GEZİ ŞEHİTLERİNDEN ÖZÜR DİLENMELİDİR

Akdeniz kültür ve dayanışma derneği yön. Kur. Üye Mevlüd Oruç 01.Kasım 2014 Hatay Büyük Şehir Belediye Meclis salonunda Hatay küçük Millet Meclisi “İç güvenlik yargı paketi ve yaşamımıza etkileri” ve “İlimizin problemleri”  gündemi ile toplantısında konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi.
GEZİ ŞEHİTLERİNDEN ÖZÜR DİLENMELİDİR
 Cumhuriyetimizin kuruluşunun 91.yıldönümü kutlamalarını maalesef Ermenek’te madende kaza ile karşıladık. Yine 19 Mayıs Atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramımızı da maalesef Soma maden kazası ile karşıladık. Her ay ve her bayramda "bayram benim neyime, kan damlar yüreğime" dedirten acılar ile karşı karşıya kalıyoruz. Ailelere sabırlar diliyorum. Bu yıl da buruk geçen Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun. Dileriz ki bundan böyle bu tür önlenebilir kazalarla insanlarımız ölmez ve bayramlarımızı ağız tadı ile kutlarız. Yüzüncü yıla yaklaşan bir cumhuriyet olarak ülkemizde maden kazası, asansör kazası, tersane kazası, trafik kazası yâda Erkek şiddeti gibi ilkel nedenlerle insanların hayatını kaybetmemesi için hükümetimizin gerçekten önleyici, caydırıcı paketler, tedbirler, kanunlar hazırlamasını beklerdik.Vatatandaşları olarak çağdaş uygarlık seviyesi, demokrasi, özgürlükler, insanca yaşam, "İçerde barış ve dışarıda barış"  vb uygarca beklentiler içinde iken hükümetimiz bizlere  “İç güvenlik yargı paketi adı altında” başka bir ilkellik hediye ediyor. Gezi olayları ve Kobani olaylarında teşhis yanlış yapıldığından tedavi de yanlış yapılıyor. Avrupa'nın bütün yasaklarını ve baskı politikalarını ülkemize ithal ederken, Avrupa'nın hukuk devleti denetimi, özgürlükleri, hakları, demokrasisini görmezden gelmeye devam ediyoruz. Somut delillere dayalı kuvvetli şüphe ifadesini bundan 7 ay önce kanuna koyduran yine AK Parti hükümetidir.17Aralık ve 25 Aralık soruşturmalarının kapanmış olması ve HSYK seçimlerinden sonra kendini sağlama alan hükümetimiz geriye dönüş yapmaktadır. Başkalarına karşı elini güçlendirmek istiyor.Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü, devlet elden gidiyor, laiklik elden gidiyor, Vatan, Millet edebiyatı ile ülkemizde haklarımız hep gasp edildi. Askeri vesayet, derin devlet, kontrgerilla, jitem, paralel yapı, paralel devlet vb Matruşka misali iç içe geçmiş birden çok devlet ve devletçiklerle yönetildik ve bence hala öyle yönetiliyoruz. Demokrasi mücadelesi veren vatandaşlar olarak Anti demokratik yollarla devletin ve halkın iradesinin ele geçirilmesine karşıyız. Demokratik yollarla devleti veya herhangi bir mevki'yi hedefleyenlere karşıtlık yapamayız. Ele geçirilemeyen bir devlet için demokrasi şarttır. Demokrasinin güzelliği de kendisini ele geçirmek isteyeni ele geçirir.  Ülkemizin acilen özgürlükçü ve demokratik bir anayasaya ihtiyacı var. Toplumu çeşitli tehditler ve öcülerle korkutarak yargı ve yasamayı kendine bağlama hevesine her hükümet kapılmıştır. Bu gün de paralel yapı, paralel devlet bahane edilerek demokratik haklarımız özgürlüklerimiz yine gasp edilmek isteniyor. Ülkemize bir devlet yeter de artar bile. Ülke ne kadar büyük olursa olsun, devlet ne kadar küçük olursa o kadar makbuldür. Vatandaş olarak bir devletin yükü altında ezilirken paralel devlet, derin devlet, Ak devlet, kara devlet vb gayri meşru devletçiklere hiç ihtiyacımız yoktur. Özgürlükçü, insan haklarını uygulaya, demokratik, yükte hafif, pahada ağır tek bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti hepimize yeter. Devlet için de devlete gerek yok. Gayri meşru yollarla devletin ele geçirilmesine karşı ilk yapılması gereken seçim barajının kaldırılmasıdır. Seçimler ve partiler kanununun demokratikleştirilmesidir. Gayri meşru % 10 seçim barajı, milletvekili ve belediye başkan adaylarının ve valiliklerin Ankara'dan atandığı müddetçe devletin ele geçirilme tehlikesi vardır. Bu gün ülkemizin en büyük sorunu da buradan kaynaklanmaktadır.   Bütün bunlara rağmen iç güvenlik yargı paketinin hepsi olumsuz değildir. Doğum, evlenme, boşanma, İsim ve soy isim değişikliği, Nüfus kayıt örneği ve ikametgâh almak, Pasaport ve sürücü belgesi almak vb konularla ilgili yapılan değişiklikler olumludur. Destekliyoruz. Jandarma ve sahil güvenliğin iç işleri bakanlığına bağlanması bence olması gereken bir şeydir. Destekliyorum. Makul şüphenin yeterli sayılması keyfi uygulamaların artmasına kapı açacaktır. Yanlıştır. Polise verilmesi planlanan 24 saatlik gözaltı yetkisi kötüye kullanıma açıktır. Kişi güvenliği ve dokunulmazlığını, ifade özgürlüğünü ve toplanma hakkını hedef alan tasarıdır. Gösteri ve toplantı yapmak isteyenler, organize edenler önceden gözaltına alınarak, gösteri ve toplantı engellenebilecektir. Sanal ortamda veya herhangi bir araçla yapılan meşru duyurular suç olarak nitelendirilebilecek ve keyfi olarak engellenebileceklerdir.- Sayın başbakanımız Ahmet Davutoğlunun söylediklerinin aksine ülkemizde toplantı ve gösteri yapanların canı korunmadı. Aksine toplantı ve gösteri yapanlara saldıran öldüren katiller korundu. Hükümetimizin, devletimizin başta gezi şehitlerimiz Abdullah Cömert, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Ethem Sarısülük, Madeni Yıldırım, Berkin Elvan, Mustafa Sarı olmak üzere bütün demokrasi şehitlerinden özür dilemelidir. Bu insanların elinde sadece Türkiye sevgisi vardı ve ülkeleri için özgürlük ve demokrasi istiyordu. Güvenlik adına birileri yüreklere acı ekti. Demokrasi ve özgürlüklerle Avrupa ile kıyaslanmak istiyoruz, polisin gözaltı süresi ile değil. Devlet vatandaşın istemlerine artık duyarlı kulağını dönmelidir. On yıllarca Zorunlu din dersi istemiyoruz ve Anadilde eğitim istiyoruz şeklinde toplantı ve gösteri yapıyoruz. Ama devlet ve hükümet yetkililerimiz bu konularda çok kısır davranıyor. Fakat istemlerini, fikirlerini, düşüncelerini demokratik haklarını kullanarak eylemle, toplanarak ve gösteri yaparak ifade etmek isteyenlere karşı her türlü anti demokratik yasakçılığı getirmeye çalışıyoruz.