güvenlik Kurulu’nun dayatmasıyla gerçekleştirilen 8 yıllık kesintisiz eğitim nedeniyle imam hatip okulları ve meslek liseleri ağır yaralar almış, üniversite sınavlarında meslek lisesi mezunlarına uygulanan haksız katsayı uygulamasıyla mesleki eğitim baltalanmış, uygulanan başörtüsü yasağı dolayısıyla üniversite kapıları nizamiyeye, kampüsler ise kışlaya dönüştürülmüş, sadakat yarışına soktukları bilim adamlığından nasipsiz rektörler vasıtasıyla üniversitelerde ikna odaları adı altında imha süreçleri yaşatılmış, kendini paşa zannedenler eğitim müfettişlerine brifing vererek eğitimde başörtülü avı başlatmış, düzmece dosyalar marifetiyle binlerce öğretmen Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla meslekten ihraç edilmiş, Kur’an eğitimine yaş sınırı konularak kurslar kapatılmış, Milli Güvenlik derslerine giren bazı darbeciler eliyle okullarda terör estirilmiş, televizyon dizileri dahi kullanılarak toplum mühendisliğinin en uç örnekleri sergilenmiştir.

          Dönemin hükümetini istifaya zorlayan, yargıya müdahale eden, tüm toplumu denetim altına almaya çalışan, kamu kaynaklarını hortumlayan, temel hak ve özgürlükleri ihlal ederek, hukuku çiğneyerek yaptıkları fişlemeler ve dışlamalarla binlerce insanın hayatını zehir eden darbeciler ve suç ortaklarının millete ödettiği bedellerin unutulması asla mümkün değildir. Bin yıl sürecek diye müstağni ve mütekebbir bir edayla topluma tehdit savuranların halka ödettiği bedellerin karşılığı ödetilmeden, hortumlayarak batırdıkları bankaların ve iç ettikleri kamu kaynaklarının iadesi sağlanmadan, haksız elde ettikleri kazançlarla sürdükleri saltanatlar sonlandırılmadan, darbecilerin ‘pardon’ demesi masumiyet nişanesi olarak görülmemeli ve yaptıkları zulümler mübah sınıfına asla sokulmamalıdır.