Halkevinden Ayakkabı Kutuları ile eylem

Hatay Halkevi, Türkiye’yi sarsan rüşvet ve yolsuzluk skandalıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ayar çekilmek istendiğini öne sürdü.
Halkevinden Ayakkabı Kutuları ile eylem

 Uğur Mumcu alanında düzenlenen eylemde basın açıklamasını okuyan Halkevleri Başkanı Eylem Mansuroğlu,  “Çocuklarımızı Katleden, Vergilerimizi Çalan, Ülkemizi Talan Eden Hükümet İstifa” çağrısında bulundu. Halkevleri’nin çağrısıyla Uğur Mumcu Meydanı’ nda buluşan Antakyalılar yanlarında getirdikleri boş kutuları yola dizdiler. Ayakkabı kutularını açan Halkevciler’in kutularından borç kağıtları, bozuk paralar, taşlar ve sodalar çıktı. Eylem Mansuroğlu açıklamasında, “Şehrimizde çocuklarımızı katlettiler, hiçbir polis ne görevden alındı, ne de yeri değiştirildi. Ama kendi çıkarları söz konusu olduğunda adına”adalet” diyerek, adına “hesap sorma” diyerek it dalaşına giriyorlar!” ifadesinde bulundu. Eylem Mansuroğlu, Dört günden beri 11 yıllık yalan, talan, zorbalık şebekesinin ortalığa saçılan rezaletlerini izlediklerine dikkat ettiği açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Sayılı müteahhitler, bankacılar, bakanlar, bakanların oğulları ve karapara baronlarının içinde olduğu bir yolsuzluk şebekesine operasyon başlatıldı. Bu operasyonların yolsuzluklara karşı bir adalet operasyonu değil, bir iktidar kavgası olduğunu biliyoruz. 11 yıl önce ABD eliyle projelendirilmiş bir iktidar serüveninin revizyonu (öngörülmemiş veya istenmeyen sonuçların düzeltilmesi) gerçekleştiriliyor. 11 yıldır halka karşı her türlü baskıyı, sömürüyü, ayrımcılığı acımasızca uygulayan ABD-AKP-CEMAAT koalisyonundaki dengeleri kendi lehine bozan Tayyip Erdoğan’a ayar çekiliyor.  Bu arada da talanın bir kısmı deşifre ediliyor. 11 yıldır birlikte halk üzerinde iktidar edenler bir suç şebekesi gibi aynı zamanda birbirlerinin açığını kollamışlar ve birbirleri hakkında belge biriktirmişler. Yaşananlar, bir suç şebekesinin iç kavgaya giriştiğinde itiraflara ve ihbarlara başlamasıdır. Taraflar, bakanlıklar, Polis, MİT yargı, yasama, basın gibi çeşitli devlet organlarında tuttukları makamları harekete geçirerek bunu yapıyorlar. Bu nedenle devlet organları içinde ve arasında bir savaş başladı.” Gezi İsyancıları olarak, Haziran ayı boyunca adalet, özgürlük ve saygı talebiyle meydanları doldurduklarını kaydeden Mansuroğlu, Ethem’in, Ali İsmail’in, Abdullah’ın, Ahmet’in, Medeni’nin, Mehmet’in ve Ferit’in yoldaşları olarak meydanı halk düşmanlarına bırakmayacaklarını bir kez daha ilan ederken, Haziran İsyanı, oligarşinin hiçbir fraksiyonunun, hizbinin peşine takılmayacaktır, adalet, eşitlik, özgürlük için, halkın iktidarı için mücadeleye devam edeceklerini söyledi.  Mansuroğlu basın açıklamasın sonunda şu görüşlere yer verdi: “Ortaya saçılanlar bizim daha önce söylediklerimizi doğrulayan örneklerden sadece küçük bir kısmıdır. Ne mahkemelerde ne de parlamentoda hiçbirinin hesabı sorulmayacak. Biz bunları sadece itiraf olarak değerlendiriyoruz. Son sözü en büyük hakim yani halk söyleyecek ve kimse bu hükümden kaçamayacaktır. Adalet o zaman yerine gelecektir. Yalana, talana, zorbalığa artık yeter! Hüküm halkındır!”