GİK Üyesi Çalışkan Cezayir de

Cezayir Barış Toplumu Hareketi eski lideri Mahfuz Nahnah’ın 10. ölüm yıldönümü nedeniyle Cezayir’in başkenti Cezayir City’de Riyad oteli konferans salonunda “Değişen Dünyada Halkların Egemenliği ve Geleceğin İnşası” konulu uluslararası sempozyum düzenlendi.

GİK Üyesi Çalışkan Cezayir de

Uluslararası Sempozyuma Cezayir Devlet Yatırım Bakanı  Ömer Gül, Ticaret Bakanı Ahmet Salim, Hımıs Partisi Genel Başkanı Abdurrezzak Mukri, Değişim Partisi Genel Başkanı Abdulmecid Münassara, Tunus iktidarındaki Nahda Hareketi'nin lideri Raşid El Gannuşi, Türkiye’den Saadet Partisi adına Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi ve Hatay İl Başkanı Necmettin Çalışkan, Cezayir’de bulunan bazı ülkelerin büyük elçileri ile 20’yi aşkın ülkeden temsilci katıldı.Yoğun katılımın olduğu sempozyumda bir konuşma yapan Necmettin Çalışkan, işgalin artık şekil değiştirdiğini belirterek, “Kültürel, ekonomik, sanayi, zihinsel ve basın-yayın işgalleriyle karşı karşıyayız. Afganistan ve Irak deneyiminden sonra Amerika için artık silahlı işgal son seçenek haline geldi.  Zihinsel işgal ile batılılar gibi düşünmeye başladık. Film ve dizilerle zihinlerimiz işgal ediliyor.  Medya işgali ile neyi nasıl yapmamız isteniyorsa öyle haber yapılıyor, bizde inanıyoruz. Sanayi işgali ile düşmanlarımızın ürettiği silahları satın alıp birbirimizle savaşıyoruz. Ekonomik işgalle ise her yıl milyar dolarlarımızı faiz yoluyla batılılara akıtıyoruz. Çalışkan, İslam ülkelerinin sihirli sözcükler kullanılarak kandırıldığını ifade ederek “Birkaç ekonomik sözcüğü pazarlayıp, şirin göstererek bizi kandırıyorlar. Bunlardan biri özelleştirme, batıda en büyük kurumlar devlete aitken bizde kar eden kurumlar özelleşerek yabancılara peşkeş çekiliyor! Petrol yasası gibi yasalarla da geleceğimiz tehlike altına alınıyor. Müslüman ülkelerin ortak problemi budur. Hangi Müslüman ülkeye gitseniz stratejik tesisler, gsm şirketleri, bankalar, borsalar yabancılara satılıyor. Sonra da bu yüz kızartıcı durumu yabancı sermaye girişi diye insanlara pazarlıyorlar. Tamam, özelleştirme olsun ama stratejik tesisler özelleştirilmemelidir. Maalesef tüm Müslüman ülkelere baktığımızda durum böyledir.İslam ülkeleri tek çatı altında toplanıp, kendi problemlerini kendileri çözmeli, ortak siyasi-ekonomik ve askeri adımlar atılmalıdır” diye konuştu.