NAMUS KAVRAMI NAMUS CİNAYETLERİ

Gazi üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülşen Vural, Türkiye'de ve dünyada işlenen namus cinayetlerinin en önemli nedeninin törelerden kaynaklandığını ifade etti.
NAMUS KAVRAMI NAMUS CİNAYETLERİ
 Vural, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) 12-18 Mayıs Hemşireler Günü etkinlikleri kapsamında, Tayfur Sökmen Yerleşkesi Atatürk Konferans Salonu'nda yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddetin en ağır türlerinden biri olan namus cinayetlerine ülkemizde sıklıkla rastlandığını belirtti.
     Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı raporuna göre 2007 yılında 231 töre namus cinayeti vakası görüldüğü, Türkiye?de son beş yıl içinde töre namus cinayeti nedeni ile öldürülen kadın sayısının bin 110'u aştığını kaydeden Vural, namus cinayetleri nedeni ile öldürülen kadınların suçunun pastaneye gitmek, radyo dinlemek, kısa etek giymek, sevdiği gençle evlenmek üzere evden kaçmak ya da birilerini sevmek olarak belirlendiğini açıkladı.
     Vural, kızların ailelerinin onayı dışında biri ile ilişkiye girmeleri, evlilik dışı doğum ve paralı seks yapmaları namus nedeni ile öldürülmelerine yol açabildiğini, namus cinayetleri toplumların kültüründen özellikle değer sisteminden kaynaklandığını söyledi.
     Sorunun aydınlanması için kültürle şekillenen toplumsal cinsiyet kavramının irdelenmesinde yarar olduğunu belirten Vural şöyle devam etti:
 
           
     ''Hiç birimiz kadın ve erkek olarak doğmadığımız gibi cinselliği de yalnızca biyolojimiz belirlemiyor. Biyoloji ve cinsel kimlik birbirleri ile yakından ilişkili olmalarına karşın, toplumsal cinsiyet olgusunun merkezinde cinsellik bulunmaktadır. Toplumumuzun büyük bir kesimi namus cinayetlerini onaylamamasına rağmen, bu cinayetleri özendiren, destekleyen ve bu cinayetleri işleyenleri koruyan sosyo-kültürel bir yapı olduğunu söylemek mümkündür. Kadınların aile şerefini kirlettikleri durumlarda ailenin erkekleri toplanıp kadını cezalandırmak için kararlar alırlar. Ceza dış dünyadan koparılma, eve ahıra kapatılma, dayak, burun kesme veya cinayet olabilmektedir''
     Vural, cinsiyet ve şiddetin birbiriyle ilişkisi olduğunu, genel anlamda şiddetin erkek tarafından kadına yönelik görüldüğünü belirtti.
     Şiddetin sorun çözme aracı olarak kullanıldığını ifade eden Vural, toplum tarafında şiddete bakış açısının muhakkak değişmesi gerektiğini vurgulayarak, erkeklerin şeref ve onur kurtarma adına şiddete başvurduğunu kaydetti.
    
     -NAMUSUMU TEMİZLEDİM-
    
     Namus kavramı üzerinde duran Vural,şöyle konuştu:
     ''Namus cinayetlerinde töre, namus ve şeref gibi kavramlar başrol oynuyor. Namus kavram olarak cinsel sakınma olarak biliniyor. Toplumun büyük bölümü namusu hududu aşmamak olarak tanımlıyor. Bir araştırmada erkeklerin yüzde 32,9'u namusu karım, bacım ve annem olarak algılıyor. Örnekte olduğu gibi namus kavramı gelenek ve göreneklere göre şekillenmiş durumda. Kız kardeşini öldüren bir erkek 'namusumu temizledim' diyebiliyor.''
     Vural, törenin acımasızlığını, insan yaşamının önüne geçebilecek kadar etkili olduğunu ifade ederek, törenin yaptırımlarından korkan kadın ve erkek farklı bir yaratığa dönüşebildiğini vurguladı.
     Törenin cezayı genellikle kadına kestiğini kaydeden Vural, 2000 yılında Batman'da 40 kadının intihar girişiminde bulunduğunu bunların 28'inin hayatını kaybettiğini, nedenleri araştırıldığında yine namus ve töreden kaynaklandığının ortaya çıktığını aktardı.
     Topluma kadının istediği erkekle evlenmesi ve evlilik dışı ilişkide bulunmasının cezasının ölüm olmadığının anlatılması, namus cinayetine uğrayacağı düşünülen kadınların mutlaka koruma altına alınması gerektiğini belirten Vural, ''Namus cinayetlerinin çözümünde en önemli nokta eğitimdir. Bu konu eğitim kurumlarında, medyada her fırsatta ele alınmalı, kadınların statülerinin yükseltilmesi ve her alanda erkeklerle eşit haklara sahip olmaları sağlanmalı'' diye konuştu.
     Toplantıya, Sağlık Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Mehmet Aydın, öğretim görevlileri, hemşireler ve öğrenciler katıldı.