HATAY'DA ''TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ SEMİNERİ'' -TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI KUMLU:

HATAY'DA ''TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ SEMİNERİ'' -TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI KUMLU: -''SOSYAL MUTABAKAT, DİYALOG VE KURUMSALLAŞMA İLE MÜMKÜNDÜR''
HATAY'DA ''TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ SEMİNERİ'' -TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI KUMLU:
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkanı Mustafa Kumlu, sosyal mutabakatın, diyalog ve kurumsallaşma ile mümkün olduğunu söyledi.
     Kumlu, Antakya'da Türk Ağır Sanaii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ile Türkiye Yol, Yapı İnşaat İşçileri Sendikasının (YOL-İŞ) ortaklaşa düzenlediği, ''İl Özel İdarelerinde Toplu İş Sözleşmesi Uygulamaları Semineri'nin açılışında yaptığı konuşmada, sendikaların sosyal adaleti, toplumsal ve ekonomik gelişmeyi sağlamanın, çağdaş uygarlık düzeyine yükselmenin temel anahtarı ve vazgeçilmez aracı olduğuna dikkati çekti.
     Ülkenin kalkınabilmesinin, ulusal bütünlüğünün sağlanabilmesinin, kültürel değerlerin korunabilmesinin, demokrasinin geliştirilip yerleştirilebilmesinin temelinde örgütlülüğün yaygınlaştırılmasının bulunduğunu ifade eden Kumlu, şöyle konuştu:
     ''Emek, ekonomik ve sosyal haklar, eşitlik, temel hak ve özgürlükler, sosyal devlet gibi kavramlara bugün her zamankinden fazla ihtiyaç duyulmaktadır. Küresel ekonominin dayattığı ve tetiklediği eşitsizlikler ve sorunlar karşısında sendikal örgütlenme ve sendikal mücadele öncelikli konu olarak karşımıza çıkmaktadır.
     Ülkemiz endüstri ilişkilerinde sosyal diyalog yaklaşımı giderek mesafe almaktadır. Ekonomik ve sosyal politikalara ilişkin sorunların tartışıldığı kurulların yanı sıra sosyal tarafların iş gücü piyasalarına yönelik konularda ortak yarar sağlamak üzere işbirliği yapabildikleri sosyal diyalog ortamları mevcuttur. Ancak ülkemizdeki sosyal diyalog, süreç ve kurumlarının temsil ve kapasite açısından önemli sorunları bulunmaktadır. Sosyal mutabakat, diyalog ve kurumsallaşma ile mümkündür.''
     Kumlu, örgütlenmenin önündeki engellerin tarafların temsili gücünü zayıflattığını belirterek, bu durumun işbirliğinin kurumsallaşmasını, karşılıklı güveni zayıflattığını söyledi.
     Türkiye'de örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasının yolunun, çalışma hayatını düzenleyen yasaların değiştirilmesinden geçtiğini belirten Kumlu, şöyle konuştu:
     ''Bu konuda çalışmalar uzun süredir devam ediyor. Yasalarda değişiklik yapılmadığı için iş kolu istatistikleri iki dönemdir yayınlanamamaktadır. Çünkü Sosyal Güvenlik Kurumu verileri esas alındığında, mevcut yüzde 10 barajına göre, TÜRK-İŞ'te bile barajı aşan sendika sayısı iki elin parmaklarını geçmemektedir. DİSK ve HAK-İŞ'te ise tahmin edebileceğimiz gibi durum daha vahimdir. Bu durum yasalarda acil değişikliği dayatmaktadır. Söz konusu yasalar yıllardır gündemimizde olmasına rağmen konfederasyonlar arası görüş ayrılıkları nedeniyle değiştirilemedi. Ama öyle anlaşılmaktadır ki artık son durağa gelinmiştir.''
    
     -DİYALOG VE DEMOKRASİ KÜLTÜRÜ-
    
     YOL-İŞ Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar da diyaloğun demokrasi kültürünün temel taşlarından biri olduğunu belirtti.
     Çıkarları farklı olan kesimlerin diyalog içinde olmalarının sadece endüstriyel ilişkileri değil, ülke demokrasisi uygulamalarına derinlik kattığını vurgulayan Ağar, şöyle devam etti:
     ''Hizmetin satın alınması yoluna gidilmesi, taşeronluk uygulamalarının tercih edilmesi, giderek iş ve hizmetlerin kurum dışı personele yaptırılarak maliyeti düşürme iddialarının iş kolumuzda geçerli bir yöntem olmadığı ortaya çıkmıştır.
     Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü kapatılırken, gerek kuruma yönelik, gerekse çalışmalara yönelik ileri sürülen eleştirilen çok haklı olmadığı bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Biz işçilerin çalışmasından yanayız. Herkes akdinin gereğini yapmalı, aldığı ücretin karşılığı olan iş ve hizmetin gereğini yerine getirmeli. Ancak çalıştırma da yasalara ve toplu iş sözleşmesine uygun gerçekleşmeli. Sorun varsa yine toplu sözleşme düzeninin çözüm mekanizmaları vardır.''
     Ağar, yeni dönem kamu toplu iş sözleşmeleri sürecine girildiğini ifade ederek, karşılıklı iyi niyet, çözüm odaklı yapıcı yaklaşımlar içerisinde bu aşamanın sonuçlanmasını talep ettiklerini bildirdi.
     TÜHİS Genel Sekreteri Adnan Çiçek ise toplantının verimli geçeceğine inandığını belirterek, buradan alınacak mesajların önemli işlevi yerine getireceğini söyledi.
     Hatay Valisi Mehmet Celalettin Lekesiz de böylesi bir toplantının bölgelerinde düzenlenmesinden dolayı mutlu olduklarını ifade ederek, ''Dinlerin, kardeşliğin birleştiği hoşgörü kentinde sizleri ağırlamaktan son derece gururluyuz. Temennimiz toplantının ülke gündemine yarar sağlaması'' diye konuştu.
     Konuşmalardan sonra Ağar ile Çiçek, Vali Lekesiz'e plaket verdiler.
     Ottoman Palace Termal Otel'de düzenlenen seminerin 3 gün süreceği belirtildi.