HATAY EĞİTİM İŞ TEN DEVRİM ANMA ETKİNLİĞİ

 Ankara Barosu Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, Eğitim İş Hatay Şubesi'nin düzenlediği 'Devrim Şehitlerini Anma' etkinliğinde konuşmacı olarak yer aldı. 
HATAY EĞİTİM İŞ TEN DEVRİM ANMA ETKİNLİĞİ
Antakya kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinlikte, Ortadoğu'da yaşanan gelişmelere dikkat çeken Feyzioğlu, Suriye'de yaşanan çatışmaların demokrasi ile alakasının olmadığını söyledi, birilerinin bir senaryo yazdığını ve herkesin de bu senaryodaki replikleri oynadığını ifade etti. Suriye'de yaşanan çatışmalarla hedefin Kuzey Irak'taki petrollerin güvenli bir şekilde batıya taşınması olduğunu savunan Feyzioğlu, bu senaryoda herkesin okuyacağı repliklerin belli olduğunu söyledi ve şunlara değindi: “Bizim yazmadığımız bu replikleri farkında olmadan mükemmel bir şekilde oynuyoruz. Bir el ipleri tutuyor ve bizi istediği gibi oynatıyor. Bu el emperyalist ve çok uluslu sermayelerin elidir. Bu elin isteği bizim bir arada yaşayıp yaşamadığımız değil bu ülkenin doğal kaynaklarını nasıl sömüreceğidir. Ama bu bizim çocuklarımız için hayal ettiğimiz geleceğe uymuyor. Devir ezber bozma devridir ve bize yazılan bu repliği oynamayacağımız göstermeliyiz.
 Suriye meselesi aslında Kuzey Irak meselesi ve İsrail'in güvenliğidir. Irak'ın kuzeyinde bulunan petrol dünyanın en kaliteli ve en ucuz maliyetle çıkarılan bir petroldür. ABD'nin tek isteği yıllık değeri 150 milyar dolar olan Kuzey Irak petrolünü güvenli bir yoldan denize ulaştırmaktır. Çünkü sahili olmayan bir bölgede çıkan petrol beş para etmez. Bu petrol Akdeniz'e taşınmaz ise değeri yoktur. Petrol boru hatlarının geçtiği yerlerdeki kişilerin gücü petrolü çıkaran kadardır. Çünkü vana onların elindedir. Ne tesadüf ki Esad'ın Suriye'si de Irak ile Akdeniz arasına sıkışmış. ABD bunu kendi askeri ile yapmaya kalkarsa çok para gideceği için tepki toplayabilir. Bunun için de bunu üçüncü kişilere yaptırıyor. Bu kişiler ya bunu yapmaya hevesli kişilerdir ya da ona borcu olan kişilerdir. Bulunduğu konumu onlara olan kişilerin, onlara borcunu ödeme zamanıdır” dedi.
Konuşmasında hayatını kaybeden aydınların boşuna ölmediğini söyleyen Feyzioğlu şunları dile getirdi: “Ölen aydınlar acaba boşuna mı öldüler? Onlar toprağa tohumlar ektiler ve bunlara bir kova su verdiler. Bizler Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve diğer aydın şehitlerin toprağa ektiği tohumlarız ve milyonlarız. Onların davasını artık bizler sürdüreceğiz. Dava artık hür bir ülkede yaşayıp yaşamayacağımızdır. Hatta dava, artık çocuklarımızın yaşayıp yaşamayacağıdır. Hatay, bu davanın tam ortasındadır. Alevisi, Sünnisi, Hıristiyanı, Yahudi'si, Arab'ı, Kürt'ü, Türk'ü ile mutlu ve mesut kaynaşmış bir şekilde yaşıyor. Hatay'ın bu şekilde yaşamaya devam etmesi gerekiyor. Çünkü Hatay'ın parçalanıp ayrılması etin tırnaktan ayrılması gibidir.” 
Etkinlikte bir konuşma yapan Eğitim-İş Hatay Şube Başkanı Şenol Aslan, kalemlerin açık arttırmaya çıkarıldığı, ısmarlama yazıların yazıldığı, tek merkezden hazırlanan haberler ile halkın haber alma özgürlüğünün yok edildiği günümüzde; Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Muammer Aksoy, Çetin Emeç ve Necip Hablemitoğlu gibi aydınların değerinin daha iyi anlaşıldığına vurgu yaptı ve “Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin maskelerini düşüren Mumcu'nun terör üzerine yaptığı araştırmalar, yazdığı makaleler neden katledildiğini çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Artık şu çok iyi anlaşılmalıdır ki ister etnik ister dinsel olsun her türlü terörün arkasında emperyalizm ve işbirlikçileri vardır” dedi.