EFSANE EMNİYET MÜDÜRÜ İBRAHİM RECBER EMEKLİYE SEVK EDİLDİ

Dörtyol İlçe Emniyet Müdürlüğü görevini 2004 - 2008 yılları arasında büyük bir başarıyla sürdüren ve hemşerilerimizin gönlünde taht kuran Efsane İlçe Emniyet Müdürü İbrahim Recber,  Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu toplantısı kararıyla emekliliğe sevk edildi. 
EFSANE EMNİYET MÜDÜRÜ İBRAHİM RECBER EMEKLİYE SEVK EDİLDİ
1968 Adana doğumlu olan Efsane İlçe Emniyet Müdürü İbrahim Recber Dörtyol’da özellikle bölgedeki uyuşturucu ekimi, sevkiyatı ile asayiş olaylarına karşı yürüttüğü başarılı operasyonlarla ve stratejik bakımdan büyük önemi bulunan Dörtyol İlçesinde alınan önlemlerle asayişin sağlanmasında ekibiyle birlikte elde ettiği başarılarla tanınmaktaydı.Dörtyol’un Efsane İlçe Emniyet Müdürü İbrahim Recber, son görev yeri olan Hatay Polis Meslek Yüksekokulu Müdürü iken Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu toplantısı kararıyla emekliliğe sevk edildi.Dün gazetemize bir ziyaret gerçekleştiren Dörtyol’un Efsane İlçe Emniyet Müdürü İbrahim Recber yaptığı açıklamada; “14 yaşında iken An-kara Polis Kolejini kazanarak başlamış olduğum Emniyet teşkilatına Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun kararıyla bu tarih itibarı ile emekli edilmiş bulunmaktayım. Hakkımızda hayırlı olur inşaallah.Anlamadığım nokta ise Komiser yardımcılığı rütbesinden itibaren ömrü terörle mücadeleyle geçmiş, daha mesleğin başında gönüllü personelle birlikte kimsenin gitmeyi aklından bile geçiremediği Diyarbakır’ın Kulp ilçesine 1992 yılında giderek ilçe emniyet amirliğini kurmuş, yanmış yıkılmış ve hatta hakim ve savcısı bile şehit edilmiş ilçeyi güneydoğunun en güvenli ilçesi haline getirmiş, uzun yıllar çalıştığı terörle mücadele şubeleri ve baktığı ilçe emniyet müdürlüklerinde haklı kim ise onun yanında yer almış, personelini her türlü siyasetten uzak tutup gerekirse kendisini siper eden, yüzlerce başarı belgesi ve ödül hak etmiş, tarafsız bir emniyet müdürü olarak bu yapılan işlemi garipsemem sanırım en doğal hakkım.Tabi ki meslek hayatı boyunca başına her türlü şey gelmiş, onlarca kez ölümle yüzleşmiş, her duruma hazırlıklı birisi olarak emeklilik kararını olağan karşıladım. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Ancak devlet ve emniyet kadrolarının vatan hainleriyle, paralelci ve bölücülerle dolup taştığı bir ortamda, üstelik belli basın yayın organlarıyla ‘PARALELCİ EMNİYET MÜDÜRLERİ EMEKLİ EDİLDİ’ şeklinde halkımıza servis edilmesini çocuklarıma izah edemedim. 1994 Kulp doğumlu olan ve ikizini o koşullar altında kaybettiğimiz kızım böyle bir şeyin bana karşı yapılmasını kabullenemeyeceğini söyledi ve uzun uzun ağladı ve bizi de ağlattı. Kızımın her bir damla gözyaşının hesabını sormak boynumun borcu olsun.Şu ana kadar benimle birlikte yüzlerce milliyetçi, ömrü bu zararlı yapılarla mücadeleyle geçmiş meslektaşım tasfiye edilmiş durumda. Mevcut kadrolar ise tescilli paralelcilerle dolu. Ya bir üst akıl bu tasfiye listelerini belirleyen kurulları art niyetli kişilerden oluşturdu yada özel siparişle iş yapılıyor. Ey Ankara buradan teşkilatçı birisi olarak sizi ikaz ediyorum; Zararlı yapılarla mücadele süreci çok kötü yönetiliyor ve sulandırılıyor. Kayıt dışı ve isim listesi olmayan her türlü grup ve cemaat devlet içerisinde yapılanıyorsa her an tehdit oluşturabilir. Düne kadar işlerini gördürebilmek için paralelcilere yalakalık yapan taklacılar şu anda daha güçlü hale gelen menzilciler, okuyucular, yazıcılar ve yeni asyacılara bu taklaları atmaktalar. Böyle devlet yönetimi mi olur. Bunların başındakilerin de yarın dış istihbarat servislerinin kontrol ve yönlendirmesine girmeyeceğini kim garanti edebilir.Beni bilen bilir. Doğru neyse onu yaparım. Dürüst namuslu vatandaş için gerekirse kanunun suç saydığı fiilleri işlerim. Ben kolluk gücüyüm yani devletin koluyum bazen şefkat olurum okşarım bazen de tokat olur inerim. Öyle bir sürece girildi ki riyakar olanlar baskın hale geldi ve sapla saman karıştı. Kimse kimseye güvenemez halde. Halbuki teşkilatın başarı sırrı birbirine güvendir. Maalesef yeniden güven ortamını tesis etmek uzun yıllar alacağa benziyor.Herkesin bir siyasi düşüncesi ve bir ideolojiye sempatisi vardır ancak meslek etiği gereği bir bürokratın görevi süresince bunu çevresine hissettirmesi asla doğru değildir. Tabii ki halktan biri olmaya terfi ettiğim bugün itibarı ile bunu açıkla-makta herhangi bir sakınca görmüyorum. Ben Türkiye milliyetçisiyim. Mesleğin ilk yıllarına kadar Türk milliyetçisiydim ancak bizden daha kahraman ve fedakar kürt ve zaza korucu vatanseverlerle güneydoğuda çalışıp onları şehit verdiğimde fikir değiştirdim ve Türkiye milliyetçisi oldum aksi taktirde onlara hainlik ve haksızlık etmiş olurum. Ülkemi seven herkes etnik kökeni ve mezhebi ne olursa olsun başım gözüm üstüne. Şu andan itibaren sinemi millete döndüm. Görev yaptığım yerlerden ailemle birlikte en çok sevdiğimiz Hatay ili Dörtyol ilçesine yerleşmiş bulunmaktayız. Kredi borcu olan bir evim ve bir arabam var. 33 yıllık hizmetim karşılığı devletim de sizden topladığı vergilerle bana 60.000 lira ikramiye verecekmiş. Hakkınızı helal edin lütfen.” dedi.