Hem inanç hem de meslek mozaiği

Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında 2007 yılında oluşturulan, gösterilen ilgi üzerine kalıcı hale gelen Antakya Medeniyetler Korosu, farklı inanç ve mesleklere sahip üyeleri ile dikkati çekiyor -İmamdan rahibeye, öğretmeninden kuyumcuya kadar farklı iş kollarında görev yapan kişilerden oluşan koro, Antakya'nın barış ve kardeşlik içinde yaşama kültürünü dünyaya tanıtıyor -Dernek Başkanı Özfırat: ''Korodakilerin meslekleri ve mezhepleri farklı olsa da duyguları hep aynı'' -Rahibe Kallasch: ''Antakya'da farklılıklarımızla bir güzellik oluşturmaya çalışıyoruz'
Hem inanç hem de meslek mozaiği
Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerden oluşan üyeleriyle kentteki hoşgörü anlayışının yansıması olan Antakya Medeniyetler Korosu, seslendirdikleri ilahi ve şarkılarla barış içinde, bir arada yaşamanın en güzel örneğini sergilerken, imamdan rahibeye, kuyumcudan manifaturacıya kadar farklı mesleklerde görev yapan kişileri bünyesinde barındırıyor.
     Antakya Medeniyetler Korosu Dernek Başkanı Yılmaz Özfırat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2007 yılında kurulan koronun, şu anda farklı iş kollarına sahip 140 amatör müzisyenden oluştuğunu belirterek, koronun her geçen yıl farklı meslek gruplarından kişileri bünyesine katmaya devam ettiğini söyledi.
     Koroda imam, rahibe, manifaturacı, öğretmen, öğrenci, doktor, kuyumcu, inşaat ve makine mühendisleri ile eczacıların bulunduğunu anlatan Özfırat, kısa süre sonra bir polis memurunun da koroya katılacağını ifade etti.

     ''Korodakilerin meslekleri ve mezhepleri farklı olsa da duyguları hep aynı'' diyen Özfırat, başka meslek gruplarını da bünyelerine kazandırarak, bu duygu ve düşünceyle dünyaya barış mesajı vermeye devam edeceklerini kaydetti.
     Özfırat, 140 kişinin görev aldığı koronun, aynı anda iki farklı bölgede konser verebilecek sayıya ulaştığını bildirerek, şöyle konuştu:
     ''Antakya Medeniyetler Korosu olarak 2012 yılı Nobel Barış Ödülüne aday gösterilmemiz onur verici bir durum ve bizi çok heyecanlandırdı. Ülkesini bu kadar çok seven ve öven bir topluluk olarak Nobele aday gösterilmenin haklı gururunu yaşıyoruz. Nobel Barış Ödülüne bilindiği gibi sadece başkaları tarafından aday gösterilebiliyorsunuz. Bu konuda da tüm kamuoyunu bilgilendirmek isteriz ki; Türkiye'de ve yurt dışında bulunan rektörler, anayasa profesörleri, tarihçiler, hukukçular bizi aday gösterebiliyor. Şu anda aday listesi açıklanmadı. Ne kadar çok kişi tarafından aday gösterilirsek, açıklanacak kesin aday listesinde yer alma şansımız da o oranda yüksek olacaktır. Bu konuda tüm kamuoyundan destek bekliyoruz.''
     Özfırat, yurtdışı konserlerinin 2012 yılında da devam edeceğini vurgulayarak, ''Nisan ayında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de katılacağı, Osmanlı Devleti ile Hollanda arasında iş hukukunun başlamasının 400. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte bir konser vereceğiz. Hemen ardından Almanya'nın Ulm kentinde dünyanın en uzun ve en büyük katedrali olan olan Ulmer Münster'de de bir konser vereceğiz'' dedi.
     Koronun üyelerinden Armutlu Camisi imamı Ahmet Gürbüz de 2007 yılından bu yana koroda görev aldığını vurgulayarak, korodaki tek imamın kendisi olduğunu belirtti. 
     26 yıllık imam olan Gürbüz, koronun Eski Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un Hatay'ı ziyareti sırasında günübirlik konser vermek için kurulduğuna değinerek, ''Bir günlük konserin ardından herkesin tanıdığı koromuz, Antakya'nın güzelliklerini, hoşgörü ve kardeşlik kültürünü göstermek için 4 yıldan bu yana çalışmalarına devam ediyor'' diye konuştu.
             
     Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere birçok ülkede de konser verdiklerini dile getiren Gürbüz, Dernek Başkanı Özfırat'ın, kentte farklı meslek grubu, kültürü ve inanışına sahip insanları bir araya getirmesinden mutluluk duyduğunu bildirdi.
    
     -''Antakya'da farklılıklarımızla bir güzellik oluşturmaya çalışıyoruz''-
    
     35 yıl önce Almanya'dan Antakya'ya gelen Rahibe Barbara Kallaschi ise kentte özellikle yurt dışından gelen konuklara hizmet etmeye ve kenti tanıtmaya çalıştığını ifade ederek, şunları kaydetti:
     ''Antakya'da ve bu topluluk içinde bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Antakya'da yaşamış olan bir atanın çok güzel bir sözü var. 'Siz Tanrı'nın senfonisini canlandırın.' Bir senfoniyi canlandırmak için farklı sesler, farklı renkler ve farklı duygular lazım. Biz Antakya'da farklılıklarımızla bir güzellik oluşturmaya çalışıyoruz. Bunu da müzikle yapıyoruz. Gerçekten dünyaya en güzel ezgileriyle, en güzel nağmeleriyle bir barış mesajı ulaştırabiliyorsak çok mutlu oluruz.''
     Öğretmen Matuf Cemal da Musevi kökenli bir Türk vatandaşı olduğunu ve Türk vatandaşı olmaktan gurur duyduğunu belirterek, Medeniyetler Korosu ile tüm farklılıklara rağmen kardeşçe birlikte yaşamanın en güzel örneğini dünyaya göstermeye çalıştıklarını belirtti.
     Korodaki tüm arkadaşlarını çok sevdiğini vurgulayan Cemal, ''Korodaki her çalışmaya ve konsere yeni bir heyecanla katılıyoruz. Bunun da devam etmesini diliyorum. Bu güzelliklerin, kardeşçe yaşamanın, kardeşliğin, hoşgörünün dünyanın her köşesinde oluşmasını istiyorum'' diye konuştu.
     Ressam Yusuf Altunay ise Hatay'da tanınan bir ressam olduğuna ve farklı bir sanat dalı olan müziği de çok sevdiğini ifade ederek, koroda herkesle güzel bir iletişim içinde olduğunu ve verecekleri konser nerede olursa olsun katılmaya çalıştığını anlattı.