KIYAFET SERBESTLİĞİ SOSYAL ANARŞİNİN KAPISINI AÇAR

MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin, Okullarda kıyafet serbestliğinin getirilmesinin dengeleri bozacağını belirterek “ Kıyafet serbestliğinin sosyal anarşinin kapısını açacağını vurguladı. 
KIYAFET SERBESTLİĞİ SOSYAL ANARŞİNİN KAPISINI AÇAR

 Çirkin yazılı olarak yaptığı açıklamasında; Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda öğrencilerinin kılık ve kıyafetlerine dair yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni yönetmelikle, MEB'e bağlı resmi ve özel okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğrencilerinin kılık ve kıyafetlerindeki tek tip zorunluluğu ortadan kalkarak serbest hale gelmiştir.

Ancak, Türkiye'de gelir dağılımı adaletsizliği ortadayken böyle bir karar almak hangi aklın eseridir bunu anlamak mümkün değildir.

Aralarında ekonomik uçurum bulunan ailelerin çocukları, birbirleriyle ilişkilerini bu eşitsizlikte nasıl düzenleyecektir? Haksız rekabet ortamında fakir çocuklar ile aileleri arasında sorunlar çıkabilecek, marka takıntısı olan çocuklar ev ekonomisine ağır yükler getirebilecek, aile ve çocuk ilişkileri bozulacak, ailenin çocuk üzerindeki otoritesi zayıflayacak, tüm bunlar sosyal anarşinin kapısını açacaktır.

Partimizin başörtüsüne bakışı bellidir. İsteyenin başını örtmesi konusunda muhalefetimiz yoktur. Ancak ben yaptım oldu mantığıyla, sosyal dengeyi bozacak düzenlemelerin tepeden inme ve vatandaşı zor durumda bırakacak şekilde getirilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.

AKP iktidarının seçim yatırımı olarak kullansa da, sosyal yardımlar konusunda ileri düzeyde olduğu bilinen bir gerçektir. Ancak ne olursa olsun, vatandaşın bundan gördüğü fayda bizim memnuniyetimiz dahilindedir.

Bununla birlikte bir gerçek daha vardır ki AKP, 10 yıllık iktidarında gelir dağılımında adaletli davranamamış, zengin ve fakir arasındaki uçurum artarak derinleşmiştir. AKP yeni yetme, besleme zenginler türetirken, var olan zengin daha da zenginleşmiştir. Yine bu 10 yıllık süreçte, satın alma gücü hızla eriyen mutsuz kitlelere her yıl milyonlar eklenmiştir. Açlık ve yoksulluk sınırı altında gelir sahibi milyonlarca insan vardır ve bunların önemli bir bölümü, ücretli hatta memurlardır. Bundan şüphesi olanların TUİK rakamlarına bakması yeterlidir.

   Şimdi hal böyleyken isteyenin istediği kıyafetle gidebileceği okullarda özenti başlayacak, çocuklar aşağılık kompleksine girebilecek, aileler mahcup düşecektir. Alım gücü düşük, özenti zafiyetine kapılan bir kesim ahlaki çöküşe uğrayabilecek ve facialar yaşanabilecektir.
            Dolayısı ile bu karar Türkiye'nin ekonomik gerçekleriyle bağdaşmadığı gibi vicdan ölçüsünü de yitirmiş bir aklın eseridir.