KARAKOLDA DOĞRU SÖYLER MAHKEMEDE ŞAŞAR

   Ortadoğu’yu yıllardır kan gölüne çevirmiş terör devleti İsrail, Gazze’yi günlerdir bombalıyor.
KARAKOLDA DOĞRU SÖYLER MAHKEMEDE ŞAŞAR

. Nerede Türk İslam ve Arap İslam dünyası? Nerede 56 üye ülkeden oluşan İslam İşbirliği Teşkilatı?  Terör devleti katil İsrail Gazze’de katliam yaparken sessiz kalan Müslüman, İsevi, Musevi, Ateist, Nihilist, Budist tüm insanlık bunun hesabını nasıl verecek? 7 milyar üyeden oluşan İnsanlık vicdanı nerede?       ABD’nin bu saldırıda da katil İsrail’i haklı bulması, destek vermesi bizi şaşırtmamıştır. ABD acımasız dış siyasetinde istikrarlı bir şekilde yolunda devam etmektedir. Bizi şaşırtan,  “Karakolda doğru söyler, mahkemede şaşar” misali, Başbakanımızın, şer güçlerinin Filistin’e zulüm ettiği konusunda doğru söylemesi ve kınaması, ama Fas, Tunus, Cezayir, Libya, Irak, Afganistan, Suriye gibi diğer tüm zulümlerine destek vermesidir. Buna yakın örnek olarak Başbakanımızın (ABD-NATO)Malatya füze kalkanına izin vermesine de “özrü kabahatinden büyük” demek gerekiyor.  Yani zalimi kınarken, zulmü engellemek adına ona yardım ve yataklık etmek.   Hükümet, ABD ve İsrail’e karşı mücadele içinde olan komşularımız Suriye’yi ve İran’ı yalnız bırakmakla Siyonizm’e hizmet etmektedir. Bu AKP’nin idealist tabanına, misyonuna terstir. Zira İsrail’le mücadele eden Suriye’ de düzen bozulmasaydı, İsrail Gazze’yi bombalayamazdı. Suriye’deki iç karışıklık İsrail’i cesaretlendirdi ve bölgede daha rahat davranmasını sağladı.     İsrail’in Gazze’ye saldırısını kınamakla geçiştirenlere sesleniyorum! Kınamak çözü değil yaptırım uygulamak gerekir. Yaptırım noktasında da BM çığırtkanlığı yapanlar şunu bilsinler ki BM ve NATO Siyonizm’in uşağıdır. BM ve NATO hangi ülkeye girmişse o ülke emperyalist güçlerin oyuncağı olmuştur. Bu kuruluşlardan yardım dilemek, “ciğeri kediye emanet etmek” tir . Gazze’ye yardıma BM-NATO değil, 56 üye ülkeden oluşan İslam İşbirliği Teşkilatı çağırılmalıdır. Suriye konusunda da aynı yöntem uygulanmalıdır. Bu konuda Arap Birliği ülkelerinin (Arap halklarını tenzih ederim) yöneticileri de dikkate alınmamalıdır. Çünkü Arap Birliği üye ülkeleri zaten Amerika’nın gönüllü sömürge ülkeleridir.    Türkiye, Başbakanın ve hükümetin doğru ve etkili dış siyaseti sonucunda, mazlum milletler nezdinde lider konumuna gelmişken, küresel güçlerden korkup geri adım atarak ülkemize kazandırdıkları bu konumu düşüşe geçirmişlerdir. Bu, biz kazandık, biz kaybettik diyebilecekleri bir kumar değildir. Büyük Birlik Partisi olarak biz, milletten alınan vekâleti kumarda kazanılıp kumarda kaybedilecek bir fiş olarak değil; mazlum milletlerin makûs talihini değiştirecek ölüm kalım meselesi olan kutsal bir görev addediyoruz.    Büyük Birlik Partisi olarak biz, doğru yapıldığında takdir, yanlış yapıldığında tahkir etmekten çekinmeyiz. Bunun bize ne kazandırıp ne kaybettirdiğinin hesabını da yapmayız. Bunu kendi vicdanımız için, milletimiz için, insanlık için, ALLAH rızası için kul olarak bir görev sayarız. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.   Son olarak, “YA KUTSAL BİRLİĞİ SAĞLA MÜSLÜMAN, YA DA ÖMÜR BOYU AĞLA MÜSLÜMAN” diyorum. ALLAH’a emanet olun.