MKܒde Çocuk Yaşta Evlilikler Konuşuldu

Üniversitemizde, Kadın Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi Tarafından “Sorunlu Bir Alan Olarak Kızların Küçük Yaşta Evlendirilmesi ve Toplumsal Cinsiyetçilik” konulu panel düzenlendi.

MKܒde Çocuk Yaşta Evlilikler Konuşuldu
Türkiye’de son yıllarda sıklıkla medyaya yansıyan çocuk yaşta evlilikler konusu Atatürk Konferans Salonu’nda farklı bakış açılarıylamasaya yatırıldı. Dr. Olcay Özkaya Duman’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde üniversitemiz öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Şeyma Ay, Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Şükran Öz ve Yrd. Doç. Dr. Kadriye Şahin’in yanı sıra Avukat Meral Asfuroğlu olayı uzman gözüyle irdelediler.Eski Doğu Kanunlarında Toplumsal Cinsiyetçilik konusunu ele alan Yrd. Doç. Dr. Şeyma Ay, eski doğu toplumlarında evlilik sürecinin nişanlanmayla başladığını belirterek tarihi belgelerde de küçük yaştaki kızların evlendirildiğine tanık olduklarını ifade etti. Özellikle M.Ö 1950 ve 1750 yılları arasında Asur ticaret kolonileri devrinde kızların küçük yaşta evlendirildiklerini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Şeyma Ay, o dönemlerdeki mektuplarda yazılı olan bilgilere değindi. “Benim kardeşim nişanlanmıştır.Aradan yıllar geçti.Artık o büyüdü, gel benim kardeşimi al. Kendine karı yap.”gibi maddelerin bulunduğunu kaydeden Ay, evlenmenin mukabele üzerine yapıldığını dile getirdi. Kadının kesinlikle boşanmayı isteme gibi bir lüksünün bulunmadığını söyleyen Şeyma Ay, “Kanunlardan kadının bir mülkiyet olarak yansıdığını görebiliriz.” dedi.Konuşmasında günümüzdeki çocuk evlilikleri hakkındaki istatistiki bilgilere de yer ver Yrd. Doç. Dr. Şeyma Ay, son 4 yılda temel eğitimini tamamlamadan evlendirilen 18 yaş altı kız çocuğu sayısının 226 bin 428 olduğunu aktardı. Bu konuda çok büyük sıkıntı çektiklerini söyleyen Ay, “Bunun temeli eski çağ kanunlarıyla pekiştirilen toplumsal cinsiyet eşitsizliğidir.” diye vurguladı.Gelişimsel Bakış Açısıyla Çocuk Yaşta Evlilikler konusunu irdeleyen Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Şükran Öz ise, olayı fiziksel boyutuyla ele aldı. Fiziksel gelişim denildiğinde genellikle beynimizin göz ardı edildiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Şükran Öz, gelişimsel dönemimizden dolayı beynimizin aslında geriden öne doğru geliştiğinive duygusal,dürtüsel davranışlarımızı kontrol eden kısmın mantıkla ilgili davranışlarımızı kontrol eden kısmımızdan çok daha önce gelişmeye başladığın aktardı. Bu yüzden ehliyetimizi alma yaşımızın 18 olduğunu belirten Öz, “Çünkü her ne kadar fiziksel olarak büyüsek de integral soruları çözebiliyor olsak da hala bir yetişkinin gerektirdiği kadar mantıklı düşünemeyiz ve sebep sonuç ilişkilerini anlayabilecek kadar büyümemişizdir.” diye konuştu.Konuşmasında küçük yaşlarda evliliklerin gelişimimizi nasıl etkilediği konusuna da yer veren Öz, “Erken yaşta evlilik hem kızları hem de erkekleri olumsuz etkiler.
 Evlilik kızların üzerinde psikolojik bir baskı oluşturmakla beraber aynı zamanda hamilelik döneminde fiziksel bir baskı da yapar. Ve bu onun gelişimini son derece olumsuz etkiler.” diye kaydetti.Panelistlerden Doç. Dr. Kadriye Şahin de erken yaştaki evlilikleri, medyanın nasıl işlediğini irdeledi. Medyada çocuk gelin kavramıyla ilgili çok çeşitli tartışmaların olduğunu söyleyen Doç. Kadriye Şahin,çocuk gelin kavramı yerine çok erken ve zorla evlendirme kavramının kullanılması gerektiğini savundu. Medyada sık sık kız çocuk evlilikleri ile ilgili istatiski bilgilerin yer aldığını ifade eden Şahin, “Bunların nereye dayandırıldığını bilemiyoruz,ama TÜİK en sonunda bir açıklama yaptı ve bu istatistiklerin kendilerine ait olmadığını belirtti. 2012 yılındaki TÜİK’in son istatistiklerinden bazı bilgiler aldım. TÜİK toplam doğum yapan çocuk anne sayısının 22 bin 369 olduğunu açıkladı.” şeklindeki resmi bilgileri paylaştı. Diyarbakır Kadın Sorunlarını Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin yaptığı çalışmaları da aktaran Şahin, “Ocak ayı içerisinde onların yaptığı araştırmaya göre de kızların yüzde 73’ü okuryazar değil. Evden bir boğaz eksilsin diye babaları tarafından verilmiş. Başlık parası söz konusu. İlk doğumlar hastane yerine evde gerçekleşiyor. Çünkü hastaneye gittiği zaman yaşları küçük olduğu için adli vaka oluyor. Kolluk güçlerini çağırmak zorundalar ve olay başka bir boyuta taşınıyor.” ifadelerini kullandı.Şahin, olayı görsel medyanın nasıl işlediği konusunda ise,“Ne zaman birçocuk gelin ölümüyaşandığında gazete, belgesel, dizi, sinema ve internet gibi mecraların bir furya gibi bu olayları kendilerine malzeme haline getirdiğini görüyoruz.” dedi.Konuk panelistlerden Avukat Meral Asfuroğlu ise ‘Çocuk gelin’ olayını hukuki yönüyle ele alarak Medeni Kanunun ve Çocuk Koruma Kanununun evlenmeyi farklı tarif ettiklerini aktardı. Kanunlar arasında böyle bir tutarsızlığın olduğunusöyleyen Asfuroğlu,“Öncelikle bu konuda bir sıkıntımız var. İnşallah o sıkıntı giderilirse ve çocuk bir yaş üzerinden tarif edilirse bence konu ileride daha iyi yerlere bizi götürecektir.” diye kaydetti.Soru cevaplarla devam eden program toplu hatıra çekimiyle sona erdi.