KADIN ÖRGÜTLERİNİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Mehmet Karasu'nun başkanı olduğu Aalen Antakya Kültür Derneği'nin ayda iki kez düzenlediği “Cumartesi Buluşmaları”nın bu hafta sonu konuğu Aktivist Hülya Nehir oldu. Aktivist Hülya Nehir bugünkü sunumunda, “Kadınlar Çalışır, Toplum Kazanır” konusunu işledi. Samandağlı Kadın Dayanışma Derneği Başkanı olan, aktivist Hülya Nehir'in sunumu, Antakya Kurtuluş Caddesi'ndeki Aalen Antakya Kültür Derneği'nde gerçekleşti.
KADIN ÖRGÜTLERİNİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Aalen Antakya Derneği Yöneticisi Seval Karataş’ın Moderatörlüğünü yaptığı Panel ilgi gördü. Ülkemizin gündeminde yer alan cinsel saldırılar, kadın cinayetleri,kadına yönelik şiddet  konuları tartışıldı.
Panelin sonunda  Aktivist Hülya Nehir’e  Kadın yazarlar atölyesinde çalışma yapan 20 kadın tarafından yazılan 40 öyküden oluşan “Asiye Gün İnerken “adlı kitap ve harbiye ipeğinden yapılmış bir şal  hediye edildi.Aktivist Hülya Nehir konuşmasında:”Türkiye’de erkeklerin işgücüne katılım oranı kadının 2,4 katı kadardır. Resmi verilere bakılacak olursa 15 yaş ve üstü işgücüne katılım oranlarına bakıldığında erkeklerin oranı ortalama %71 civarında iken, kadınların oranı yaklaşık %29 civarındadır. Ve OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız.Kadının ücretli işgücü piyasasına girmesi ve ekonomik bağımsızlığını kazanması, hem kadın yoksulluğunu gidermede hem de kadının güçlendirmede çok önemli bir faktör. Ancak çalışma hayatında toplumsal cinsiyet eşitliğinin önündeki en önemli engel ev içi bakım yükümlülüğüdür. Çocuk bakımı, yaşlı hasta ve engelli bakımı gibi yaşamsal öneme sahip emek yoğun işleri  kadınlar hane içinde ücretsiz olarak üstlenmektedir. Devlet bu konuda ciddi politikalar üretmiyor, erkekler bu yükü paylaşmak istemiyor, İşverenler de bunun maliyetine katlanmak istemiyorlar. Bu da kadının eve daha çok hapsolmasına neden oluyor”.Nehir Konuşmasının devamında: Ayrıca ev içerisinde yine ücretsiz olarak yapılan temizlik, yemek, çamaşır, ütü, bulaşık işleri de kadından beklenen ve görünmeyen emek olarak karşımızda durmaktadır. Sayılan bu işlerin her biri büyük ücretler karşılığında dışarıdan satın alınabilirken, kadının evde bu işleri aylarca, yıllarca yapması hiçbir kıymet görmüyor, tanımlanmıyor, fark edilmiyor.Son yıllarda kadınların eşitsiz konumunu pekiştiren devlet politikaları olması, kadını ucuz işgücü, yarı zamanlı, güvencesiz ve düşük statülü işlere yöneltmekte bu durumda çifte sömürü ortamına katkıda bulunmaktadır. Söz konusu yasa çalışmalarının kadınların ekonomik güçlenmelerine olanak yaratmayacağı açıktır.”dedi