ERYILMAZ'dan Tezkereye Sert Eleştiriler

CHP Hatay Milletvekili Av.Refik ERYILMAZ'dan Tezkereye sert eleştiriler... ?
ERYILMAZ'dan Tezkereye Sert Eleştiriler

CHP Hatay Milletvekili Refik ERYILMAZ, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında, Suriye ve Irak’a asker göndermeyi de kapsayan tezkere aleyhinde sert eleştirilerde bulundu AKP hükümetini uyardı. ERYILMAZ konuşmasında;Bu tezkere’nin kabul edilmesi ve askerlerimizin Suriye ya da Irak’a gönderilmesi halinde telafisi ve geri dönüşü mümkün olmayan bir yola girilecektir. Küresel güçler bu tezkere ile aslında büyük orta doğu projesinin Türkiye ayağını gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye’yi karıştırmak ve bölmek isteyen bu güçler Türk ordusunu bir şekilde orta doğu bataklığına çekerek kaos ve çatışma ortamı yaratmak istemektedir. Bu tezkerenin kabulü ile birlikte Türkiye’nin bir takım provakatif eylemlere maruz kalabileceği konusunda da hükümeti uyarmak istiyoruz.Başbakan Davutoğlu CHP’nin  tezkereye red oyu vermesi halinde Işid’e destek veren bir parti konumuna düşeceğini buyurmuştur. Hani bir söz vardır dinime küfreden Müslüman olsa.Davutoğlu’nun bu açıklamasını biz  ciddiye almıyoruz, çünkü 3,5 yıldır Işid dahil silahlı muhalif guruplara her türlü desteği verdiği herkesin malumudur.Davutoğlu’nun bu açıklaması acizliğin ve tükenmişliğin bir dışa vurumudur.Anlaşılan o ki, AKP hükümeti özellikle son 3,5 yılda uyguladığı yanlış  dış politikanın günahlarına ve yanlışlarına CHP’yi de ortak etmek istemektedir.Biz bu kirli politikalara, Suriye ve Irak’ta işlenen suç ve günahlara asla alet olmayacağız.Hükümet, Suriye yönetimini devireceğim diye 3,5 yıldır Işid dahil Suriye’de savaşan radikal köktenci selefi guruplara silah dahil her türlü lojistik desteği sağlamış,koruyup kollamış,çatışmada yaralanan militanları hastanelerimizde tedavi ettirmiş ve beş yıldızlı otellerde ağırlamıştır.Şimdi bütün bu işbirliği ve dayanışma ortada iken hükümet çıkmış sözüm ona Suriye’de Işid’le mücadele edeceğim diye yetki istiyor. AKP Hükümetinin, Adana’da ve Reyhanlı’da durdurulan tırlar içinde Suriye’de savaşan gruplara silah sevkiyatı yaptığı mahkeme kayıtlarına girmiştir. Çatışmada yaralanan Işid militanı ve komutanlarının Türkiye’deki hastanede tedavi edildiği hastane kayıtlarına girmiştir.83 ülkeden militanların Türkiye üzerinden Suriye’ye gönderildiği havaalanı kayıtlarına girmiştir. Işid’in Türkiye topraklarını ve sınırlarını nasıl kullandığı, Suriye’ye hangi köylerden giriş yaptığı ve nasıl organize olduğu Hatay Valiliği’nin İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği raporunda açıkça ifade edilmiştir. İşte bütün bu bilgi ve belgeler hükümetin silahlı gruplara destek verdiğinin resmi ve somut delilleridir. Bütün bunlar ortadayken Suriye’ye asker gönderip, Işid’le mücadele edeceğim demek halkımızın aklıyla alay etmekten başka bir şey değildir. Bu silahlı gruplara verilen desteğin sonucunda Suriye’de yüz binlerce masum insan hayatını kaybetti. Daha dün Humus şehrinde Erdoğan ve Davutoğlu’nun özgürlük savaşçısı diye nitelendirdiği militanlar iki ilköğretim okulunun önünde bombalı intihar saldırısı gerçekleştirdi. Bu terör saldırısında 50 çocuk parçalanarak hayatını kaybetti.115 çocuk ta yaralandı. İşte bu nedenle Suriye’de dökülen kanda AKP hükümetinin de sorumluluğu vardır diyoruz. Aslında bu tür intihar saldırıları Suriye’de 3,5 yıldır devam ediyor. Geçen yıl orta doğudaki Sünni âleminin saygı duyduğu din adamı 82 yaşındaki Ramazan El-Buti Şam’da İman Camiinde kuran öğretirken 42 öğrencisi ile birlikte havaya uçuruldu. Suçu Suriye yönetiminden yana olmak. Sünni, Alevi, Hıristiyan, Ermeni, Türkmen, Kürt, Arap, Ezidi fark etmiyor. İnsanlık değerlerini hedef alan bir terör canavarıyla karşı karşıyayız. Bu canavarı yaratanlar sözüm ona şimdi onunla mücadele etmek istiyor. Eğer hükümet gerçekten bu terör gruplarıyla mücadele etmek istiyorsa;1-   Bu silahlı terör gruplarına verdiği desteği derhal geri çekmelidir.2-   Küresel güçlerden talimat almaktan vazgeçilmeli komşu ülkelerle karşılıklı saygı temelinde bir işbirliğine gidilmelidir.3-   Komşu ülkeleri düşman gören mezhep temelli politikalardan mutlaka vazgeçilmelidir.4-   Bu terör kuşatmasını kırmak için komşu ülkelerle ortak bir savunma stratejisi geliştirmelidir.5-   Seksenüç ülkeden devşirilen cihatçı-selefi teröristlerin ülkemize girişine engel olunmalıdır.6-   Terörü finanse eden sınır kaçakçılığı mutlaka engellenmelidir.7-   Açık sınır politikasından vazgeçmeli ve sınırlarımız sıkı bir şekilde kontrol altına alınmalıdır.Türkiye’deki Işid’i görmeyip Suriye’deki Işid’le mücadele edeceğim demek tam bir komedidir. Işid’i yaratanlar Işid ile mücadele edemezler. Uyarıyoruz, Türk askerinin Suriye yâda Irak’a girmesi orta doğu bataklığına saplanması anlamına gelecektir. Zira kimin tarafından kontrol edildiği belli olmayan yüzlerce terör örgütü ile karşı karşıya gelinebileceği gibi Suriye güvenlik kuvvetleri, Hizbullah, İran ve Rusya’ya ile de çatışma tehlikesi vardır. Çünkü Rusya ve İran’ın Suriye ile yaptığı ikili anlaşmalarda iki ülkeden birine yapılacak saldırı diğer ülkeye de yapılmış sayılıyor.Unutmayınız ki; komşu ülkelere terör ihraç ederek, ABD ve egemen güçlerin taşeronluğunu yaparak ülkenin ulusal güvenliğini sağlamak mümkün değildir. AKP hükümetini ülkeyi orta doğu bataklığına sürükleyecek politikalardan derhal vazgeçmeye davet ediyoruz. Aksi takdirde yaşanacak ölümlerden bizzat kendileri sorumlu olacaktır.