GÜVENLİK PERSONELİNE DUYGULARLA DANS KONFERANSI

Üniversitemiz Psikolojik Danışma ve Rehberlik Biriminden Psikolojik Danışman Daniela Mursaloğlu, üniversitemizin çeşitli birimlerinde hizmet veren güvenlik personeline “Duygularla Dans” adlı konferansı verdi.

GÜVENLİK PERSONELİNE DUYGULARLA DANS KONFERANSI
Duygularımız, ruh ve beden sağlığımızı aynı zamanda davranış biçimlerimizi etkilediği için duygularımızın oluşumuyla ilgilenmenin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Mursaloğlu, sunumunun başında Yunan filozof ve stoacı Epiktetos’un, “İnsanları mutlu veya mutsuz eden olayların kendisi değil, olaylara yönelik bakış açısıdır.” sözlerini anımsattı.Psikolojik Danışman Mursaloğlu,  günümüzde psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde yaygın kullanılan psikoterapi yöntemlerinden “Bilişsel Davranışçı Terapi” nin zeminini oluşturan öğretinin geçerliliğini ve yararını araştırmak üzere klinik ortamda yapılan bilimsel araştırmalarında milattan sonra birinci yüzyılında ifade edilen bu yaklaşımın doğrulandığını aktardı.Bu çalışmaların sonucunda duygu bozuklukları konusunda terapi sürecinden geçen insanların hayatları veya karşılaştıkları olayların karşısında geliştirdikleri mantıklı olmayan düşünce ve değerlendirme biçimlerinin yerine daha akılcı yaklaşımlar benimsemeye çalıştıkları takdirde duygu durumlarında belirgin derecede iyileşme gösterdikleri ispatlandığını ifade etti.Mursaloğlu bu bulguyu günlük hayatımıza uygulayarak insanların karşılaştıkları olaylar hakkında ne düşündükleri üzerine çalıştıkları takdirde olumsuz duyguların kölesi ve olumsuz davranışların icraatçısı olma kaderinden kurtulup,  duygu ve davranışların efendisi olabilme şansına sahip olabileceklerini dile getirdi.Duygu yelpazesinde bulunan sevinç, mutluluk gibi “güzel duygular”ı irdelemek gereksiz olmakla beraber üzüntü, öfke, nefret, kıskançlık ve kin gibi duyguların farkına varıp, bu duyguların ortaya çıkış biçiminin üzerine hâkimiyet kurulması gerektiğini vurgulayan Mursaloğlu,  her insanın duygu ve davranışlarından sorumlu olduğunu ve davranış çeşitlerinin arasında seçme imkânına sahip olduğunu savundu. 
Duygu yelpazesinden olan “öfke duygusunu ”un da doğal olduğunu vurgulayan Mursaloğlu, öfke duygunun zararlı bir şekilde davranışlara yansımasının bireysel ve toplumsal bir sorun teşkil ettiğini ifade etti. Toplum olarak öfke yönetiminin çalışılması gerektiğinin en önemli işareti olarak kadına yönelik şiddet olaylarındaki artışına ve toplumuzda genel olarak şiddetin ortaya çıkma sıklığına işaret etti. Özel duygu durumu “öfke”yi yönetebilmek için Mursaloğlu birinci adımın farkındalık olduğunu vurguladı.Öfke durumunu yönetebilmek için olayların üzerimizde yarattığı etki,  olaylara bakış açımız ve davranış eğilimimiz konusunda farkındalık geliştirmemiz gerektiğinin altını çizen Daniela Mursaloğlu ayrıca şu sorular kendimizi yönlendirmemizi yararlı buldu : “Bana ne oluyor? Aklımdan ne geçiyor? Böyle düşünmek mantıklı mıdır? Daha nasıl düşünebilirim? Hedeflerime uygun nasıl davranırım?Mursaloğlu konuşmasının devamında öfkenin zararlı bir biçimde dışa vurmaması için “4D yöntemi “nin uygulanmasını önerdi.  Dur! Duyguyu fark et! Düşünceyi tartış, gerekirse değiştir! Davran (veya davranma) !Öfke yönetimiyle ilgili sorun yaşayana ayrıca “sakin ol!,  oyuna gelme!,  geri çekil” gibi   yatıştırıcı iç parolalarının  kullanılması önerildi. Öfke yönetiminin en önemli ögelerinden rahatlatıcı nefes ve gevşeme egzersizleri oturumun sonunda Mursaloğlu tarafından tüm dinleyicilerle beraber gerçekleştirildi.Daniela Mursaloğlu konferansın sonunda duygularımızın kontrolünü gerçekleştirmenin ödülü birey açısında ruh sağlığında denge, olumlu insan ilişkileri, mesleki hayatında kolaylık ve başarı;  toplumsal boyutunda ise genel ruh sağlığı profilinde iyileşme,  toplumsal hayatta sağduyu ve yapıcılık konusunda artış olacağını vurguladı.