Hatay’da Siyaseti Temiz Yüzlerle Yapmak

    Hatay, ilk kez büyükşehir belediyesi için seçimlere gidiyor.
Hatay’da Siyaseti Temiz Yüzlerle Yapmak

Yok denecek kadar az teşvik alan verimli ve değerli topraklara sahip Hatay’ın okur-yazar oranı ve entelektüel birikimi oldukça yüksektir. Antakya, fert başına hekim sayısında Türkiye’de ilk 5 kent arasındadır. Entelektüel birikimi Eşsiz Hatay’da, siyaset ne kadar milletin ve teşkilatların kontrolündedir? Seçmen ve teşkilat iradesi ne kadar geçerlidir? Siyaset, seçmen ve teşkilat iradesine ipotek koyacak kadar lekelenmekte, kişilerin iki dudağının arasına esir mi olmaktadır?     Hatay’da sırasıyla AKP, CHP ve MHP’nin büyükşehir belediye başkanı adayları  belirlendi! 2013 yazında CHP’nin öne çıkan aday adayları Mehmet Dönen, Osman Tufan ve İskenderun Belediye Başkanı Civelek’ti. Haziran 2012’de Ankara’da Hatay Günlerinde tekrar siyaseten ortaya çıkan Dönen, 2013’te oldukça büyük harcamalarla hazırlanmıştı. Ağustos 2013’te Arsuz’da, CHP’nin Hataylı Genel Başkan Yardımcısı’na yakın bir yazlıkçı komşuma Dönen’in şansını sordum. Eliyle “sıfır” işareti yaptı. Civelek ve Tufan’ı da geçerek, “sürpriz!” dedi. Nitekim AKP’nin Antakya Belediye Başkanı “Ülkücü!” Lütfü Savaş, gerçekten sürprizdi. Teşkilata rağmen, CHP’nin Hatay’daki  “Tek dudağı” bu kararı almıştı.

    AKP’nin ilk dönem Hatay milletvekillerinden biri, 2011 Genel Seçimlerinden önce, “Hatay’da AKP Sadullah Ergin’e emanet!” demişti. Yani milletvekili adayları ve belediye başkanı adaylarının belirlenmesinde Ergin, tek “Karar verici” gibiydi. MHP için de aynı konuda bir ailenin adını vermişti. Ancak, 2011 Genel Seçimlerinden sonra MHP Genel Merkezi’nde böyle bir keyfiyete izin verecek ortam bulunmadığı açıkça anlaşılabilmektedir.  2014 Mahalli Seçimlerine giderken, büyükşehir belediye başkanı adaylarından sadece Mete Aslan ortak iradeyle seçildi. MHP il ve ilçe başkanları, belediye başkanı adayları, Hatay’ın MHP’li kanaat önderleri, kadın kolları, STK’lar hep birlikte “Aslan” dedi. İtiraz edecek varsa da kıpırdayamadı. AKP ve CHP adayları ise teşkilatın isteği yerine, “Atama”yla belirlendi.    Oysa aday belirleme sürecinde AKP anketlerinde Lütfü Savaş, Sadullah Ergin’e fark atarak öndeydi. AKP’nin yanlışıyla Hatay’da, Mete Aslan’ın deyimiyle “2 AKP’liye karşı” bir MHP’li büyükşehir belediye başkanının seçim mücadelesi var.    Sadullah Ergin, Lütfü Savaş ve Mete Aslan’ı yan yana getirdiğinizde, içlerinden sadece Mete Aslan’ın tüm kesimler tarafından benimsendiği açıkça görülebilmektedir. 15 yıllık belediye başkanlığı sırasında hiçbir şekilde hakkında dava açılmamıştır. Oysa Hatay’da sonradan ilçe olan bir beldenin belediye başkanının, hakkındaki davaların çokluğu sebebiyle yıldığı ve selameti AKP’ye kaçmakta bulduğu herkesçe bilinmektedir.

    İktidarın “Adalet Bakanlığı”nın böylesi bir hakkaniyetsizliğe çanak tutuyor olması anlaşılır gibi değildir! “ADALET”in başında, o zamanlar AKP’nin şimdiki Hatay büyükşehir belediye başkanı adayı Ergin vardı. Hani Başbakan’ın “Paralel Devlet!” diye kızdığı savcı ve hâkimlerin bağlı olduğu bakanlığın en üst makam sahibi. Çalışanları, ayrılışından bir ay bile geçmeden yeni Adalet Bakanı tarafından çeşitli yerlere sürülerek darmadağın edilen bu bakanlığı teslim eden Sadullah Ergin’di. Bu muhterem şimdi AKP’nin Hatay adayı!

    Hatay’ın hoşgörülü, samimi ve karakterli insanları dönüm noktasındadır. Artık hem Hataylılar, hem de partilerin teşkilatları silkinmeli, seçmenin ve teşkilatın iradesine ipotek koymaya çalışan kişi veya aileleri sırtından atmalıdır. İyiler de en az diğerleri kadar cesur olurlarsa, o zaman “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir!” diyebiliriz. Aksi halde sırtımızdaki kamburlardan kurtulamayız. Teşkilatlar, kişiye değil partiye ve millete hizmet etmekle yükümlü olduğunu asla unutmamalıdırlar!      Son Söz: Hizmetin en iyisine layık Hataylılar, Büyükşehir’de Hataylılara en iyi hizmeti verecek temiz ve dürüst kişiyi seçmelidir. Meclis’e de “Bakan özellikli” vekiller göndermelidir. Yani sadece sorunu ortaya koyan ve laf ebeliği yapan değil; çözüm üreten, analitik çözüm yollarına vakıf, insan ve kaynak yönetimini bilen; insanlarla iletişim, eğitim,  çevre ve insan haklarına saygı konularında duyarlı kişileri, kendisi ve milleti için seçmelidir!
     Prof.Dr. Celalettin Yavuz, cyavuz53@gmail.com