EĞİTİM İŞ SENDİKASINDAN TAKSİME DESTEK

Taksim Gezi Parkandaki olaylara destek vermek amacı ile dün iş bırakma eylemi yapan Eğitim-İş Hatay Şubesi üyeleri adına bir basın açıklaması yapan Başkan Şenol Aslan; “Dün olduğu gibi bigünden sonra da ülkemize sahip çıkacağız” dedi.
EĞİTİM İŞ SENDİKASINDAN TAKSİME DESTEK
EĞİTİM-İş Sendikası dün iş bırakma eylemi yaptı. Eğitim iş Binası önünde toplanan sendika üyeleri Ulus Meydanına sloganlar atarak yürüdü burada bir basın açıklaması yapan Eğitim-İş Hatay Şubesi Başkanı Şenol Aslan, “Demokratik hakkını kullanmaya çalışırken, AKP polisinin  şiddeti sonucu hayatını kaybeden demokrasi ve devrim şehitlerimiz Abdullah Cömert ve Mehmet Ayvalıtaş’ın halkımızın  demokrasi mücadelesinin sesi olmuşlardır.” dedi.Bu sese kulaklarını tıkayan AKP hükümetinin ve polisin şiddetini kınadıklarını belirten Aslan: “Eğitim-İş olarak demokrasi şehitlerini unutturmayacağız. Halkımızın demokrasi, insan hakları , düşünce ve ifade özgürlüğü taleplerinin daima savunucusu olacağız. Demokrasi ve devrim şehitlerimizi saygıyla anıyoruz , yüzlerce yaralıya acil şifalar diliyoruz. Demokratik haklarını kullandıkları için tutuklanan  direnişçilerin özgürlüklerine kavuşturulmalarını talep ediyoruz.” dedi.Aslan yaptığı basın açıklamasını şöyle sürdürdü;“AKP, kamu çalışanlarının önce iş güvencesini ortadan kaldırıp biat eden, itaatkar memur yaratmayı ardından da başta eğitim ve sağlık olmak üzere tüm kamu hizmetlerini yerellere devredip özelleştirmeyi amaçlamaktadır.
 
 Bu nedenle de 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki değişikliği öngören yasa tasarısını Meclis’e sunarak torba yasalar marifetiyle birçok düzenlemeyi halkın gözünden kaçırıp emekçileri torbanın içinde mahkum etmeye çalışmaktadır.”“AKP iktidarının 11 yıldır uyguladığı küreselleşme politikalarıyla birlikte yeraltı ve yerüstü tüm ekonomik tesislerimiz çok uluslu şirketlere ve onların işbirlikçilerine peşkeş çekildi. Halk uygulanan ekonomik politikalar ile yoksullaştırıldı. Şimdi de kamu çalışanları köleleştirilmeye ve tüm kamu hizmetleri özelleştirilmeye çalışılıyor. Eğer bu gerçekleşir ise bundan sadece kamu emekçileri değil tüm yurttaşlarımız etkilenecektir. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan haberleşmeye kadar her şey özelleştirilecek ve tamamen paralı hale getirilecektir.“İktidara geldiği günden bu yana emekçilerin işine ve aşına göz diken siyasal iktidarın, özelleştirmenin önünde en büyük engel olan iş güvencemize saldırmasına izin vermeyeceğiz. İş güvencemize sahip çıkacağız. Çünkü iş güvencesi geleceğimize güvenle bakmak demektir. İş güvencemizin ortadan kaldırılması demek, başta örgütlenme özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklerimizin elimizden alınması demektir. İş güvencesinin ortadan kaldırılması 2,5 milyondan fazla kamu çalışanının rotasyona tabi olması, göçebe hayatına mahkum edilmesi demektir.”